Irak gibi oluruz!

Kürt açılımını eleştiren Baykal, “Bu bir bölünme projesidir. Bu sürecin sonunda çatışma çıkar. Irak'ta ne çıktıysa burada da o çıkar” diyerekhükümete iç savaş uyarısı yaptı

Salı, 25 Ağustos 2009 - 12:04

Irak gibi oluruz!

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal dün partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısı ile hükümetin Kürt açılımı projesini değerlendirdi. Kürt açılımı sürecinin ulusal birlik ve beraberliğin sarsılmasına neden olduğunu söyleyen Baykal, “Daha bir ay olmadan Türkiye’de gerilimin tarafları olmaya başladı. Sanatçılar bile bölündü” dedi. Baykal özetle şunları söyledi:

’BÖLÜNME KAYGISI’

Gözyaşı dinsin sözleri altında çok farklı noktaya mı gidiliyor endişesi yaygınlaşmaktadır. Toplumda bir bölünme kaygısı başlamıştır. Başbakan’ın küfür noktasındaki söylemleri insanlar arasında çatışmaya neden olabilir. Nereye vardığı belli olmayan bu süreç olumsuz sonuçlara dönebilir. Hükümet yapmak istediğini söyleyemiyor. Bunları başkalarının ağzından topluma yansıtıyor. Sürecin hedefi belli değil amacı belli değil. Ortada ayrıntı yok. Bu tabloyu toplum görünce rahatsızlık duyuyor.

‘CHP BU İŞTE YOK’

CHP bu sürecin içine girmeyi reddetmiştir. Rotasını bilmediğimiz gemiye binmeyiz. Süreç netleşmeden işbirliği mümkün değildir. Ortaya çıkan birinci gerçek hükümetin herkesle görüşüyorum adı altında bir müzakere yürüttüğüdür. Biz bu konuda DTP, İmralı ve Kandil’in birbirinden farklı talep ortaya koyamayacaklarını hepsinin aynı olduğunu başta söylemiştik. Ama gelinen noktada DTP’liler ısrarla İmralı’yı işaret ediyor. DTP ve Kandil arasında bir anlayış birliği vardır.

‘PKK HEP AYNI’

PKK’nın projesi açısından değişen bir şey yok. İmralı’dan yapılan açıklamalar milleti ayrıştırmak olduğunu, örgütlemek olduğunu, her alanda kendi kararlarını alarak yönetme anlayışı içerisinde olduğunu ortaya koymuştur. Yaratılmak istenen atmosferin gerçekçi olmadığı açıkça görülüyor. PKK ayrı bir devlet arayışı içindedir. Milletimiz hiçbir zaman terörle mücadeleyi bırakalım ve teslim olalım demedi. Bu hükümet döneminde terörle mücadele yerine müzakereye döndü ilişkiler...

BÖLÜNME PROJESİDİR

Müzakerenin gerçek amacı, Türkiye’de etnik kimliklere siyasal ve milli kimlik kazandırma sürecini harekete geçirmektir. Buradaki amaç Anayasa’daki Türk milli kimliği anlayışını kaldırmaktır. Bu amaçla üniversitelerde anadillerde kürsü oluşturulacak, ilkokullara seçmeli ders konulacak. Bu bir bölünme projesidir. Bunu demokrasi olarak yutturmak mümkün değildir. Demokrasi etnik parçalanmayı öngörmez.

’TERÖR BİZİ BÖLEMEZ’

Bu sürecin sonucunda çatışma çıkar, Irak’ta ne çıktıysa, Yugoslavya’da ne çıktıysa burada da o çıkar... Bu tarzda çıkılacak yolun sonu hüsrandır. Bizi terör bölemez. Bizi bölerse dil böler. Bütün işaretler ayrışma noktasını işaret ediyor. Bu çok vahim bir projedir. Bunun bizim milli beraberliğimizi Türkiye Cumhuriyeti’nin temel siyasi kimliğini tahrip edecek tehlikeli bir proje olduğundan hiç şüphe duymuyorum.

‘KİM NE ŞART KOŞTU?’

Etnik kimlik ile siyasi kimlik farklıdır. Bu konuda Başbakan’ın ağır vebali vardır. Etnik kimlimlere bu kadar sıklıkla vurgu yapması yanlıştır. Herkesi kapsayan bir milli kimliğimiz var. 3 günlük iktidarları kaldı, iç dış baskıları tatmin edeceğiz diye kendilerine emanet edilmiş Türkiye’yi farklı bir noktaya götürmesinler. Ülkeyi perişan etmesinler. Başbakan yılbaşına kadar zamanımız yok diyor. Kim ne şart koştu?

GENELKURMAY'A ÖRTÜLÜ MESAJ

 

Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) son toplantısı sonrası yapılan açıklamada Kürt açılımına destek verilmişti. Baykal da “Bu çok vahim bir durum” demişti. CHP lideri dünkü toplantıda konuyla ilgili bir soruyu yanıtlarken MGK’nın asker üyelerine üstü kapalı gönderme yaptı. Baykal şöyle konuştu: MGK’nın bütün üyeleri bu süreçten ne çıkacağını biliyor mu? ’Canım biz azınlıktayız, biz düşüncemizi söyledik, kurul kararını aldı, ne yapalım böyle çıktı.’ Bizi ilgilendiren bu anlayıştır. Orada, ’milli birlik ve bütünlük anlayışını pekiştirmek amacıyla bu çalışmaları destekliyoruz’ denilmiş olmasına teşekkür ederim ve bunu saygıyla karşılıyorum. Ama bu yetmiyor. Bilmeden bu sürece katkı vermek yanlıştır. MGK da sürecin bir parçası oldu. Ancak bu projeyi kabul edilebilir kılmaya yetmiyor. Kimse bu sürecin parçası haline gelmesin.

BAYKAL DA HEMFİKİR: BU AMERİKAN PROJESİ

Bahçeli demişti MHP Lideri Bahçeli “Kürt açılımı Amerikan projesidir” demiş, Başbakan Erdoğan da “İspat edemeyen alçak ve şerefsizdir” yanıtını vermişti. CHP Lideri Baykal dünkü toplantıda, Bahçeli’nin sözlerini destekledi. Baykal “Başbakan kızıyor, hakaret ediyor ama bu proje uzun süredir uluslararası ilgi ve katkı ile şekillendirilmiş bir projedir” dedi. 13-15 Nisan 2009 arasında Amerika’nın başkenti Washintgon’da Atlantic Council adlı akademik kuruluş tarafından düzenlenen toplantıyı örnek gösteren Baykal, toplantıya Türkiye ve Irak’tan temsilcilerin de katıldığını bildirdi.

Dışişleri’nden yardım

Katılımcıların daha sonra Ankara’da temaslarda bulunduğunu vurgulayan Baykal, Dışişleri’nin kendilerine yardımcı olduğunu kaydetti. Baykal toplantıya Türkiye’den katılan 14 kişinin kimler olduğunu açıklamazken, bugün tartışılan Türklük ifadesinin anayasadan çıkarılması, PKK’lılara af, TCK’nın değiştirilmesi, yargının yeniden konumlandırılması istemlerinin o toplantıda dile getirilerek, hazırlanan rapora konulduğunu belirtti. Baykal, “Türkiye’de birden bire düğmeye basılmışçasına hareket geçilmesi tesadüf değildir. Bunun altında Türkiye’ye yönelik bir yol haritasının uygulanması beklentisi vardır” diye konuştu. Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) son toplantısı sonrası yapılan açıklamada Kürt açılımına destek verilmişti. Baykal da “Bu çok vahim bir durum” demişti.

DIŞİŞLERİ: BİZ O TOPLANTIDA YOKTUK CHP

CHP Lideri Baykal’ın dün yaptığı “Kürt açılımı Amerika’da konuşuldu. Toplantıya Türk diplomatlar da katıldı” açıklamasına Dışişleri Bakanlığı’ndan jet yalanlama geldi. Açıklamada şöyle denildi: Bahse konu toplantıya Türkiye’yi temsilen herhangi bir katılım olmamıştır. Türkiye’nin dış politikasının dış unsurların yönlendirmesiyle sevk ve idare edildiğinin ima edilmesi, Türkiye’nin yüksek çıkarlarını her alanda savunmak için büyük bir özveriyle çalışan ve köklü bir geleneğe sahip olan Bakanlığımız mensuplarını derinden yaralamıştır. Türkiye’nin temel dış politika ilkeleri partiler-üstü niteliktedir. Siyasi partilerimizin demokratik eleştiri hakkını kullanırken daha sorumlu davranmalarını; ülkemizin itibarına ve ulusal çıkarlarımıza zarar verecek davranış ve beyanlardan kaçınmalarını bekliyoruz.

DTP'Lİ TÜRK: CİN ŞİŞEDEN ÇIKTI

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, uydu aracılığı ile PKK çizgisinde yayın yapan Roj TV’nin Brüksel’deki stüdyosuna konuk oldu. Ahmet Türk ‘demokratik açılım’ konusunda “Cin şişeden çıkmıştır, süreci geriye götürmek mümkün değildir” dedi. Başbakan Erdoğan’ın Kürt açılımında samimi yaklaştığına inandığını söyleyen DTP’li Türk, CHP ve MHP’yi eleştirdi. Ahmet Türk, “MHP, son kozlarını oynuyor. Türkiye’de Kürt sorununun çözülmesi halinde MHP’ye ihtiyaç kalmaz. CHP de statükocu bir partidir, değişim-dönüşüme karşıdır. Resmi ideoloji ve statükoculuğun aşıldığı dünyada, CHP’ye yer olamaz” diye konuştu. 

İhsan DÖRTKARDEŞ/DHA