Irak sınırı profesyonel askere emanet

Genelkurmay Başkanlığı, Irak sınırında artık profesyonel askerler görev alacağını açıkladı

Cuma, 25 Haziran 2010 - 12:01

Irak sınırı profesyonel askere emanet

Artan terör saldırıların ardından Türkiye yepyeni bir adım atıyor. Genelkurmay Başkanlığı, Irak sınırını artık profesyonel askerlerin koruyacağını açıkladı.

Hakkari Şemdinli'deki Gedikli sınır birliğinde 9 askerin şehit olmasından sonra Türkiye, teröre karşı nasıl bir yol haritası izleyeceğini tartışmaya başladı.

İlk somut açıklama bugün Genelkurmay Başkanlığı'ndan geldi. Genelkurmay, haftalık basın bilgilendirme toplantısında Irak sınırını artık profesyonel askerlerin koruyacağını duyurdu.

Başbakan Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un Gedikli'deki siperlerde otururken gösteren fotoğraflar üzerine başlayan tartışmayla ilgili de Genelkurmay açıklama yaptı. Açıklamada, "Başbakan ve komutanları ayakta tutmak doğru olmazdı" denildi.

-SİPERDEKİ FOTOĞRAFı ERDOĞAN DA DEĞERLENDİRDİ-

Başbakan Erdoğan, Kanada ziyareti öncesi bir gazetecinin, "Mevzi fotoğraflarınıza ilişkin bazı eleştiriler oldu" yorumu üzerine, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Dili olan, bulduğu televizyon kanallarında istediği gibi, ağzına ne gelirse konuşuyor, aklına ne gelirse yazıyor. ’Atatürk gibi ayakta durmak’ falan diyorlar, tarihi de bilmiyorlar. Aç biraz tarih oku, aç biraz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün siper arkasında nasıl durduğunun resimlerini gör. Ama sağ olsun köşe yazarlarının içerisinde bu fotoğraf karelerini koymak suretiyle onlara cevap verenler de bu arada çıktı. Yani Atatürk’ün mevzilerde nasıl durduğunu, onları gösteren fotoğraf kareleri de var. Bir defa Irak’a sıfır noktada yapılan böyle
bir ziyareti ilk defa bir Başbakan yapıyor. Bu Başbakan oraya giderken böyle bir yere gideceğini bilerek oraya gitmedi. Böyle bir teklif Genelkurmay Başkanım tarafından bana Şemdinli’ye gittiğimizde yapılınca, bakan arkadaşlarımızın hepsini biz taburda bıraktık ve sadece şahsım, Genelkurmay Başkanım, Kara Kuvvetleri Komutanım ve Tümen Komutanım birlikte yanımızda 3-5 görevli
arkadaşımızla oraya helikopterle indik ve o mevzide..."

Mevzinin seyyar bir mobil mevzi olduğunu ve orada herhangi bir korunak vesaire falan bulunmadığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Burası tamamıyla kum torbalarıyla çevrili mevzilerdir. O mevzilerin içerisinde ilgili olan arkadaşlarla beraber bizler de bulunduk ve orada bize coğrafya hakkında Genelkurmay Başkanımız, Tümen Komutanımız bilgilendirme yaptılar.

O görüntüde olmanın dışında ayakta olduğumuz an da oldu, o görüntünün olduğu an da oldu. Burada sadece orada sürekli o halde görülme diye bir şey söz konusu değil. Fakat oraya araç yolu yok, sarp, 2 bin 623 metre yüksekliğin olduğu bir nokta ve Irak’a sıfır bir nokta, bölgenin yüksekliği 3 bin metre, ortalama yüksekliğini söylüyorum. Böyle bir yüksekliği olan bir yer. Zaten coğrafyaya baktığınız zaman olay çok farklı."

Askerin vadiyi kontrol altına almak için orada mevzilendiğini belirten Erdoğan, konuyu yerinde inceleme fırsatı bulduğunu ifade etti.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile diğer siyasi liderlerin ve medya mensuplarının bölgeye getirilmesini konuştuklarını da dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Medyanın ileri gelenlerini, patronlarını, genel yayın yönetmenlerini, gerçi o gün bizimle beraber bir genel yayın yönetmeni arkadaşımız vardı, o bizimle beraber orada bulundu, hatta mensup olduğu gazetede o fotoğraf karesi yayınlandı. Kendisiyle de o süreci genişçe değerlendirdik. Onlar da bir gitsin görsünler, ondan sonra bakalım nasıl bir değerlendirme yapıyorlar. Biz sadece görevimizi yaptığımızın bilinci içerisindeyiz. Orada görev yapan askerimizle yarım saat, bir saat beraber olmanın onlar için bir motivasyon olacağı inancıyla
oraya gittik. Tabura, karakola gidişimizin hepsinin altında yatan gerçek bu. Gerek bakan arkadaşlarım sağ olsun, gerek milletvekili arkadaşlarım, bu anlayışla, bu inançla oralara gittik ve bunun da isabetli ve hayırlı olduğuna biz inanıyoruz. Onlar ne derse desin, ne yazarsa yazsın, televizyonlarda ne konuşurlarsa konuşsunlar, ben halkımın onlar gibi düşünmediğine, onlar gibi konuşmadığına, onlar gibi dedikodu yapmadığına inanıyorum. Halkımın bunlardan çok çok mutlu olduğuna, memnun olduğuna inanıyorum. Şehitlerimizin üzerinden istismar budur, siyaset yapmak budur. Ancak oradaki o görevi yapan askerimizin, Mehmet’imizin yanında olmak ise, o çok farklı bir tablodur, çok farklı bir görev anlayışıdır."