IŞİD kapıda, operasyon yakın

Pazartesi, 25 Ağustos 2014 - 05:00

10 bin kilometre uzaktaki Kanada Başbakanı, IŞİD tehdidinden söz ediyor. Tehdit burnumuzun dibinde, hatta ülkemizin içinde ama bizim siyasi gündem Erdoğan’ın yemini. Kanadalı gereksiz panikte mi, bizimkiler gaflette mi? IŞİD’in son hamlelerini ve dünyanın karşı pozisyonunu, Türkiye perspektifinden özetleyip yanıtı arayalım.

IŞİD cephesi: Erbil kapısından Amerikan uçaklarından sıkı bir dayak yiyip dönen örgüt haftasonu Suriye’de kuzeye doğru hareketlendi. Türkiye’ye yöneldiler. Amaç, Türkiye-Suriye sınırının doğusunu tamamen ele geçirip lojistlik yollarını açmak. Hedefe ulaşırlarsa, Türkiye’nin sınırı gevşek tutmasını isteyecekler. Bela çıkacak. Yaklaşıyorlar.

Amerika: Pentagon, Irak civarı askeri varlığını arttırmaya başladı. Amerikan think-tank kuruluşları “Biz Irak’ın hava kuvveti miyiz? Asker yere inmeli” fikirlerinin üretimine başladı. Kara operasyonu bekleyen çok. Obama merhametsiz olmaktan söz etti. Operasyona dünyada karşı çıkacak ülke olmayacağı ortada. Bölge gücü sayılan Türkiye’nin adını işbirliği için anan yok.

Esad: Obama’nın dünkü düşmanı Esad ile işbirliği yapacağı yazılıyor. Fırsatı gören Esad tilkisi, 3 yıllık savaşta IŞİD’e kuvvetle saldırıp ilk kez ağır hasar verdi. Hedef koordinatlarını Almanya'dan almış. Esad ülkeler bazında tek düşmanı Türkiye gibi.

İran: Türkiye’nin bölgesel rakibi İran’ın Amerika onayıyla Irak’a girmesini artık kimse sürpriz saymıyor.

Peşmerge: Erbil bombardımanıyla, Amerika’nın Kürt bölgesine Bağdat’tan daha çok sahip çıktığını gördük. Peşmerge askeri olarak güçlendirilecek. Barzani’nin artık olası ihtilafta Ankara’yı Washington’a tercih etmesi mümkün değil. Sonuçta onu Amerika kurtardı.

PKK: IŞİD peşmergeyle birlikte PKK’yı da Erbil’e kadar önüne katıp kovaladı. İkisi de Amerikan bombardımanı gelene kadar hiçbir askeri varlık gösteremediler. Böylece vur-kaç uzmanı gerilla tarzı savaşın uzmanı PKK’nın, iş alana hakim olmaya gelince en az peşmerge kadar yetersiz olduğunu anladık.  Ama stratejik olarak son olaylardan kazançlı çıktılar. Çünkü elerinde ölmek ve öldürmek için hazır silahlı insan gücü var. Bu da Batı dünyasıyla müttefiklik fırsatları yaratıyor. Ruşen Çakır’la söyleşisinde peşmergenin askeri zayıflığına vurgu yapmasından PKK’lı Cemil Bayık’ın fırsatı gördüğünü anladık.  Laik yapılarıyla kendileriyle işbirliği yapılması için Batı’da hamlelere başlardılar. Sadede gelirsek, Türkiye’nin 30 yıllık düşmanı da bu işten karlı çıktı ve çözüm sürecinde el yükseltecekler. 

Türkiye: IŞİD’e bir ayda 6 bin kişi katılmış. Bunların geçiş noktası Türkiye. Dünya adamlar dönüp bizi vuracak diye endişeli. Bizim mangal yürekli yöneticilerimiz, bildikleri bir şey olmalı ki pek korkmuyor. Kelleleri kesenler Türkiye’de otobüsten bilet alıyor, belki yanınızdaki koltuğa oturup rahatça güneye gidiyor. IŞİD’ciler Irak ve Suriye dışında dünyada sadece Türkiye’de topluca bir araya gelebiliyor. Bayramda İstanbul’da kıldıkları toplu namaz gibi... IŞİD bize bir şey yaparsa, dünyanın ilk yorumu “Etme bulma dünyası. Örgüte zamanında yol vermişlerdi” olacak. Bir süre yalnız bırakılabiliriz. Çünkü Türkiye’ye güvenmiyorlar.

YALNIZ ÜLKE TÜRKİYE

Yukarıda tek tek sayıldı. Türkiye’nin tüm rakipleri güç ve itibar kazandı; Gazze dahil desteklediğimiz her oluşum mevzi kaybetti. ...ve bu ‘yalnız Türkiye’, IŞİD’ın nasıl defedileceği konusunda kamuoyu önünde açık fikir üretmeyen tek ülke. Artık örgüt kapıya dayandı. Bizi de içine çekmesi muhtemel, büyük operasyon insiyatifimiz dışında gelişiyor. Politikacılarımız, Kanada Başbakanı’nın aksine IŞİD’dan kaygılanmıyor. Bu işte bir terslik var. Ha, bu arada IŞİD’ın Türkiye’ye karşı 49 önemli kozu var. Ne olduğunu sormayın, çünkü bu konuda analiz resmen yasak.

***

IŞİD İÇTEN ÇATLAR MI?

IŞİD’de muhalefetten söz etmek tuhaf oldu ama o örgüt yekpare değil.  Örgütün askeri kurmay heyetinin önemli bölümünü Saddam’ın eski Baasçı subayları oluşturuyor. IŞİD çatısı altında Nakşibendi Ordusu olarak anılıyorlar. Amerika’nın bu Baasçı subaylarla işbirliği arayacağı, bugünlerde Foreign Policy analizlerinin baş köşesinde duruyor. Teoriye göre dünyanın her yanından IŞİD adına savaşmaya gelmiş El Kaide gönüllüleri askeri yöntemlerle zayıflatıldıktan sonra, yerel  dinamikleri iyi tanıyan bu eski Saddam’cılar bölgesel düzeni sağlayacak. Böylece Irak’ın Sünni bölgesi, küresel cihadcıların ülkesi olmayacak. 

Baasçılarla-IŞİD’in ilişkisini 20 Haziran’da çıkan yazıda detaylı anlatmıştım. Yazı hala geçerli. Meraklısı bu linkten bulabilir:

>> O YAZIYI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ


NOT: 25 Ağustos tarihli POSTA Gazetesi’nde çıkan yazının posta.com.tr için detaylandırılmış halidir.