İsimsiz gönüllüler saygı topladı!

Pazar, 30 Mayıs 2010 - 05:00

Beyaz iyi bir iş yaptı. Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) adına bir yayında 5 milyon TL topladı (Kanal D). Dayanışmayı seven bir milletiz vesselam. Ama gösterişe de bayılıyoruz...

Özellikle bazı işadamlarının yaptığı bağış esnasında kurumlarının da reklamlarını yaparak “Biz şöyle hayırseveriz, böyle bağış yaparız” tarzında laf çevirmeleri şık durmadı. Ben o 5 milyon liranın isimsiz sahiplerinin önünde saygıyla eğiliyorum...

Gece bir bağış gecesiydi bu tamam. Ama belli ki son zamanlarda manşetlere taşınan Tanem ve Beyaz aşkının da alıcısı çoktu...

Reyting adamı Acun Ilıcalı meseleyi iyi kullanarak aşk sağlaması yaptırdı ekranda. Gerekli miydi, bilemiyorum...

Bir de benim izlediğim bölümde Okan Bayülgen’in olmayışı, tanıtımlarda ismi anons edildiği halde olay yerine gelmeyişi, “Hayırdır inşallah” dedirtti...

Bir “Hayırdır?” sorusu da ABD’de kamp yapan millilere gelsin. Takımın yarısı telefona bağlandı ama hiçbiri elini cebine atmadı...

Hatta suçu bağlantıya atarak telefonu birbirlerine vermeleri vay anam dedirtti. Tamam Beyaz’ın dediği gibi onların gönülleri yeter ama gece gönülden çok gönüllü gecesiydi be anacığım...

Güllü artık ağadır!

Hanımın Çiftliği’nde (Kanal D) oğlunu kaybeden Cemşir Ağa’nın cehennemi bu dünyada yaşaması göz yaşartan cinstendi. Bütün faturalar burada ödenir meselesinin de ipucuydu bir yandan... Dizi giderek Güllü/Serap öznesine kilitleniyor. Güllü de her seferinde biraz daha kilo almış bir halde çıkıyor ekrana. Hamilelik deyip geçiştirebiliriz ama o ay gibi yüzün altında sanırım daha çok ağalığın ağırlığından hareketle Özgü Namal işinin hakkını veriyor...

Bravo diyelim...

Biraz da uyu Türkiye...

Ve Uyan Türkiye (Star TV); benim göz bebeği programımın son günü bugün. Altı yıldır neredeyse her sabah birlikte uyanıyoruz memleketle...

Ve sevgi, karşılıklı bağımlılık neymiş birbirimizden öğreniyoruz izleyicimle. Çoğu zaten bu köşeden de okurum. Hepsi de final meselesini merak ediyor...

Sabah kuşağı, zor bir maratonu haberciliğin. Çok fazla enerji ve emek gerektiriyor. Şükür Allah’a ikisinden de sıkıntım yok ama “ara vermek” kaçınılmaz yeni işler için...

Gelecek sezon nerede ne yapacağımızı netleştirmedik henüz. Bilginize sunuyor, ilginize teşekkür ediyorum!

Canlı final olmasın!

Binbir Gece isimli dizinin finali canlı olmuştu. Aynı tarz bir sonun Aşk-ı Memnu için de planlandığı söyleniyor. Kesinlikle yanlış seçim... Canlı yayın ne kadar ustalık işi de olsa, tüm ustalar işin büyüsünü bozabilir o telaşe içinde. Vurucu bir final için alışıldık yönteme devam derim ben...

Kaldı ki, öyle de olacağını duydum. Hatta final bölümünün önceki gün “muhteşem bir düğün sahnesiyle” çekildiğini de. Yer mi; Çırağan Sarayı!

Hadise aman söyleme!

Herkes tartışıyor ama biraz müzikle uğraşmış bir kardeşiniz olarak her ne kadar zor da olsa İstiklal Marşı’nın okunurken detone olunmasına dayanamıyorum... Adı üstünde milli marş bu. Hadise kardeşimiz Erovizyon’da şarkısını okusun; sözüm yok. Ama arabesk namelerle işin ruhunu bozan son performansı için diyeceğim şu ki; Olmadı, olmaz, olamaz!

Çocukların diplomaları gelmiş

Passaparola’da (Star TV) Arka Sıradakiler’in (Fox TV) Saffet’i ve arkadaşları yarıştı önceki gece.

Ve şu kadarını söyleyeyim, oradaki performanslarına bakınca bu çocuklara lise değil, lisans diploması verilmesi gerektiğini anladım...

O dizideki içi boş halleri gitmiş, gerçek karakteri ve birikimleriyle harikalar yaratan bir fotoğraf karesinin içine girmişti hepsi. Neredeyse soruların tamamında hiç sekmediler... Ben öğretmen olsaydım, daha Passaparola’yı izlerken doldururdum diplomalarını. Hakikaten mezuniyet zamanı gelmiş de geçiyor bile...

Maceracı international!

Maceracı kardeşimiz Murat Yeni memleket sınırları içinde stajını tamamladıktan sonra dünyaya açılmaya karar verdi. Ve STV ekranında yıllar öncesinin fenomen ismiyle Maceracı yeniden start aldı...

Kışın Anadolu’da, yazın dünya kentlerinde macera kovalayan adamımızın özellikle Asya ve Afrika çekimlerine dikkat diyorum. Türk Türk’ü dünyanın öte yanında da olsa hemen buluyor, bizim Maceracı da mıknatıs gibi soydaşlarını buluyor dünyada... Bu keşif sırasında rastladığı gündelik yaşamı da ekrana taşıması bonus oluyor. Bir yaz eğlenceliği arayanlara şiddetle tavsiye ederim...