İşitme kaybı erken dönemde saptanmalı

Amerikan Hastanesi Odyoloji Uzmanı Ayşen Erdil, yenidoğanlarda görülen işitme kayıplarıyla ilgili bilgi verdi

Cumartesi, 29 Mayıs 2010 - 05:00

İşitme kaybı erken dönemde saptanmalı

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre dünyada 600 milyon işitme engelli birey var. Türkiye’de her sene doğan 1.300.000 bebeğin 2.000’i işitme kaybı ile doğuyor. 2000’li yılların başına kadar bebeklerin işitmesini erken dönemde tespit etmek için gerekli cihaz ve testler yoktu.

İleri derecede işitme kaybı olan çocuklar 2 yaş civarında konuşmadığı için doktora götürüldüğünde durum ortaya çıkıyordu. Tek taraflı ya da hafif ve orta dereceli işitme kaybı olanlar ise ancak okul çağında “derslerinde başarısız”, “sınıfta dalgın, dersi dinlemiyor” gibi şikayetlerin sebebi araştırılırken teşhis ediliyordu.

DOĞMADAN SESLERİ DUYUYORLAR

Bebekler doğmadan önce dahi dış dünyadan gelen sesleri duyabilirler. Doğduklarında ise seslere, özellikle insan sesine karşı hassastır. Üç aylıkken seslere gülücükle tepki vermeye, 6 aylıkken agulara başlarlar. İşitmeyen bebekler bu gelişme safhalarından geçerken kısıtlı ipucu alacak ve çevreleri ile iletişim kurmakta zorlanacaktır.

İşitme kaybının erken dönemde tespit edilmesi ve rehabilitasyona başlanması bebeklerin dil yeteneği ve lisan becerilerini kazanabilmesi yani konuşabilmesi için gereklidir. İleriki hayatlarında eğitim, çevreye uyum, zeka, öğrenme becerileri, sosyal ve duygusal gelişim için işitme duyularının doğuştan itibaren normal seviyede olması gerekiyor.

İLK TESTLER 12 SAAT SONRA

Hayatın ilk aylarında işitmeyen bebeğin davranışları işiten bebekle aynıdır. Erken dönemde bebeğin işitmesinin normal olup olmadığı ancak özel cihazlar kullanılarak yapılan özel testlerle mümkün olur. Yenidoğan işitme tarama testleri hangi bebeğin ilave işitme testlerine gereksinimi olduğunu ortaya çıkartmak için yapılan bir ön eleme testidir. Günümüzde bu testler mümkün olduğunca doğumdan 12 saat sonra bebek henüz hastanedeyken yapılıyor.

İlk etapta Otoakustik emisyon ve ABR ya da BERA (işitsel beyin sapı tepkisi) adı verilen iki farklı teknik kullanılıyor. Çok kısa sürede uygulanabilen ve objektif verilere dayanan bu testlerin güvenilirliği yüksektir. Bebeğin işitmesi kulağına verilen sabit bir ses seviyesinde ölçülür ve “geçti”, “geçmedi” şeklinde değerlendirilir. Tarama testlerinden geçemeyen bazı bebeklerin işitmesi normal olabilir ancak ileri derecede ve kalıcı işitme kaybı olma ihtimali de mevcuttur. Bu olasılığa karşı tarama testinden geçemeyen her bebeğin tekrar kontrol edilmesi ve ileri testlerin yapılması gereklidir. İleri testler ile her iki kulağında işitme seviyesi derecelendirilir, kaynağı tespit edilir ve buna göre tedavi ya da rehabilitasyonu planlanır. Bebek 3 aylık olduğunda bu testlerin tamamlanmış olması en ideal durumdur.

EN İYİ EĞİTMEN AİLE

İşitme kaybı erken saptanırsa bebeğin gelişimi açısından yapılacak çok şey vardır. Ebeveyn ve ailenin diğer halkaları için heyecanla beklenen bir bebeğin işitme kaybı olduğunun öğrenilmesi farklı duygulara sebep olacaktır. Bu beklenmedik durumun sebebi, sonraki gelişimi, takip edilecek yol, hedef ve amaçlar gibi pek çok konuda doktor, odyoloji uzmanı ve eğitimcilerden yardım alınması gerekecektir. Gelecek günlerde anne ve baba bebeğin en iyi eğitmeni olacaktır. Bu nedenle onların konuyu etraflıca öğrenmeleri rehabilitasyon programının önemli unsurudur.

Hazırlayan: Ferhan Kaya Poroy