İsrail Büyükelçisi yoktu Musevi temsilciler vardı

Cumartesi, 14 Ağustos 2010 - 05:00

AK Parti Dış İlişkiler Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik’in başkentte yabancı ülkelerin büyükelçileri onuruna verdiği iftar davetine katıldım. Baştan sona dört dörtlük bir yemek organizasyonuydu. Oturma düzeni özenle hazırlanmıştı, neredeyse her masada bir bakan oturuyordu, aralarında da büyükelçiler ve gazetelerin Ankara temsilcileri... İftara geçmeden okunan Kur’an’ın İngilizce açıklamaları barkovizyonla duvara yansıtıldı...

Ömer Çelik Adanalı olduğu için kendi yöresinin yemekleri mönüde öne çıkıyordu. Benim masamda Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek oturuyordu. Masadaki bütün konukların güllaç yediklerinden emin olmak için garsonları yanına çağırıp “Tatlı almayan var mı?” diye sordu... Çok rahat bir ortamda geçen yemekte Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ömer Çelik’ten sonra kürsüye çıkarak bir konuşma yaptı.

Türkiye’nin ekseninin kaymadığını bir defa daha tekrarlayan Erdoğan Avrupa Birliği’ne yüklendi. Türkiye’de ortaya çıkan heyecan azalmasının hükümetin eksikliğinden kaynaklanmadığını, bunun sorumlusunun Türkiye konusunda net bir pozisyon takınamayan AB’nin kendisi olduğunu vurguladı. Kıbrıs’ta çözüm sağlanması konusunda da sonsuza kadar bekleyemeyeceklerini söyledi.

Yemeğin sonunda ünlü tekno müzik sanatçısı ve neyzen Mercan Dede (Arkın Ilıcalı) sahne aldı. İftar davetinin dünkü gazetelere yansıyan bölümünde İsrail Büyükelçisi Gaby Levy’nin yemeğe çağrılmadığı yazılıydı. Hükümet bu yolla İsrail’e tepkisinin sürdüğünü göstermeye çalışıyordu.

Bana göre, İsrail Büyükelçisi’nin bu iftara davet edilmesi “Türkiye’nin büyüklüğü adına” güzel bir adım olabilirdi ve İsrail tarafını Türkiye’nin taleplerini yerine getirmek konusunda daha fazla psikolojik baskı altına alabilirdi.

Diğer taraftan Türkiye Musevileri Hahambaşısı İzak Haleva ve Türkiye’deki Musevi Cemaati Başkanı Sami Herman iftara davetliydi. Haleva ve Herman’ın katılımı Ankara’nın tepkisinin Musevilere değil sadece İsrail’e yönelik olduğunun altını çizmek bakımından önemliydi.

Sümela’da tarihi gün

Anadolu’nun en büyük zenginliklerinden olan Trabzon’daki Sümela Manastırı tarihi bir olaya tanıklık edecek. Yeryüzündeki en önemli Ortodoks manastırları arasında gösterilen Sümela’da yarın sabah 88 yıl aradan sonra ilk kez bir ayin düzenlenecek. Dünyadaki 300 milyona yakın Ortodoksun ruhani lideri ekümenik Patrik Bartholomeos tarafından yönetilecek ayine farklı ülkelerden 3 bine yakın kişinin katılması bekleniyor. Sümela sadece dini açıdan değil mimari özellikleriyle insanda hayranlık uyandırıyor. Milattan sonra 375- 395 yılları arasında inşa edilen bu mekan denizden 1.150 metre yükseklikte. Sümela’nın Rumlar ve Yunanların yanı sıra Ruslar, Ukraynalılar ve Gürcüler açısından da önemi var. İşin ilginci Hıristiyanlar arasında özel bir yeri bulunan bu mabette bir tören düzenlenmesi muhafazakar AK Parti hükümetinin gayretleriyle sağlanmış oldu. Özellikle Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay çok uğraştı. Günay’ın, devletin içindeki bazı kişi ve kurumları ikna etmek için ne kadar çaba harcadığına ben tanığım. Devlet Bakanı ve Avrupa Birliği Baş Müzakerecisi Egemen Bağış da en başından bu yana ayin fikrini destekleyenler arasında. Müslümanlar açısından kutsal Ramazan ayında Ortodoksların ibadetlerini gerçekleştirebilecek olması da dinler arasındaki diyaloğu göstermesi bakımından hoş bir tesadüf. Zaten Başbakan Erdoğan, uluslararası çaptaki pek çok toplantıda Türkiye’nin işte bu zenginliğine dikkati çekmeye çalışıyor. Karadenizli vatandaşlarımızın olayın bu yönünü düşünerek ayin için şehirlerine gelen misafirleri en güzel şekilde ağırlayacaklarından eminim.