İSTAHED isyan etti: Satranç oynamak için bile sağlık raporu isteniyor

Çeşitli konulardaki etkinlikler için sürekli sağlık raporu talep edilmesinin vatandaşların ve aile hekimlerinin kabusu haline geldiğini belirten İstanbul Aile Hekimliği Derneği’nden Dr. Mustafa Tamur, “Bu raporların büyük bir kısmı tamamen keyfidir” dedi
 

İSTAHED isyan etti: Satranç oynamak için bile sağlık raporu isteniyor
İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) adına açıklama yapan Derneğin Hukuk Genel Sekreteri Dr. Mustafa Tamur, sağlık raporunun vatandaş ve kurumlar açısından sadece prosedürü tamamlamak olarak görüldüğünü belirterek, "Hekim tarafında ise bu bir sorumluluk ve yasal olarak bağlayıcı olan ciddi bir imza" diye konuştu.

'KEYFİ SAĞLIK RAPORU TALEBİNE SON VERİLSİN'

Sağlık raporlarının büyük bir kısmının keyfi olduğunu dile getiren Dr. Mustafa Tamur, "Her türlü okul kaydından sportif etkinliğe, havuzda yüzmekten satranç oynamaya, televizyon programına çıkmaktan mendil kapmaca, körebe gibi oyunları oynamaya kadar her konuda faaliyeti yaptıracak kişi ve kurumlar vatandaştan o işi yapabileceğine dair sağlık raporu istemektedir. Bu raporların büyük bir kısmı tamamen keyfidir, vatandaş ve kurumlar açısından sadece prosedürü tamamlamak olarak görülmektedir. Oysa olayın hekim tarafında bu bir sorumluluk ve yasal olarak bağlayıcı olan ciddi bir imzadır” değerlendirmesini yaptı.

'TEK HEKİM RAPORU BİLİMSEL DEĞİL'

Dünya örneklerinde olduğu gibi kanunla kriterleri açıkça belirtilmiş özellikli birkaç alan dışında sağlık raporları uygulamasının kaldırılması gerektiğini savunan Dr. Mustafa  Tamur, şunları söyledi: 

"Tek hekim raporu denilen şey bilimsel olarak bir ucubedir. Bir hekimin hangi amaç için olursa olsun her türlü tetkik ve görüntüleme yönteminden faydalansa bile bir kişiye tam sağlıklı demesi mümkün değildir. Bu nedenle tek hekim raporu adı altındaki tüm formatlar iptal edilmeli, bunlara dair tüm mevzuat silinmelidir. Kişilerin bedeni ve ruhi hastalık ya da farklılıkları veya sahip oldukları hastalıkları nedeniyle onların eğitim, spor, çalışma ve başka faaliyetlerinin engellenmesi bir hak ihlali olup, özelliği olanlara içinde bulunmak istedikleri etkinliği onlara uygun hale getirmek sosyal devletin borcu olarak görülmelidir.”