İstanbul'un sağanak yağış ve dolu ile imtihanı

Cumartesi, 29 Temmuz 2017 - 11:40

 

Perşembe günü tüm istanbul hiç alışık olmadığı bir doğal afetle karşılaştı. Meteorolojinin uyarılarını ben de birçok insan gibi sıradan bir sağanak olarak düşündüm. Çok geçmeden kararan hava ile beraber insanların üstüne avuç büyüklüğünde dolu yağmaya başladı.



Herkes sığınacak bir yer ararken yolda yaya olarak yürüyen bazı insanlar hiç tanımadıkları, trafikte duran araçların içine bindi.

O sırada yolda olduğumdan insanların kaçışlarını, araba camlarının kırıldığını, ağaçların dallarından kopup sürüklendiğini gözlerimle gördüm. 



Su basan ev ve iş yerleri, çöken duvarlar ve sayamayacağım birçok zararla İstanbul çok büyük bir şey atlattı. Doğanın kendi intikamı olduğunu düşünen benim gibi çevreciler bu duruma çok normal baktı. Fırtına bittiğinde bindiğim Karaköy-Kadıköy vapurunda panikten insanların etrafa saçtığı can yeleklerini görünce durumun ne kadar vahim olduğunu daha da anladım.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi yine yeniden altyapı yetersizliğinden sınıfta kalırken Afet Koordine Merkezi de ne yazık ki koordinatsızlığında sınır tanımadı.
 

TRAFİK POLİSLERİ NEREDE?


İstanbul'un en büyük çilesi bitmeyen trafik sorunu ve o trafiği yaratan bitemeyen yol yapım çalışmaları. Bir de buna ana yollar ve  ara yollar olmak üzere gelişigüzel park yapıp rahatça duran araçlar iyice tüy dikiyor.

Bu durum artık öyle çığırından çıktı ki bu saygısız insanlar kolonisi, yolu tek şerit haline düşürecek kadar pişkin bir hale geldi. Dün en işlek caddelerden Şişli Halaskargazi Caddesi yol boyunca çift sıra park etmiş araçlar ve mal indiren büyük minİbüslerle doluydu. Taksime kadar ilerlediğim yolda bir tane trafik polisine rastlamadım. Sadece geceleri alkol kontrolü için yollarda gördüğüm trafik polisleri, trafiğin kilit olduğu gündüz saatlerinde maalesef ortada yoklar.
 

SOSYAL MEDYADA ÖVGÜ HASTALIĞI


Sosyal medyanın her mecrasında "Ben en iyiyim" imajını yaratmaya çalışanlar bazen abartabiliyor. Instagramın istatistikler bölümünü kullanmaya başlayanlar "Bak ben bu kadar görüntülendim" durumunu her fırsatta göze sokmayı seviyor.



Özellikle şarkıcılar, oyuncular ve show dünyasının içinde olanlar bu duruma daha da bayılıyor. Başkaları tarafından direkt mesaj kutusuna gelen övgü dolu sözleri paylaşanlar da bu klasmanda oldukça fazla. Hatta bu durumu abartıp başkalarına güzel sözler yazdırıp kendine direkt mesaj yollatıp bunu yayınlayanlar bile varmış. 'Pes' dedim.
 

SILA'NIN ASSOLİST KIYAFETLERİ


Sıla geçen hafta Harbiye Açıkhava'da konser alanını 5 gün boyunca doldurarak muhteşem konserler verdi. Sıla'nın kısa sürede yarattığı kitlesi gerçekten ona ve şarkılarına çok bağlı. Sıla'yı çıktığı günden beri takip ederim ve şarkılarını sahnede de çok söylerim. Ancak Sıla'nın konserlerinde halini tavrını ve kıyafetlerini yaptığı müzikle çok bağdaştıramıyorum.



Kadın şarkıcıların en büyük hatalarından biri zaman zaman stil konusunda birileriyle çalışsalar da en nihayetinde hep kendi istediklerini yaparak en büyük yanlışa imza atmaları. Sıla'nın son konserlerinde de aynı şekilde bazı seçtiği ve giydiği kostümler, birazdan bize "Tuti-i mucize" okuyacak kıvamındaydı. Sahne şovu konusunda da biraz eksik olan Sıla şarkılarında kendini geliştirdiği kadar işin bu tarafını acil bir ekibe teslim etmeli.
 

DENİZ SEKİ'YE KADIN PROGRAMI TEKLİFİ


Deniz Seki cezaevinden çıktıktan sonra geçen zamanın acısını çıkararak işine dört elle sarılmış durumda. Geçen hafta Kıbrıs'ta ilk konserini veren Deniz, 5 Ağustos Harbiye Açıkhava Konseri'ne de titizlikle hazırlanıyor. Konserleri dışında, televizyon programı yapması için teklif götüren yapımcılar ve TV kanalları da sıraya girmiş durumda.



Eğlence programlarına çok sıcak bakmayan Deniz Seki, daha çok kadın sorunlarının konu edildiği ve gerçek hayatta yaşanan hikayelerin yer aldığı program projesine sıcak bakıyormuş. Hatta geçen hafta Seda Sayan'la buluşup ondan fikirler alan Deniz Seki, yıllardır televizyon programı konusunda kompedan olmuş, Seda Sayan'dan bu konuda onay almış.
 

GÖKSEL VE MERT ALAŞ'I ESKİ FOTOĞRAFLARIYLA VURMAK 

Geçen hafta şarkıcı Göksel ve dünyaca ünlü Türk fotoğrafçı Mert Alaş'ın sosyal medyada dolaşan fotoğrafları çok konuşuldu, iyi yorumların dışında kötü ve çirkin yorumlara da yapıldı.


Mert Alaş'ın eski ve yeni hali

Mert Alaş eski kilolu hali ile konuşulurken, Göksel de liseli kısa saçlı gözlüklü haliyle yerden yere vuruldu.


Göksel'in lisedeki hali

Aslında bu kemiksiz dille yapılan eleştiriler sadece Göksel ve Mert için geçerli değil. Ünlü yüzlerin eskiye ait fotoğrafları ortaya çıktığında, o çok sevip takip eden kişilerin içlerinden bazen şeytan çıkabiliyor. Hayranlıkla kıskançlığın harmanlandığı bu çirkin yorum kirliliği, naif ve sanatçı ruhlu insanları vurmaya yetebiliyor.