İstanbul'un semtleri puflarda

Güneş Çoban ve Ülkü Demirkol mani-fatura ismini verdikleri bloglarında kendi yaptıkları puf, sallanan sandalye ve yastıkları satıyorlar...

İstanbul'un semtleri puflarda

Haber: Eylem Keskin

[email protected]

Güneş Çoban ve Ülkü Demirkol, iki iyi dost. 7 yıldır çok iyi anlaşan arkadaşlar şimdi de çok iyi anlaşan iki iş ortağı oldular. Filmlerde ve dizilerde sanat yönetmenliği yapan Güneş Çoban ve Ülkü Demirkol mani-fatura ismini verdikleri bloglarında kendi yaptıkları puf, sallanan sandalye ve yastıkları satıyorlar... Malum babalar gününe de az kaldı. Babanıza özel bir hediye almak isterseniz şimdiden siparişinizi vermelisiniz.

Güneş Çoban sinema televizyon, Ülkü Demirkol ise gazetecilik mezunu. Reklam ajansında çalışmaya başladıktan sonra birbirleriyle çok iyi arkadaş oluyorlar ve bir süre sonra da arkadaşlıklarını ortaklığa dönüştürüyorlar. Audrey Tautou’nun oynadığı Jean-Pierre Jeunet’in İstanbul’da çektiği Chanel reklam filminde de birlikte çalışan iki arkadaş yeni bir evi 20 yıldır yaşanıyormuş gibi eski gösterebiliyor.

Aslında eski eşyaları da çok seviyorlar. Dekorasyondaki başarılarını şimdi puf, sallanan sandalye ve yastıklarda gösteren arkadaşlar manifatura.blogspot adlı sitelerinde kendi tasarımlarını satıyorlar. İşe puf yapmakla başlayan ikili, önce semt semt geziyor. Antikacılardan tek tük puf buluyor, sonra da onları yeniliyor.

Eski eşyaların çok daha sağlam olduğunu söyleyen Güneş Çoban “Dekorasyona zaten meraklıydık. İlginç puflar arıyor ama aradığımızı bir türlü bulamıyorduk. Aslında şimdilerde puflar çok moda ama hepsi ya koltuk takımıyla aynı renk ya da ona uyumlu. Uyumlu şeyleri sevmiyoruz. Her eşyanın kendi tarzı, karakteri ve ruhu olmalı. Bu yüzden farklı renk ve desenlerde puflar yaptık” diyor.

HEPSİNDEN BİR TANE VAR

Pufların bir diğer özelliği hepsinden sadece bir tane olması. Sipariş verseniz de aynısından bir tane daha yapılmıyor. “Her şeyin özel ve tasarım olmasını istiyoruz. Bu yüzden bir tane üretiyoruz” diyor Ülkü Hanım. Pufların her biri İstanbul’a ait semtlerin ismini taşıyor. Antika puf hangi semtten bulunursa semtin ismi o pufa veriliyor. Pufun tasarımı da o semtin karakterine, havasına göre yapılıyor.

Üsküdar, Cihangir, Tarabya, Levent isimli puflara baktığınızda gerçekten de semtlerden izler görebiliyorsunuz. Semte göre kumaş ve renk seçiliyor, ona göre mobilya kullanılıyor. Pufların antikacıdan alındıktan sonraki tamir işlerini, zımparalarını, cilalarını bizzat Ülkü ve Güneş Hanım yapıyor. Döşemelerini ise çok güvendikleri ustaları İbrahim Demirel yapıyor. Ekibin ilk işi Moda isimli pufları olmuş. Moda’dan bir antikacıdan buldukları pufu Moda’ya özgü bir şekilde yeniden tasarlamışlar. Güneş Hanım “Yaptığımız her şey bizim için o kadar özel ki çoğu zaman satmak bile istemiyoruz” diyor.

SALLANAN SANDALYELERE ÖZEL İLGİ

Piyasada farklı alternatiflerde kumaş bulmakta da zorlanan Manifatura ekibi çareyi yurt dışında bulmuş. Gezdikleri her yerden kumaş getiren ikili “İstanbul’da kumaş arıyoruz, kalitesi çok iyi ama desen alternatifi yok. Genelde ağır ve klasik evlere uygun kumaşlar var. Oysa biz farklıyı yapmak istiyoruz. Bu yüzden yurt dışından tasarım kumaşlar getiriyor ya da sipariş veriyoruz. Artık arkadaşlarımız da duruma alıştı, onlar da ilginç kumaşlar gördüklerinde bizim için kumaş taşıyorlar. Zaten her şeyden bir tane yaptığımız için öyle çok fazla kumaş getirmeleri gerekmiyor” diyor. Güneş ve Ülkü Hanım puflara yoğun ilgi olduğunu görünce sallanan sandalye de yapmaya başlamış.

Sallanan sandalyeler de aslında antika gibi görünüyor ama hepsi yeni. İkili aldığı siparişe göre önce sallanan sandalyenin gövdesini yaptırıyor, sonra da döşemesini kendi seçtikleri kumaşlarla yapıyorlar. Sallanan sandalyede özel sipariş üzerine de çalışan Güneş Ve Ülkü Hanım “Genelde insanlar bize güveniyor ve tasarımı bize bırakıyorlar. Her şeyine biz karar veriyoruz, şimdiye kadar da hiç sıkıntı yaşamadık. Babalar günü için pek çok sipariş aldık. Şimdi onları hazırlıyoruz” diyor.

İkili puf, yastık ve sallanan sandalyenin yanı sıra küçük ebatlarda lavanta yastıkları da yapıyor. Küçük keseler halinde yapılan lavanta yastıkları kaplanılan keten kumaş sayesinde kokuyu yayabiliyor. Çekmece içinde 2-3 yıl korunabilen ve mis gibi koku veren yastıklar özellikle yeni evlenecek çiftler tarafından nikah şekeri olarak sipariş ediliyormuş. Yaptıkları işi çok sevdiklerini söyleyen Güneş Çoban ve Ülkü Demirkol “Günümüzde çoğu insan sevmediği işleri yapmak zorunda kalıyor. İstenirse her şey başarılabilir. Biz sanat yönetimini de, puf ve sandalye yapmayı da çok seviyoruz ve ikisini birlikte yürütüyoruz” diyor.

İkilinin puf, yastık ve sandalyelerine mani-fatura.blogspot.com adresinden ulaşabilirsiniz. Pufların fiyatları 300-600, yastıkların fiyatları 50-60, sallanan sandalyelerin fiyatları 500-1000 TL arasında değişiyor. Lavanta keseleri ise boyutlarına göre 12 ya da 20 TL.

2