İşte o frak

Pazar, 26 Haziran 2011 - 05:00

Yıllar önceydi. Aramızda Oktay Ekşi’nin de bulunduğu bir grup gazeteci, Londra’dayız. Akşam, resmi bir yemeğe katılacağız. Frak giymek şart...
- Bizde frak yok. Hepimiz çeşitli mağazalardan bir geceliğine frak kiraladık. Üstümüzde pek sırıtıyordu ama artık idare edecektik. Giyindik. Lobi’de buluştuk. Baktık. Oktay Ekşi yok. Nerede bu Ekşi? Vakit yaklaşıyor.

[[HAFTAYA]]

* * *

 Derken... Telaşla geldi. Onun bir frak’ı varmış. Babasından kalma... Yanında getirmiş... Bavulda buruştuğu için otelde ütüye vermiş. Lakin ütücüler -aklımda kaldığına göre-acil olduğunu herhalde anlamamışlar, paydos saatidir diye çamaşırhaneyi kilitleyip gitmişler. Adamları arıyorlar, bulamıyorlar. Oktay Ekşi, küplere biniyor. Oteli birbirine katıyor. Müdürleri, şefleri sıraya dizmiş, haklı olarak fırçalıyor.

Diyoruz ki: - Uzatma... Şu yandaki mağazadan bir frak kiralayalım. Kuralcıdır ya. Kabul etmiyor. İlle de kendi frak’ını istiyor. Frak yok. Ne yapacağız? Biz gidiyoruz yemeğe. Oktay Ekşi gelmiyor. Otelde kalıyor.

* * *


Ekşi, o oteli mahkemeye verdi. Aylarca uğraştı ve tazminat ödemeye mahkûm etti. Tam 950 sterlin... Niye anlattım? Salı günü Meclis Başkanı olarak frak giyecek... İşte üstünde göreceğiniz frak, o fraktır. Yakışıyor da.

Tevfik Yener arşivi

Döktürmüş yine Tevfik. İstanbul/ Aşk/ Ekmek/ Hayal. Kitabın ismi bu. Ama tek cilt yetmez. Bunu öbür ciltler takip edecek. Çünkü Yener, tükenmez bir kaynak, acayip bir arşiv ve muazzam bir hafızadır. Kitapta neler anlatmış, neler. Mizah, hüzün, nostalji, magazin, sosyete, aristokrasi, spor, sanat ve siyaset... Hepsini bir araya getirmiş. Ben bir çırpıda okuyup bitirdim. Gerisini bekliyorum. Süzme bal.