İşte Uğur Dündar

Salı, 20 Nisan 2010 - 05:00

İLKELERİN OLACAK SENİ SATIN ALAMAYACAKLAR APTALLARIN UYDURDUĞU ATASÖZLERİNE İNANMAYACAKSIN “PARANIN SATIN ALAMAYACAĞI ŞEY YOKTUR” “HERKESİN FİYATI VARDIR…” GİBİ SÖZLERE KANMAYACAKSIN ONURUNLA, KİMLİĞİNLE VE BEYNİNLE AKILLI YAŞAYACAKSIN...

Bugün yazıma insanı insan yapan özelliklerin anlatıldığı Müjdat Gezen imzalı bu şiirle başladım. Çoğu kişi bu şiiri Müjdat Gezen’in yazdığını bilir. İnternette en çok dolaşan şiirlerden birisidir. Yalnız bu şiirin esin kaynağının Uğur Dündar olduğunu kimseler bilmiyordu. Hatta Uğur Dündar bile.

Müjdat Gezen, yarım asırlık dostu Uğur Dündar’a bile söylemediği bu ‘küçük sırrını’ ‘Uğur Dündar-İŞTE HAYATIM’ isimli kitabı (Doğan Kitap) yazarken ilk kez bana açıkladı.

Evet artık hayatı kitap olanlar arasına Uğur Dündar da katıldı. Sadece bir hayat hikayesi değil, Türkiye’nin 40 yılı bu kitapta anlatılıyor.

Fahrettin Aslan’dan sahne teklifi

Tekrar şiire dönelim.

Bu dizelere kaynaklık eden olay Uğur Dündar’ın maddi sıkıntılar içinde bulunduğu 1970’lerin başında geçer. 12 Mart muhtırasından sonra TRT’den ayrılan ekibin içinde yer alan Uğur Dündar’a, gazinocular kralı Fahrettin Aslan, sahneye çıkma teklifinde bulunur.

Masanın üzerine yığdığı parayı “Sahneye çıkarsan bunlar senin olur” diye önüne doğru iter. Uğur Dündar parayı alır ama gece gözüne uyku girmez. Annesi parayı görür ve “Oğlum bu para iyi bir para değil, geri ver” diye tepki gösterir. Zaten parayı götürmek için sabahı zor eden Uğur Dündar, ertesi gün arkadaşı Müjdat Gezen ile İzmir Efes Oteli’nin kral dairesinde Fahrettin Aslan’ın karşısına çıkar. Parayı masaya koyar ve teklifi kabul edemeyeceğini belirterek teşekkür eder. Müjdat Gezen bu olayı hiç unutmaz ve yıllar sonra o meşhur ‘İlke’ isimli şiiri yazar.

Gerçeğin peşinde koştu

Uğur Dündar için birçok olumlu sıfat kullanılır. Ama hepsini ‘güvenilir adam’ tanımlaması özetler. Hayatı boyunca güçlüye karşı haksızlığa uğrayan zayıfın yanında olmuş, ideolojilerin değil gerçeğin peşinde koşmuş bir televizyoncu ve gazetecidir Uğur Dündar. Sağcılar ‘solcu’, solcular ‘sağcı’ zannetmiş.

TRT yıllarından itibaren tüm güç odaklarının hedefi haline gelmiş ve meslek hayatı boyunca o odakların esiri olan gazetecilerin iftiralarıyla mücadele etmiş. Siyasetçiler onun hayatını Susurluk çetesine havale etmiş. Kimi işini yapamaması, kimi işten atılması için elinden geleni ardına koymamış. Kimi siyasetçi de onun isminin haksız yere Ergenekon iddianamesinde yer almasına uzaktan seyirci kalmış. ‘Yıpratmak’ için yaptıklarından sonuç alamayınca ‘yok etmeyi’ planlamışlar.

Ama o hep ayakta, başı dik kalmayı başarmış. Ailesine, dostlarına, arkadaşlarına ve meslektaşlarına hep sahip çıkmış. Televizyon aracılığıyla seslendiği milyonlara hiç ihanet etmemiş.

Arkasından vursalar da gücünü ‘kendisini savunacak durumda olmayana’ karşı kullanmamış.

İşte bu özellikleri onu ‘Uğur Dündar’ yapmış.

Bu kitabı okuduğunuzda ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız...

Bir yumruk görevden ediyorsa cinayette ihmalin bedeli ne?

Kapatılan DTP’in Genel Başkanı Ahmet Türk’e atılan yumruk Türkiye’de herkesin tepkisini çekti. Öyle görünüyor ki, son derece çirkin bir eylemin nelere mal olacağını düşünemeyenler, yaptıklarıyla birçok günahsız insanın acı çekmesine sebep olacak. Henüz karanlık noktaları var ama Samsun’da otomobil içinde şehit edilen iki polis bu faturanın bir bölümü gibi görünüyor. Bu olay nedeniyle Samsun Emniyet Müdürü Muzaffer Erkan görevden alındı.

Peki Hrant Dink cinayetinde ihmali olduğu Başbakanlık Teftiş Kurulu raporuyla tespit edilen İstanbul Emniyeti İstihbarattan Sorumlu Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer nasıl görevini koruyor?

Son olarak İstihbarat Dairesi eski Başkanı Sabri Uzun da, 17 Şubat 2006 tarihli “Yasin Hayal ne pahasına olursa olsun Hrant Dink’i öldürecek” şeklindeki net bilgiler bulunan Haber Raporu’nu kendisinden saklayan kişinin İstihbarat Dairesi C Şube Müdürü olduğunu söyledi.

“17 Şubat 2006 tarihli o rapor benden saklanmasaydı Dink yaşıyor olurdu” diyen Sabri Uzun’un işaret ettiği kişi de Ali Fuat Yılmazer’di.

Radikal gazetesi cumartesi günü yaptığı haberde ilginç bir ayrıntıya dikkat çekti; Ali Fuat Yılmazer Hrant Dink cinayetinde görevini ihmal ettiği gerekçesiyle görevden alınan İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler’in yerine göreve başlamıştı. Yılmazer geçen yıl da İstihbarattan Sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı oldu. İşte bu tablo karşısında insan sormadan duramıyor; Bir yumruk görevden ediyorsa, cinayette ihmalin bedeli ne?