İsteyince oluyor

Pazartesi, 21 Aralık 2009 - 05:00

Fenerbahçe, Türkiye’nin her zaman en zor deplasmanı kabul edilen Trabzon’da fazla zorlanmadan kazandı. Skor 1-0, ancak 5-2 olabilirdi. Bu Fenerbahçe’nin çok iyi oynadığı anlamına mı geliyor? Kesinlikle hayır. Öncelikle en zor deplasman, Trabzonspor’un ısırmayan futboluyla kolaya dönmüştü.

Bir ara televizyonda istatistik gözüme çarptı, Trabzon’un attığı 10 şutta kaleyi bulan (yani filelerle buluşabilecek) top sayısı sıfırdı. Sonrasında saymayı bıraktım ama maç bitene kadar kaleye isabet eden şut yoktu. Buna Umut’un kafa vuruşunda topun üst direkten dönmesi de dahil. İlk yarının başında Alanzinho’nun ofsayt olmayan pozisyonda hakem tarafından durdurulması, ikinci yarının başında da Colman’ın yakın mesafeden topu dışarı vurması Trabzon’un net diyebileceğimiz pozisyonlarıydı.

Buna karşın Fenerbahçe Güiza, Alex, Özer, Cristian ve Semih ile çok net pozisyonlar yakaladı. Hele maçın başında Güiza’nın 5 metreden kaval kemiğiyle topa vurması var ki inanılır gibi değil. Zaten Güiza kaval kemiği yerine ayaklarını kullansa 2 yılda 40 golün üzerine çıkardı. Aynı Güiza zor pozisyonda fileleri havalandırarak son iki haftada takımının 6 puan kazanmasına direkt etki etti.

Küçük bir uyarı Özer’e... Tamam çok yetenekli, gelecekte çok da iyi olacak. Ancak dün yeteneklerini zorlayıp topla 2, 3 kişinin arasına girip çıkmak istedi... 40, 50 metreye paslar atmaya çalıştı. Bunlara hiç gerek yok. Önce futbolu basit oynamalı, tecrübe kazandıkça dün yapmaya çalıştıklarını denemeli. Sol bek oynayan Dos Santos’a gelince; önceki maçlarına oranla biraz daha canlıydı. Ancak savunmadan topla çıkmak isterken kaptırdıklarıyla takımını zor durumda bıraktı. Sonuçta Fener lider. İkinci yarıdaki büyük fikstür avantajıyla da şampiyonluğun en güçlü adayı.