İstismar edilen istismar ediyor

Cinsel istismar öyküsü olan çocuklar daha fazla cinsel saldırıda bulunabilir

Çarşamba, 30 Aralık 2009 - 12:25

İstismar edilen istismar ediyor

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Didem Behice Öztop, çocuğa yöneltilen toplumsal kurallar ve profesyonel kişilerce uygunsuz ya da hasar verici olarak nitelendirilen, çocuğun gelişimini engelleyen ya da kısıtlayan eylem ve eylemsizliklerin tümünün "çocuk ihmali ve istismarı" olarak tanımlandığını söyledi.

Çocuk ihmali ve istismarında, çocuğun fiziksel, ruhsal, cinsel ya da sosyal açıdan zarar görmesinin, sağlık ve güvenliğinin tehlikeye girmesinin söz konusu olduğunu ifade eden Öztop, "Cinsel istismar, çocuk istismarı tipleri içerisinde saptanması en zor olanıdır. Çoğunlukla gizli kalan ve gün yüzüne çıkmayan cinsel istismar, özellikle kısa ve uzun dönemli etkileri açısından önemli bir olgudur" dedi.

Cinsel istismarın "sözel istismar, telefon konuşmaları, teşhircilik, röntgencilik, cinsel ilişkiye tanık etme veya olma, bedenine cinsel amaçla dokunma, müstehcen yayınlara konu etme, fuhuşa itme, ırza geçme, ensest-yasak sevi gibi çeşitleri olduğunu dile getiren Öztop, çeşitli çalışmalarda çocuklukta cinsel istismar sıklığının yüzde 10-40 olarak bildirildiğini kaydetti.

Öztop, cinsel istismarın çocukluk çağı ve erişkin hayatta çeşitli sonuçlara neden olabileceğine dikkati çekerek, "Çocukluk çağı cinsel istismarı, kompleks bir yaşam olayıdır. Bir tanı veya bir bozukluk değildir. Benlik saygısı ciddi hasara uğramaktadır" dedi.

"CİNSEL DUYGU VE TUTUMLARDA SAPMA"

İstismarcının, çocuğun ona duyduğu güvenin sarsılmasına ve çocukta ihanete uğrama duygularının yerleşmesine neden olacağına işaret eden Öztop, çocuğun istek ve iradesi dışında cinsel amaçlı kullanıldığı ve bunu engelleyemediği zaman çaresizlik ve acizlik duygusuna kapılacağını anlattı.

Öztop, cinsel istismarın çocukta tekrarlayıcı, rahatsız edici düşüncelere neden olacağını ve olayla ilgili kabuslar göreceğini dile getirerek, uykuya dalma güçlüğü, öfke patlamaları, irkilmeler, konsantrasyon güçlüğü görülebileceğini söyledi.

Cinsel istismara maruz kalan çocukların yaşına uygun olmayan cinsel davranışlar sergileyebileceğine dikkati çeken Öztop, şöyle devam etti: "Cinsel davranışlarda artma, mastürbasyon, yaşadıkları cinsel travmayı yeniden yaşama ve tekrarlama eğilimi, cinsel oyunlar oynama, erişkinleri ayartıcı davranışlarda bulunma, kaygı bozuklukları, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu görülebilir. 

İstismarın erken döneminde, unutkanlık, hatırlayamama, bellek kaybı, aşırı fantezi kurma, trans benzeri durumlar ve uyurgezerlik ortaya çıkabilir. Psikojenik bayılmalar, yüksek oranda depresyon, intihar düşünceleri ve girişimleri, kendine zarar verme davranışları, cinsel kimlik bozuklukları, cinsel işlev bozuklukları, cinsel duygu ve tutumlarda sapma, yüksek riskli cinsel eylemler görülmektedir."

"İSTİSMAR EDİLEN, İSTİSMAR EDİYOR"



Yrd. Doç. Dr. Didem Behice Öztop, cinsel taciz öyküsü olan kadınlarda, erken başlayan cinsel yaşam, ergenlik çağında gebe kalma, birden fazla cinsel eş, korunmasız cinsel ilişki ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların sıklığında artma saptandığını kaydetti.

Öztop, cinsel istismarda bulunan kişilerin yüzde 60-95’inde bu öykünün pozitif olduğunu söyledi ve çocukların kendilerine inanılmayacağından ya da başlarının belaya gireceğinden korktukları için cinsel istismarı söylemeyebileceğini dile getirerek, şöyle dedi:"Çocuklar istismarcının tehditlerinden korkarlar. İstismarcıyı korumak isteyebilir, sevebilir ama yaptıklarını sevmezler. Nasıl anlatılacağını bilmeyebilirler.
 
Cinsel davranışların yanlış olduğunu bilmeyebilirler. Arkadaşları tarafından dışlanabileceklerinden korkarlar. Homoseksüel olarak adlandırılabileceklerinden korkarlar. Büyüklerle cinsel konuları konuşmaktan utanırlar, korkarlar. Gammaz olarak adlandırılmak istemezler. İyi çocukların cinsellikle ilgili sözcükleri kullanmasının doğru olmadığı söylenmiştir. Bu ve bunun gibi nedenlerde cinsel istismara uğradıklarını söylemeyebilirler."

"KENDİLERİNİ KORUMAYI ÖĞRETİN"

Öztop, çocuklara yönelik bu programların, olası istismar durumlarını tanımalarını, uygun bir yolla tepki göstermelerini ve böyle bir durumda güvendikleri bir erişkine olayı anlatmalarının hedeflendiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:"Toplumda duyarlılık oluşturmak, anne-babaları ve halkı bu konuda bilinçlendirmek çok önemlidir. İstismar olgularının gizli kalmaması, uygun kuruluşlara bildirimi, tedavi ve rehabilitasyon açısından çok önemlidir. 

Kendilerini cinsel açıdan kötüye kullanmak isteyen kişilere ’hayır’ demeleri ve rahatsız olacakları herhangi bir biçimde, kendilerine dokundurtmama hakkına sahip oldukları öğretilmelidir. 

Kendilerini cinsel yönden kötüye kullanmaya kalkışan biriyle karşılaştıklarında oradan hemen uzaklaşmaları ve yüksek sesle bağırmaları gerektiği söylenmelidir. Cinsel istismara uğramaları halinde, hiç bir zaman bunun kendi suçları olmadığı belirtilmelidir."

2