İtalyan sanatçı 'Pippa Bacca' anıldı

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde tecavüz edildikten sonra öldürülen "Pippa Bacca" ismiyle tanınan İtalyan sanatçı Giuseppina Pasqualino di Marineo, İzmit'te düzenlenen etkinliklerle anıldı

26 Mart 2011, Cumartesi 22:02
A A

Kocaeli Barosu, İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Kocaeli Şubesi ve Kocaeli Sivil İnisiyatif Platformu’nca İtalyan sanatçının ölüm yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Leyla Atakan Kültür Merkezinde düzenlenen panel öncesi, Bacca’nın ölümünün ardından Kocaeli’de gerçekleştirilen etkinliklerden görüntülerin yer aldığı slayt izlettirildi.

Etkinlikte, Mazlumder Kocaeli Şubesi üyesi Canan Osman Aran, Pippa Bacca anısına bestelediği "Ölmedin Sen Pippa Bacı (Kızkardeş)" adlı şiirini bağlama çalarak seslendirdi. Düzenlenen panelde Kocaeli Barosu adına konuşan Selda İlgöz, Pippa Bacca’nın kaybolduğu haberi üzerine İtalyan sanatçının akıbetinin herkesin aklına geldiğini, tecavüze uğramış, hatta öldürülmüş olabileceği ihtimalinin herkes tarafından düşünüldüğünü söyledi. İlgöz, bu düşüncenin zihniyet bozukluğundan kaynaklandığını, tecavüz ve öldürülme ihtimalinin normal toplumlarda akıllara gelmemesi gerektiğini savunarak, Türk toplumunda ’Bir kadın otostop yapıyorsa tecavüzü hak etmiştir.

Tecavüz ettiyse de onu mutlaka saklamak için öldürecektir’ düşüncesinin yaygın olduğunu ileri sürdü. "Pippa Bacca olayının bu kadar ses getirmesi aslında imajımız yönünden tehlikeli" diyen İlgöz, "Türkiye’de kadınlar her gün bu şekilde öldürülüyor. Bir şekilde tecavüze uğruyor ve suçun gizlenmesi için öldürülüyorlar. Suçu gizlemek için öldüren erkekler bazen ortaya çıkmıyor, bazen çıkıyor. Türkiye’de her gün 5 kadın öldürülüyor" diye konuştu.

İNTİHAR ARTIŞI

Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde intihar vakalarının arttığına işaret eden İlgöz, intiharların temelinde "berdel, töre ve namus" düşüncesinin yattığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Töre cinayetleri artık Türk Ceza Kanunu’nda ceza indirimine değil, ceza arttırımına sebep oluyor. Oysa ki intihara teşvik etmek de suç ama daha hafif bir suç.

Kızı odaya kapatıyorlar, önüne fare zehiri, ip ve benzeri materyaller koyuyorlar ya da kızı toplumda dışlıyorlar. Kız intihar etmekten başka çare bulamıyor. Son yıllarda erkek çocuk tecavüz ve tacizleri de artmaya başladı. Çünkü biz kızlarımızı korurken, erkek çocuklarımızı dışarda bıraktık. Şiddet aslında bir güç gösterisidir. Kimse eşiti olan kimseye şiddet uygulamaz. Şiddet, din, dil, ırk ve cinsiyet ayrımı gözetmez. Uygulanan kesim genellikle kadınlar, kadınlar da çocuklarına şiddet uyguluyor. Şiddet görerek büyüyen çocukların 3’de 2’si şiddet uyguluyor." İlgöz, kadınların genellikle tanıdıklarından, eşlerinden şiddet gördüğünü, tanımadıkları kişilerden dayak yemediklerini, tecavüzlerde de yüzde 90 oranında akraba, komşu etkisi bulunduğunu ileri sürdü.

SIĞINMA EVLERİ YERİNE GENEL EV

Şefkat Kapısı Kimsesizleri Güçsüzleri Barınmasızları Açları ve Zor Durumdakileri Koruma Derneği (Şefkat-Der) Kocaeli Başkan Yardımcısı Reyhan Balcı, Türkiye’de kadına şiddet, aile içi şiddet ve tecavüzün, kamu düzenini tehdit eden suç sıralamasında ilk sırayı aldığına dikkati çekerek, Türkiye’de son dönemde 2002-2009 yılları arasında kadına şiddet ve tecavüz olaylarının yüzde 1400 oranında arttığının tespit edildiğini söyledi. Kimsesiz, güçsüz, barınmasız, aç, cinsel kurban, şiddet mağduru, yoksul, töre, namus, kan davası bahanesi mağdurları ve benzeri korunmaya muhtaç insanlara hizmet etmeye çalıştıklarını ifade eden Balcı, bu hizmetlerin devlet eliyle verilmesi gerektiğini savundu. Balcı, şöyle konuştu:

"Belediyeler Kanunu’na göre, nüfusu 50 bin ve üzeri olan tüm ilçelerde Kadın Sığınma ve Koruma Merkezleri açılması gerekirken, 250 ilçeden yalnızca 23’ünde, Sosyal Hizmetler ve Çocuk esirgeme Kurumu’na bağlı 45 kadın sığınma evi bulunuyor. Kadın sığınma evlerine karşılık ise Türkiye’de 60 resmi genel ev var. Buralarda çalışan 3 bin vesikalı, 15 bin vesikasız, randevu evleri ve otellerde toplam 100 bine yakın hayat kadını Türkiye şartlarında yaşamaya devam ediyor. Bu faaliyetlerin büyük bölümü devlet kontrolü altında yapılıyor.

10 BİNE YAKIN TECAVÜZ VE TACİZ BAŞVURUSU

Ülkemizde devlet kontrolü altında kadın satışı ve kadına tecavüz olayları gerçekleştiriliyor. Şefkat-Der olarak suç duyurularında bulunduk, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Kadından Sorumlu Devlet Bakanlığı, İçişleri ve Adalet Bakanlıklarına çok sayıda suç duyurumuz var. Bizler sokağa düşen kadının mutlaka tecavüz gibi bir olay yaşayacağına inanıyoruz ve yaşanıyor da..." Reyhan Balcı, yıl içinde adli mercilere 10 bine yakın tecavüz girişimi ve taciz başvurusu yapıldığını, bu başvuruların yüzde 50’sinin 18 yaş altı kesime ait olduğunu sözlerine ekledi.

Pippa Bacca, sanatçı arkadaşı Silvia Moro ile 8 Mart 2008’de Milano’dan barış ve güven mesajı vermek amacıyla gelinlikle yola çıkmıştı. İki sanatçı, Balkan ülkeleri ve Türkiye üzerinden kara yoluyla otostop yaparak Tel Aviv’e ulaşmayı hedefliyordu.

19 Martta İstanbul’da birbirlerinden ayrılan iki sanatçı, farklı güzergahları izlemelerinin ardından Beyrut’ta yeniden buluşmayı planlıyordu. Ancak Bacca’dan, 31 Martta İtalya’daki arkadaşına cep telefonundan kısa mesaj göndermesinin ardından haber alınamamıştı. Sanatçının en son Gebze’de görüldüğü ve kredi kartıyla son harcamayı 31 Martta öğle saatlerinde Gebze’de yaptığı belirlenmişti. Bacca’nın cesedi, son olarak Gebze ilçesi D-100 karayolunda bir hamburgerci civarında birlikte görüldüğü, hırsızlık suçundan sabıkalı Murat Karataş’ın yakalanması ve yer göstermesi üzerine, Tavşanlı köyü yakınlarında çalıların arasında bulunmuştu.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;