İthaf olunur!

Cumartesi, 20 Ocak 2018 - 16:50

Sizi bilemem, ama ben hiç sanmıyorum.
Neyi?
Bir işçi (asgari ücretli) ailesinin, bir emekli (düşük maaşlı)  ailesinin büyükşehirlerde yaşıyor olmaktan memnun olduğunu.
Niye?
Büyük bir kentin büyük bir ilçesinde yaşamakla, küçük bir kentin küçük bir ilçesinde yaşamak arasında geçim şartları açısından hayli fark var diye…
Mesela İstanbul?
800 liradan aşağı kiralık ev bulunmayan İstanbul’da 1600 liralık asgari ücretle, ikinci bir işte çalışmadan… 1100-1500 liralık emekli maaşıyla,  borçlanmadan geçinebilmenin olanağı var mı?
Mantık da matematik de ‘yok’ diyor!
Araştırma sonuçları da öyle…

İşte, sonucu geçtiğimiz günlerde açıklanan bu konudaki bir araştırmayı konu alan haberin özeti:

“Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği tarafından yapılan bir araştırmayla, İstanbul’da ortalama büyüklükte bir ailenin, insani şartlarda aylık geçimini sağlayabilmesi için gereken insani geçim ücreti (yan ödemeler dahil), 2018 yılı için 2.385 TL olarak belirlendi. Rakam, Türkiye geneli için ise 1857 lira olarak saptandı. İşverenlere, iş görene (işçi) bu ücretin verilmesi tavsiyesinde bulunuldu.”
Bu ne demek?
2018 yılında, maaşı veya geliri 2 bin 385 liranın altında olan bir ailenin, bu para ile İstanbul’da ‘insanı şartlarda’  geçimini sağlayabilmesi olanaksız demek!
Evet, vaziyet böyle…
Diyeceksiniz ki;
Ne yapabiliriz?
Diyeceğim ki;
Bu satırları, ithaf edebiliriz.
Kime?
İktidarıyla, muhalefetiyle tüm politikacılara ve de işverenlere!
Niçin?
Dikkatlerini, bu konuya çekebilmek için.
Unutmayalım ki, ülkenin hangi kentinde yaşıyor olursa olsun, ‘insani şartlarda geçinebilmek’ her insanın hakkıdır, hakkı olmalıdır!