İyi haber kötü haber daha kötü haber

Cuma, 13 Şubat 2015 - 05:29

Basın özgürlüğü konusunda bir iyi, bir kötü, bir de daha kötü haberim var. Türkiye, Paris merkezli Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün her yıl yayınladığı Dünya Basın Özgürlüğü Sıralaması’nda 180 ülke içerisinde beş sıra yükselerek 154’üncü sıradan 149’uncu sıraya çıktı. Bu iyi haber.

Kötü haber, Türkiye, basın özgürlüğünde hâlâ Zimbabwe, Bangladeş, Çad, Fas, Filistin, Etiyopya, Malezya, Meksika gibi ülkelerin gerisinde. Tam üyeliğe aday olduğu Avrupa Birliği ülkeleri ile arasında 100 sıra var. Türkiye’nin 5 sıra atlayarak 149’uncu olması kimseyi sevindirmesin. Türkiye, internet sansürü, gazetecilere açılan davalar, eleştiri getiren gazetecilerin işlerine son verilmesi ve bazı konulara yayın yasağı getirilen bir ülke konumunda.

Şimdi sıra daha kötü haberde. Bunun için Libya örneğini vermek gerekiyor. Türkiye’nin 149’uncu olduğu listede 5 basamak altta 154’üncü sırada Libya var. Libya iç savaş ortamında. Geçen yıl yedi gazeteci öldürüldü. 37 medya çalışanı kaçırıldı. 40’ı aşkın gazeteci, şiddetten kaçmak için ülkelerini terk etmek zorunda kaldı. Yani Libya’da gazetecilik yapmak kelle koltukta yaşamak anlamına geliyor. İşte bu durumdaki bir ülke ile sıralamada adeta komşuyuz. Mevcut göstergelerle Türkiye, Avrupa’nın çok uzağında.

Rusya’ya uzak değil

Türkiye ayrıca otoriter yönetimi ile eleştirilen 152’nci sıradaki Rusya, 173’üncü sıradaki İran, 176’ncı sıradaki Çin ile hiç uzak değil. İktidar ve ona yakın olanlar Türkiye’nin bu sıralamayı hak etmediğini düşünüp eleştirecekler. O zaman akıllarına hâlâ gazetecilik nedeniyle hapiste olanlar, Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo’daki karikatürleri yayınlandığı için hakim-savcı karşısına çıkan gazeteciler, bir tweet attı diye 5 yıl hapis istemiyle yargılanacak olan gazeteciler gelsin. Bu da yetmezse Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından en çok “ifade özgürlüğü ihlali” cezası alan ülke olduğunu hatırlasınlar.

O da yetmezse 2014 yılının son altı ayında twitter’dan dünya genelindeki 1982 içerik kaldırma talebinin 1820’sinin Türkiye’den gittiğini görüp düşünsünler. Çünkü, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deyimiyle “Ne Avrupa’sında ne de diğer ülkelerinde Türkiye’deki basın kadar özgür bir medya yoktur” diyerek basın özgür olmuyor.