İyi ki doğdun 'Yürek İşçisi' Ahmed Arif

“Anlatılanlara göre 1927 Nisan ayının 21. gününde doğmuşum, Diyarbakır’da Yağcı Sokak 7 no'lu evde" diye anlatıyordu doğduğu günü Ahmed Arif. Biz de Anadolu'nun, hasretin, sevdanın ve tükenmeyen umudun şairi Ahmed Arif'i, doğum gününde şiirlerinden yaptığımız derlemeyle anmak istedik

Cuma, 21 Nisan 2017 - 11:18

İyi ki doğdun 'Yürek İşçisi' Ahmed Arif
"Bir şair; Ahmed Arif
Toplar dağların rüzgarını
Dağıtır çocuklara erken"


Böyle diyordu Cemal Süreya arkadaşını anlatırken.

Ahmed Arif onlarca baskı yapan tek şiir kitabıyla halkın şairi oldu. Yaşadığı topraklarının sesi de, halkın sesi de onun şiirlerindeydi.



"Ben soyumla değil ancak halkımla övünebilirim. Halkımdan gayrısını da övgüye layık görmem. Bir de sevgiliyi elbette… İlle de sevgiliyi…” diyen 'Yürek İşçisi' Ahmed Arif'e saygıyla ve minnetle...

***

Anadolu


Beşikler vermişim Nuh'a
Salıncaklar, hamaklar,
Havva Ana'n dünkü çocuk sayılır,
Anadoluyum ben,
Tanıyor musun?..
 

Hani Kurşun Sıksam Geçmez Gecede


Yiğit harmanları, yığınaklar,
Kurulmuş çetin dağlarında vatanların.
Dize getirilmiş haydutlar,
Hayınlar, amana gelmiş,
Yetim hakkı sorulmuş,
Hesap görülmüş.
Demdir bu...


İçerde


Haberin var mı taş duvar
demir kapı, kör pencere,
Yastığım, ranzam, zincirim
Uğruna ölümlere gidip geldiğim,
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mı?..


Adiloş Bebenin Ninnisi


Doğdun,
Üç gün aç tutuk
Üç gün meme vermedik sana
Adiloş bebem,
Hasta düşmeyesin diye,
Töremiz böyle diye...


Hasretinden Prangalar Eskittim


Seni, anlatabilmek seni
İyi çocuklara, kahramanlara,
Seni, anlatabilmek seni,
Namussuza, haldan bilmez,
Kahpe yalana...


Sevdan Beni


Terk etmedi sevdan beni,
Aç kaldım, susuz kaldım,
Hayın, karanlıktı gece,
Can garip, can suskun,
Can paramparça...
Ve ellerim, kelepçede,
Tütünsüz uykusuz kaldım,
Terk etmedi sevdan beni...  


Karanfil Sokağı


Kavuşmak ilmindeyiz bütün fasıllar
Ray, asfalt, şose, makadam
Benim sarp yolum, patikam
Toros, Anti-toros ve asi Fırat
Tütün, pamuk, buğday ovaları,çeltikler          
Vatanım boylu boyunca
Kar altındadır...


Uy Havar


Yangınlar,
Kahpe fakları,
Korku çığları
Ve irin selleri, aç yırtıcılar,
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın.
Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay!   
Pusatsız, duldasız, üryan
Bir cana bir de başa
Seher vakti leylim - leylim
Cellat nişangahlar aynasındasın.
Oy sevmişem ben seni...


Yalnız Değiliz


Bir ufka vardık ki artık
Yalnız değiliz sevgilim.
Gerçi gece uzun,
Gece karanlık
Ama bütün korkulardan uzak.
Bir sevdadır böylesine yaşamak,
Tek başına
Ölüme bir soluk kala,
Tek başına
Zindanda yatarken bile,
Asla yalnız kalmamak...
 

Leylim-Leylim


Leylim - leylim dünyamızın yarısı
Al-yeşil bahar,
Yarısı kar olanda
Gene kavim - kardaş, can - cana düşman,
Gene yediboğum akrep,
Sarı engerek,
Alnımızın aklığında puşt işi zulüm
Ve canım yarı geceler
Çift kanat kapılarına karşı darağaçları,        
Mahpusanede çeşme
Yandan akar olanda,
Gelmiş yoklamış ecel
Kaburgam arasından.
Yoklasın hele...


Akşam Erken İner Mahpushaneye


Akşam erken iner mahpushaneye.
Ejderha olsan kar etmez.
Ne kavgada ustalığın,
Ne de çatal yürek civan oluşun.
Kar etmez, inceden içine dolan,
Alıp götüren hasrete.

Akşam erken iner mahpushaneye.
İner, yedi kol demiri,
Yedi kapıya.
Birden, ağlamaklı olur bahçe.
Karşıda, duvar dibinde,
Üç dal gece sefası,
Üç kök hercai menekşe...


Ay Karanlık


Maviye
Maviye çalar  gözlerin,
Yangın mavisine
Rüzgarda asi,
Körsem,
Senden gayrısına yoksam,       
Bozuksam,
Can benim, düş benim,
Ellere nesi?
Hadi gel,
Ay karanlık...


Suskun


Rüya, bütün çektiğimiz.
Rüya kahrım, rüya zindan.
Nasıl da yılları buldu,
Bir mısra boyu maceram…
Bilmezler nasıl aradık birbirimizi,
Bilmezler nasıl sevdik,
İki yitik hasret,
İki parça can.
Çatladı yüreği çakmaktaşının,
Ağıyor gökkuşaklarının serinliğinde
Çağlardır boğulmuş bir su…
Ağlıyor yeşil...

 

AHMED ARİF KİMDİR?


Ahmed Arif, 21 Nisan 1927'de Diyarbakır'da dünyaya geldi. Asıl adı Ahmed Önal'dır. Diyarbakır Lisesi'nden mezun oldu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe bölümünde okudu. 1940-1955 yılları arasında değişik dergilerde yayınladığı şiirlerinde kullandığı kendine has lirizmi ve hayal gücüyle Türk edebiyatındaki yerini aldı.

Şiirlerinde hep ezilen insandan yana oldu ve ezilenlerin kardeşliğine vurgu yaptı. Şiirlerinin toplandığı tek kitabı "Hasretinden Prangalar Eskittim" 1968'de yayımlandı. Ahmet Kaya, Cem Karaca gibi sanatçılarca birçok şiiri bestelenmiştir.

Ankara'da yalnız yaşadığı evinde 2 Haziran 1991 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.