Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

İyi şeyler de oluyor hayatta!

Cumartesi, 29 Mayıs 2010 - 05:00

Evet, kendimizi bir kaptırdık siyasete, “iyi şeyler de oluyor hayatta”yı ıskaladık. Gitmedik, katılmadık, paylaşmadık değil, yazamadık. Malum, bizim konak da 1+1 gecekonduya dönmüş olduğundan. Tarih sırasıyla yazalım. Bodrum’a gittik. TSKB, sadece yatırımcılara kredi açan Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nın 60. yılıydı ve rüzgar enerjisine destek veren banka, bu kutlama için Gümbet’te yeni restore edilmiş bir yeldeğirmenini seçmişti! Rüzgarın yeldeğirmeninin kanatlarını döndürüp, saçlarımızı, eteklerimizi uçurduğu tepenin üstünde yenilenebilir enerji ve nice 60. yıllara kadeh kaldırdık Genel Müdür Halil Eroğlu’yla birlikte. Banka, bu yıldönümünü Rüzgarın Kanatları adında bir de güzel kitapla kutluyor, Atlas Dergisi Yayın Yönetmeni Özcan Yüksek’in kalemi ve kamerasından rüzgar ve yeldeğirmenleri üzerine şiir gibi notlar. Kitabı şiir gibiydi ama konuşması gerçekçiydi. Doğanın insan eliyle tüketilmesini Özcan Yüksek, inanılmaz rakamlarla anlattı. Canlı türlerinin nasıl yokolduğunu ve bunun hiç de şakaya gelir yönü olmadığını örnekleyiverdi. Yarasalar ve arılar yok olursa mesela, portakal çiçeklerini tek tek döllememiz gerekeceğiniz biliyor muydunuz? Doğadaki her canlının, bu yaşam zinciri içinde bir yeri var. Birinin varlığını sürdürmesi diğerinin yok olmamasına bağlı. Ama insan öyle vahşi bir hızla tüketiyor ve yok ediyor ki bir gün sıranın kendisine geldiğini görünce şaşırıverecek!

Seferihisar’a ağaç!

Bir başka çevreci sosyal proje, ARAS Kargo’nun ÇEKÜL’le birlikte sürdürdüğü ağaç dikme kampanyasıydı. Bu yıl dikim yeri olarak Türkiye’nin ilk “CİTTASLOW”u ilan edilen Seferihisar’ın seçilmiş olmasının nedeni, geçen yıl yaşanan yangında yeni dikilmiş büyük bir ağaçlık alanın kül olmuş olmasıydı. İzmir’e 60 km uzaklıktaki Seferihisar’ı ilk kez görüyorum. Bu civarda konuşlanmış 3. Ordu sayesinde yeşil ve bakir kalmış! Zaten bizim mütevazi ağaç dikme töreni sırasında da bir iki saatliğine ara verdikleri tatbikatlarına göz ucuyla da olsa tanık olduk: Koylarda zodyak botlarla ciddi ciddi çıkarma yapıyor, arazide harp oyunu oynuyorlardı ki, savcılar görse Ergenekon’dan hemen içeri alır hepsini! Aras Holding Yönetim Kurulu Başkanı Evrim Aras, babasını kaybettikten sonra işin başına geçmiş, onun anısına başlattığı bu projede şimdiye kadar 4 ayrı ilde, çeşitli türlerde 133 bin ağaç fidesi dikmiş oluyorlar.

Yavaş değil, sakin kent

“Cittaslow” ünvanlı Seferihisar’ın Belediye Başkanı Tunç Soyer, bu işe gönlünü ve beynini koymuş. “Yavaş” tanımlaması aslında “fast food” karşıtı, yani hızlı değil, iyi anlamına. Şehir söz konusu olunca da sakin denilebilir, ya da sağlıklı. Köy pazarını ziyaret ediyor ve kadınların sattığı yiyeceklere hayran kalıyoruz. Onlar ise köy pazarından çok Teos koyundaki yat limanının şehre hareket getireceğini düşünüyor. Sakin bir hayat sevenler için burası ideal. Heyecan isteyenler barlar sokağı yerine askeri tatbikatlarla idare etmek durumunda. Çevreyi korumak, doğaya zarar vermeden üretmek, verilen zararı telafi etmek adına iyi şeyler de yapılıyor hayatta. Haberimiz olsun demek de bize düşüyor.

Aslında ben 10 saat tren yolculuğunu göze alıp günü birliğine Eskişehir'e Kadın Kitapları Fuarı'na gitmeseydim, yine güncel konulara dalar, bunlara da yer veremezdim ya. Bu gezileri şuna benzetiyorum: Hani üfleyince tüyleri uçan bir kır çiçeği vardır, rüzgara karşı üfler, dilek dilersiniz. Ben de koşuşup duruyorum, kır çiçeklerini üflüyor, tüylerinin rüzgarda uçmasına bakıyor ve fikir ve bilgi paylaşmamızın umuda dönüşmesini diliyorum. Rüzgarla başlayıp rüzgarla bitiriyorum.