İzaha muhtaç

Pazartesi, 30 Mart 2015 - 05:00

Ateşkes başka, çatışmasızlık başka.
Hele, silahlı unsurların ülkeyi terketmesi başka, silah bırakmak bambaşka.
Şimdi biz bunların neresindeyiz ve nereye varmak istiyoruz?
Daha doğrusu rıza göstereceğimiz nokta hangisi?
* * *
Kürt sorunu başka, terör başka. Zaten sorun başka, hak ihlali başka.
Ama unutmayın ki hak-hukuk ve eşitlik başka, imtiyaz istemek bambaşka.
Şimdi biz bunların neresindeyiz ve acilen çözmek istediğimiz hangisi?
Önem sırasına göre...

[[HAFTAYA]]

* * *
Özetlersek...
Kürt Siyasi Hareketi’nin talepleri nedir, Kürt Halkı’nın talepleri nedir?
Hangileri mümkündür, hangileri değildir.
Bunların tane tane anlatılması lazım...
“Kürt Sorunu yoktur” deyip kökten kesip atmak, bütün müzakereleri anlamsız kılar ki çatışmasızlık ortamı bile hiçbir mantıkla izah edilemez.
Öyle ya...
“Terör neden vardı, şimdi neden durdu” diye sorarlar bize.
* * *
Çatışmasızlık ortamı bize yetebilir ama Kandil’e ve İmralı’ya yetmez.
Yetmiyor.
Muhatabımız Kürt Halkı olsaydı, kapı kapı gezer, milyonlarca Kürdün fikrini sorabilirdik.
- Ne istiyorsunuz?
Ama muhatabımız Kandil ve İmralı’dır.
Ve muhatabımızı kendimiz seçmişizdir.
Bizatihi devlet seçmiştir.
Esasen “senin Kürdün Mehmet Metiner’dir” diyerek kendi bünyesinde bile bölücülük yapanlarla muhatap olmak, sanki daha mı iyiydi?