İzdivaçtan vazgeçti

Salı, 07 Kasım 2017 - 05:00

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) ceza verdi ve format değişti. Hande Ataizi artık stüdyosunda ağırladığı konuklarını yarıştıracak. Bu, bilgi yarışması tarzında bir format. Program muhtemel yanıtlar üzerinden izleyiciyi eğlendirmeye çalışacak...



Basit anlaşılabilir bir akışı olacak. Daha önce Zuhal Topal’ın sunduğu programda denenip iyi reyting alan bir bölümden yola çıkılmış. Yine tribünler var ama bu kez herkes yarışın içinde. İzdivaç niyetiyle çıkılan yolda gelinen son nokta budur!

Kaybeden vuruyor

Stok çekim yapan yarışmaların başı dertte. Sonuç itibarıyla hafta sonu finalleri, sonuca kırılan yarışmacı ya da yakınları tarafından sosyal medyada duyuruluyor...

Hâl böyle olunca meselenin tadı kaçıyor. Bu işin son kurbanı “Yemekteyiz” (TV8) isimli program oldu...



Hem haftanın kazananı açıklandı hem de bir iddia ortaya atıldı. Neymiş, “yapım ekibi kimi mutfakları bilerek kirletiyormuş”. Velev ki doğru, yarışmacıların eli süpürge tutmuyor mu kardeşim; bu ne kin?

Misliyle cezaya dikkat

Bana aktaran arkadaşın yalancısıyım. Ama o yalancı değil. RTÜK kademeli bir ceza sistemine geçmiş. Ağır yaptırım ve misliyle ağır yaptırım diye kategorileri var...

Ağır yaptırımda ceza direkt ilgili kanalın reklam gelirlerinden kesiliyor. Mislinde ise işin içine grup gelirleri giriyor...

Program yapanların artık kanunun ince ipi üstünde cambazlık yapması gerekiyor artık. Çünkü bir kanalın cezasını yayın grubuna bağlı her kanal ya da radyo ödeyecek. Fena, çok fena!

Diriliş'e devam!

“Diriliş Osman” geliyor. Ekranın en çok izlenen dizisi “Diriliş Ertuğrul” belli ki zirveyi kimseye teslim etmeyecek...

TRT 1’in dizisi dönem dizileri içinde gönül işlerini filan eksen almayarak doğru bir kurguyla ciddi kitlelere ulaştı...



Aynı aritmetikle devam edeceğini duymuş olduk. Ertuğrul gidip Osman gelecek. Yapımcı ve proje sahibi Mehmet Bozdağ kamu kanalına izleyici çekmenin formülünü çözdü, bu çok net!

Eğer ki yakında vizyona girecek olan yeni dizisi “Mehmetçik Kut’ül Amare” de aynı rüzgarı yakalarsa, dönem dizilerinin sorulacağı adres netleşmiş olur!

Boşansınlar da görelim...

“Çocuklar Duymasın” (Kanal D) dizinin önceki akşam yayınlanan bölümü bana biraz kendini tekrar gibi geldi... Haluk ile Meltem’in daha önce de birkaç kez ayrılmaya karar verdiğini izlemiştik. Sonunda hep barıştılar...

Muhtemel yine öyle olacak. O değil de senarist olsam bu çifti gerçekten boşardım. Malum dizide her hafta gündelik yaşamı neden ve sonuçlarıyla anlatma ve tespit çıkarma çabası var...



Boşanmış ailelerin gündelik yaşamı, çekilen sıkıntılar, hüsranlar ya da artık neyse bu konularla işi çıkmaz sokaktan çıkarmış da olabilirdim...

Hani hayattaki sonlar hep de mutlu değil. Ya da bazı mutlu sonlar hiç düşünmediğimiz yerlerden gelebiliyor!

Demek ki neymiş?

Şener Şen’in Çınar Oskay’a verdiği röportajı okudum. Büyük ustanın film seçkisini kendinde kendisinin de bilmediği yönlerini ortaya çıkarmak ekseninde yaptığını öğrendim...



Bu da demektir ki, Şener Şen’in tercihinde “ille de komedi yapmak gerekiyor” diye bir cendereye sıkışmışlık yok...

Yani özetle “hep aynı yönetmenle çalıştığı için Şener Şen mizahından 10 yıl mahrum kalmak” diye bir şey de yok...

Bırakalım da topluma neyi, kiminle anlatacağına ustanın kendisi karar versin. Nokta!

 
Yandex.Metrica