İzmir'de önce bariyer, sonra Valilik'ten yasak

İzmir'deki Ege Üniversitesi'nde ülkücü öğrenci Çakıroğlu'nun öldürüldüğü kafe yıkılırken, öğrencilerin eylem alanı olarak kullandığı bölge de sac bariyerlerle çevrildi. Bunun ardından bir dev İzmir Valiliği'nden 'basın açıklaması' yasağı getirildi

İzmir'de önce bariyer, sonra Valilik'ten yasak

İzmir’deki Ege Üniversitesi Kampüsü’nde, ülkücü öğrenci Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun öldürüldüğü kafe yıkılırken, öğrenciler tarafından eylem alanı olarak kullanılan bölge sac bariyerle çevrildi. Bariyerleri protesto eden grup ile güvenlik güçleri arasında çıkan gerginlikte bir öğrenci gözaltına alındı

OKULDA BASIN AÇIKLAMASI VE YÜRÜYÜŞ YASAĞI


20 Şubat Cuma günü, Ege Üniversitesi Kampüsü Edebiyat Fakültesi önündeki Ege Kafe’de, Ege Üniversitesi Ülkü Ocakları Başkanı ve Tarih Bölümü 4. Sınıf öğrencisi Fırat Yılmaz Çakıroğlu (22) öldürülmüş ve olayın ardından kampüs içerisinde sıkı güvenlik önlemi alınmıştı.

Ege Üniversitesi Senatosu kararıyla kampüs içerisinde basın açıklaması ve yürüyüş yapmak yasaklandı. Yasağa rağmen, Edebiyat Fakültesi önünde değişik görüşlere sahip öğrenciler çeşitli eylemler yapmış 19 kişi de gözaltına alınmıştı.



Geçen perşembe ve cuma günleri, Edebiyat Fakültesi önündeki Ege Kafe yanındaki alanda toplanan bir grup kız öğrenci, kadın cinayetlerini protesto etmek istemişti. Ağaçlara balon ve afiş asarak halay çeken, voleybol oynayan kız öğrencilere üniversitenin özel güvenlik görevlileri müdahale etmiş, balonları patlatmıştı. Polisin dağılmasını istediği grupla bir süre sözlü tartışma yaşanmıştı. Üniversite yönetimi, öğrencilerin yasağa rağmen basın açıklaması ve eylem yapmaya devam etmesi üzerine, eylem yapılan yeşillik alanı hafta sonu iki metre yükseklikte saclarla çevirterek öğrencilerin alana girişi kapatıldı.

BİR ÖĞRENCİ GÖZALTINA ALINDI

Bu arada, söz konusu alanın Ege Üniversitesi Senatosu tarafından inşaat alanı olarak kabul edildiği öğrenildi.

Pazartesi günü ders başı yapıp okula gelen öğrenciler daha önce kullandıkları yeşil alanın saçlarla çevrili olduğunu görünce şaşkınlık yaşadı.

Saçlarla çevrili alanın üzerine de ’İnşaat alanına girmek tehlikeli ve yasaktır’ yazıldığı görüldü. Alanın saclarla çevrilmesini protesto eden bazı öğrenciler sacları tekmelemeye ve yumruklamaya başladı. Polisin müdahale ettiği grupta bir öğrenci gözaltına alındı.



BİR YASAK DA VALİLİK'TEN

Bu haberlerin ardından İzmir'den bir yasak haberi daha geldi. Bu kez İzmir Valiliği, il sınırları içerisinde gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılacak basın açıklamaları ile benzeri faaliyetlerle ilgili bir karar açıkladı. Karara göre, siyasi partiler, sendikalar, dernekler ve sivil toplum örgütleri başka bir siyasi parti, sendika, dernek ve sivil toplum örgütüne ait bina önünde basın açıklaması yapamayacaklar.

İzmir Valiliği tarafından İzmir sınırları içerisinde gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılacak basın açıklamaları ile benzeri faaliyetlerle ilgili karar açıklandı. İzmir il sınırları içerisinde gerçek ve tüzel kişilerin sorumlulukları ile genel kolluk görevlilerinin görev ve yetkilerini kapsadığı belirtilen kararın, 2709 sayılı T.C. Anayasası, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ile İçişleri Bakanlığının 2 Kasım 2012 tarih ve 2012/64 sayılı Genelgesinin ilgili maddelerine dayanılarak hazırlandığı bildirildi.

Kararda açıklanan genel esaslar bölümünde şu ifadelere yer verildi: “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti kapsamında, kanunun suç saymadığı eylemler ile ilgili açık ve kapalı yerlerde basına veya belirli bir topluluğa yapılan açıklamalar temel hak ve özgürlükler arasında yer almaktadır. Toplumsal yaşamın vazgeçilmez bir unsuru haline dönüşen bu hak, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere bütün demokratik anayasalarda güvence altına alınmış ve gerektiğinde de kanunla sınırlandırılabileceği ilke olarak kabul edilmiştir. Anayasanın 25, 26 ve 34. maddeleri ile temel esasları belirlenen düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti; gerçek ve tüzel kişiler tarafından basın açıklamaları adı altında kullanılırken kamu düzenini bozan, çevre ve gürültü kirliliğine yol açan, halkın günlük yaşamını zorlaştıran, zorunlu ihtiyaçların karşılanmasını, huzur ve sükunu engelleyen/bozan faaliyetler olarak da cereyan etmektedir. Temel hak ve özgürlükler ile kamu düzeninin korunması ve uygulamada yeknesaklığın sağlanması amacıyla basın açıklamalarında uyulması gereken esaslar belirtilmiştir.”

BAŞKA PARTİ BİNASI ÖNÜNDE AÇIKLAMA YAPILMAYACAK

Valiliğin yayınladığı kararda uyulması gereken esaslar şu şekilde sıralandı: “Kamuoyu oluşturmak, düşünceyi açıklamak ve yaymak amacıyla; şiddet içermeyen, kamu düzeni bozmayan, gürültü ve çevre kirliliğine yol açmayan, yaya ve araç trafiğine engel olmayacak sayıda katılımla gerçekleştirilen ve makul sürede tamamlanan sözlü ve yazılı açıklamalar basın açıklaması olarak değerlendirilecektir. Siyasi partiler, sendikalar, dernekler ve sivil toplum örgütleri başka bir siyasi parti, sendika, dernek ve sivil toplum örgütüne ait bina önünde basın açıklaması yapamazlar.”

İDARİ PARA CEZASI

Açıklamada, karara uymayanlara, eylemleri başka bir suç oluşturmadığı takdirde 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu 11/C ve 66. maddelerinin ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 32. maddesi hükmü uyarınca idari para cezası uygulanacağı ve kararı İzmir Valisinin yürüttüğü ifade edildi.