'Kaderi devlet yazıyor'

Türkiye'nin yüreği, Zonguldak'ta maden ocağında mahsur kalan 30 işçiden gelen kara haberle yandı

Cuma, 21 Mayıs 2010 - 05:00

'Kaderi devlet yazıyor'

Zonguldak Kilimli’de Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun Karadon Müessese Müdürlüğü’ne ait kömür ocağında geçen pazartesi günü meydana gelen grizu patlamasında göçük altında kalan 30 madenciden 28’inin cesedine dün sabah ulaşıldı. 3 gündür süren umutlu bekleyişin sonunda maalesef kara haber geldi.

‘ÖNCE İNSAN’ YALANI

Madenlerde meydana gelen ölümlü kazalarda Dünya üçüncüsü, Avrupa birincisi olma ünvanını elinde bulunduran Türkiye’nin sabıkasına bakınca yaşadığımız korkunç acı ne yazık ki ‘sıradan’ bir olay. Maden ocaklarının girişlerine asılı “Önce İnsan” yazılı tabelalar, acı gerçekler karşısında iki yüzlü bir ifade olarak kalıyor.

ACI TEPKİYİ ARTTIRDI

Önceki gün maden ocağını ziyaret eden Başbakan Erdoğan’ın “Bu mesleği seçenler, başlarına gelecekleri bilerek bu işe girerler. Madenciliğin kaderinde maalesef bu var” şeklindeki sözleri de bu kara tabloyu kabullenişin bir ifadesiydi. Bu ‘kaderci’ ifade toplumun büyük kesiminde tepki çekti. Maden ocağından ‘mucize’ beklerken gelen ‘kara haber’ önceki günkü sözlere olan tepkiyi daha da arttırdı:

KESK Genel Başkanı Sami Evren: “Kimse maden ve iş kazalarını kader gibi göstermemelidir. Grizu patlamalarının yoğun olarak yaşandığı ülkelerde standartların düşük olduğunu görüyoruz. Zonguldak patlamasının arkasında da daha önce Balıkesir’de, Tuzla Tersaneleri’nde olduğu gibi yine taşeronluk sistemi var. 21. yüzyıldayız. İşçi ölümlerinin önünü alamıyoruz. Çünkü olanları kader gibi gören bir siyasi iktidar tarafından yönetiliyoruz.”

Türk Metal Genel Başkanı Pervul Kavlak: “Hepimiz şunu çok iyi biliyoruz ki bu maden işçileri güvencesiz ve güvenliksiz çalışmaya mecbur oldukları için hayatlarını kaybettiler.”

Belediye-İş Genel Başkanı Nihat Yurdakul: “Emekçiler, başta madencilik olmak üzere birçok iş kolunda taşeronlaşmanın, güvencesiz, sendikasız ve denetimsiz çalışmanın bedelini canlarıyla ödemektedir. Bilim insanları iş kazalarının yüzde 95’inin önlenebilir olduğunu söylemesine rağmen ülkemiz yetkililerinin adeta kulakları sağır, gözleri kördür.”

HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Salim Uslu: “İş sağlığı ve güvenliği konusundaki ihmallerin, eksikliklerin ve hataların faturası doğrudan ölümdür. Son beş ay içerisinde Bursa, Balıkesir ve şimdi de Zonguldak’ta yaşanan maden kazaları bunu bir kez daha göstermiştir.”

CHP Genel Başkan Adayı Kemal Kılıçdaroğlu: “Ölüm bu mesleğin kaderi değildir. Çağdaş yönetimlerde önce risklere bakılır, olası riskler değerlendirilir. Ona göre önlemler alınır, işçiler eğitilir, ondan sonra üretime başlanır. Bu, dünyanın her tarafında böyledir. Ama maalesef biz işçileri doğrudan yer altına indiriyoruz, olası riskler hiç değerlendirilmiyor.”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “İşletmeye ve kâra yatırım yapmaktan önce insan sağlığına yatırım yapmanın şart olduğu bu meslek kolunda işçi sağlığı ve iş güvenliği mutlaka önceliğe alınmalıdır.”

YERALTINDA CAN PAZARI

Türkiye’de 1983-2009 yılları arasında 13 büyük maden kazası yaşandı. Bunlardan 10’una grizu neden oldu. Kazalardan 2’si göçük, 1’i de yangın nedeniyle meydana geldi.

- Türkiye’nin en büyük grizu faciası 3 Mart 1992’de oldu. TTK Zonguldak Kozlu Müessesesi’ndeki grizu faciasında 263 madenci öldü.

- 7 Mart 1983’de TTK Armutçuk Müessesesi’nde meydana gelen grizu faciası 103 can aldı.

- 10 Nisan 1987’de TTK Kozlu Müessesesi’nde meydana gelen göçükte 10 maden işçisi yaşamını yitirdi.

- 31 Ocak 1987’de TTK Kozlu Müessesesi’ndeki göçük 8 can aldı.

- 31 Ocak 1990’da TTK Amasra Müessesesi’ndeki grizu faciasında 5 işçi öldü.

2