Kadıköy'de dev Alevi mitingi

Kadıköy İskele Meydanı'nda, polis kayıtlarına göre 40 bin Alevi, “ayrımcılığa karşı” miting düzenledi

Kadıköy'de dev Alevi mitingi

Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Derneği ve çeşitli Alevi örgütleri üyeleri, Kadıköy’deki İskele Meydanı’nda "Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı" miting yaptı.

Mitinge katılanlar saat 11.00’de alışveriş merkezi Tepe Nautilus önünde toplandı. Başlarında "Medet Ya Ali" yazılı bantlar takılı olan kalabalık grup, slogan atarak, ıslık ve zılgıtlar ile miting alanına doğru yürüyüşe başladı.saat 11.45’de Kadıköy Meydanı’na doğru yürüdü. Grup "Sevgi Bizim Dinimizdir", "Madımak Müze Olsun", "Zorunlu Din Dersleri Kaldırılsın", "Cem Evleri İbadethanemizdir", "Diyanet Kaldırılsın" yazılı pankart ve dövizler taşıdı.

GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ

Geniş güvenlik önlemleri alınan miting nedeniyle, Rıhtım Caddesi ile Kadıköy’e inen cadde ve sokaklar trafiğe kapalı tutuldu. Mitinge gelenlerin önünde yürüyen Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız, gazetecilerin soruları üzerine "Mahşeri bir kalabalık olacak. 1 milyon kişinin katılımını bekliyoruz" dedi.

Grup saat 12.30 sıralarında mitingin yapılacağı meydana geldi. Konuşmalardan önce beyaz güvercinler uçuruldu, konuşmaların ardından Sebahat Akkiraz, Sevval Sam, Ferhat Tunç konser verdi. Polis kayıtlarına göre mitinge 40 bin kişi katıldı.

'HAK ARAMANIN TEK YOLU ÖRGÜTLENMEK'
Ali Balkız, konuşmasında geçen yıl Ankara’da düzenlenen mitingde dile getirdikleri isteklerinin yerine getirilmediğini söyledi. Bu dünya düzeninde hak aramanın tek yolunun örgütlenmekten geçtiğini belirten Ali Balkız, AK Parti’nin bir Alevi Çalıştayı başlattığını hatırlattı. Ali Balkız, 3 Haziran 2009'da düzenlenen bu çalıştaya 35 Alevi örgüt temsilcisi ile birlikte katıldıklarını ve taleplerini birleştirerek Diyanetten Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Çelik’e sunduklarını anlattı.

“Alevilik insanın içinde midir dışında mı?” diye bizi bir kavganın içine çekmeye çalışıyorlar” diyen Ali Balkız, “Sana ne benim alevilikten ne anladığımdan, sana ne” dedi. Ali Balkız, “Sayın Başbakan’a şunu söylemek isteriz, bu iş kapalı kapılar arkasında olabilecek bir iş değil. Hele hele Dolmabahçe yöntemleriyle çözülebilecek bir iş asla değildir. Biz Dolmabahçe'ye gelip görüşecek kesimler değiliz. Olmadık, olmayacağız. Biz meydanlarda konuşacağız.

İstanbul’da yaşayan Aleviler'e seslenen Ali Balkız, “Burada Şahkulu var, Karacaahmet var, bunlar Osmanlı döneminden kalma. Atalarımızdan kalma bizim mekanlarımız, dergahlarımız. Buradaki dostlarımız, dernek yöneticilerimiz ve vakıf yöneticilerimiz kirada oturuyorlar. Hangi caminin cemaati oraya kirayla girip çıkıyor, Hacıbektaş’ta olduğu gibi içeriye girerken bilet alıp giriyor. Bu ne biçim dünya, bu ne biçim hak, bu ne biçim hukuksuzluk” diye konuştu.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Fevzi Gümüş de yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Biz kendisine ayrılan ödenek ile 8 bakanlığı bütçesini geride bırakan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kaldırılmasını istiyoruz. Diyanet laik bir devlette olmaması gereken bir kurumdur. Devlet inançlara eşit mesafede olmalıdır. Bizler alevi köyleri ve mapallelerine cami yapılmasına, Alevi çocuklarının asimilasyonuna hizmet eden zorunlu din deslerine de karşıyız. Çünki zorunlu din deslerinin insan hak ve özgürlüklerine aykırı olduğuna hem iç hukukta hem de AİHM'de karar verilmiştir. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Tunceli'de cemevi ziyaretine ayakkabı çıkararak girmesi kimi çevrelerce alkışlandı. Ama Cumhurbaşkanı bilmelidir ki cemevine saygının ilk koşulu Aleviler'in ibadet yerini tanımaktır”

Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Tekin Özdil de,şöyle konuştu:

“Bu gün ben Alevi'yim diyen cümlemiz siyasi dilenciliğe ve pazarlığa çevrilmeyi reddediyoruz. Dilencileştirilerek sözde bize kulak verilmiş gibi yapılarak siyaset sahnesinden kovulmayı reddediyoruz. Görün işte siyaset biziz ve buradayız. Daha dün bizi terörist ilan edenleri, sesini çıkaranları şaklaban ilan edenleri yanlarına alıp polis kordonları altında cekevlerimizi ziyaret ediyorlar. Cemevi gönül evidir. Sizin girdiğiniz yerse dört duvardır. Bu sesi herkes duysun. Eşitlik isteyenleri, ayrımcılığa hayır diyenleri, bu gün burada toplanan ülkemizin lanetlenmiş, ama güzel, ama yürekli insanlarının sesini siyasetin karanlık dehlizlerinde boğmak isteyen herkes duysun. Gücümüzü herkes görsün. Vazgeçin artık şu inkar politikasından. Asimilasyon insanlık suçudur, diyenler, bizi sünnileştirmek çabasından artık vazgeçin” diye konuştu.

M. Akif ERDEM/İSTANBUL, (DHA)