"Kadın aldatır, erkek suçlanır"

Murat Ünalan çiçeği burnunda bir yazar. İlk kitabında da bir grup çiftin ilişki meselelerini mercek altına aldı. Kitabın adı 'Kadın İstediğinde Seks, Erkek İstediğinde Evlilik Olur'

26 Mart 2011, Cumartesi 05:00
A A

RÖPORTAJ: SAYIM ÇINAR

sayimc@superonline.com

Kadın-erkek arasındaki kaçıp kovalamaca Adem ve Havva’dan beri var. Roller ne kadar değişti Murat Bey?

Kaçıp kovalamaca terimini, kovalanan ve kovalayan olarak düzeltmek istiyorum. İlişkileri bir çembere benzetiyorum. Gerek ilişkinin içinde gerekse başlangıcında, kovalayan ve kovalanan sürekli değişir. Hep bir taraf önde, diğer taraf arkada. Kaçanın ve kovalayanın hep yer değiştirdiği bir ilişkide, koşuşturma başa dönerek yenilenir. Birbirlerini yakaladıkları çok kısa sürelerde çiftler mutluluğu bulur. Sanırım bu kovalama işi, yaş ile alakalı olarak sonlanıyor. Altmışlı yaşlarda artık çember üzerinde birlikte hareket eder çiftler.

Eğlenceli bir üslupla kaleme aldığınız ‘Kadın İstediğinde Seks Erkek İstediğinde Evlilik Olur’ adlı kitapta 30’lu yaşlardaki bir grup çiftin ilişki meselelerini mercek altına alıyorsunuz. Bu ilişkilerde ne kadar varsınız?

Kitaptaki olaylar yaşanmış, kişiler de gerçek. Konuşmalar bile, yaşadıklarım. Bu cesaret isteyen bir şey. Bende de yeteri kadar cesaret var. İnsanın yaşadıklarını kitap haline getirmesi kolay bir karar değil. Hele bir de yapılan hataları, doğruları ve düşünceleri açıklıkla yazmak, yazarın özgüveninin de çok yüksek olmasını gerektiriyor. Kitaptaki karakterlerden 4’ü benim. Aldattım ve aldatıldım. Yakalandım ve yakaladım. Bu duyguların hepsini yaşadım.

“Bütün silahlar kadının elinde”

Kadının en büyük silahı cinsel cazibesi mi?

Dünyanın her yerinde, kadın, cazibesini gerektiğinde kullanır. Bunda da yadırgayacak bir şey yok. Kısa süreli bir ilişki istiyorlarsa, tabii ki cinselliklerini kullanacaklar. Bizler buna kanıyorsak, sonradan da kalkıp “Kadınların silahı cinsel cazibeleri” dememeliyiz. Kadınların bir çok silahı var. Cinsellik de bunlardan biri. Erkeklerin o kadar fazla silahı yok maalesef. Tek silahımız evlilik, o da olana kadar. Evlendikten sonra top gene kadınlarda.

Aldatılan erkekle, aldatılan kadının tepkisi ne kadar farklı olur?

Çağlardan beri erkeğin aldatması kanıksanmıştır. Kadın da bilir bunu, aynı hikayeleri dinlemiştir çünkü. İhanete uğradığında sert tepki verse bile, affedebilir. Bu da normal karşılanır. Kadının aldatması ise düşünülemez bile. Kadın aldatamaz. Aldatsa da erkek bunu anlayamaz. Kadının böyle bir şeye ihtiyaç duyması anlaşılır bir şey değildir bizim için.

Peki asıl suçlu aslında kim? Aldatan kadın mı, bir şekilde aldatılmayı hak eden erkek mi?

Her şekilde toplumumuzda erkek, suçlu çıkar. Aldatan erkek ‘tu kaka’dır. ‘Gül gibi kadına bunu nasıl yapar’ diye her türlü hakarete maruz kalır. Oysa aldatan kadın olduğunda, mutlaka mantıklı bir bahane, bir sebep aranır. Kadının karşılanamayan ihtiyaçları vardır, başkasının ilgisine muhtaç kalmıştır. Hak etmiştir erkek. Peki erkeğin ihtiyaçları yok mu? Biz, hep hayvanca seks için mi aldatırız? Evet, çoğu zaman öyledir, ama o da bir ihtiyaç değil mi? Sonuçta, kadın da aldatsa, suç yine erkeğe kalır.

Neden bu kitabı yazma ihtiyacını duydunuz?

İlişkilerde yaşanan, düşünülen ama konuşulmayan gerçekler var. Ben bunları açıkça ifade etmek istedim. Sanırım epey de açık oldu.

 Kadın-erkek arasındaki aşk oyunlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu oyunlara gerek yok. O zaman, dediğiniz gibi sadece ‘oyun’ oluyor. Gerçeklerden ve gerçek kendimizden uzaklaşıyoruz. İsteğimiz başka ama bunu direk ifade etmek yerine, bin türlü dolap çevirmeye çalışıyoruz. Aklımızdan geçenlerle, ağzımızdan çıkanlar uyuştuğu zaman, herkes daha rahat eder.

Sizin için aşk ne ifade ediyor?

Çok klasik olabilir ama gerçekten sırtınızı dayayabilecek kadar güven duyduğunuz, rahatlıkla her konuyu keyifle tartışabildiğiniz, karşı tarafın da sizin kadar açık ve net olduğunu bildiğiniz, konuşmasından keyif aldığınız, aynı havluyu ya da diş fırçasını kullanmaktan çekinmeyeceğiniz, yatakta son derece zevk alıp sürekli sevişme isteği duyduğunuz, hep sesini duyma ihtiyacı hissettiğiniz birini bulursanız, onu sakın kaçırmayın. Çünkü siz aşıksınızdır artık.

“Eşim kitabımı çok açık buldu”

Eşiniz Hilal Saral ‘Fatmagül’ün Suçu Ne’ adlı dizinin yönetmeni. Kitabınıza ne tepki gösterdi?

Düşünceleri benim için çok önemliydi. Kitabın kurgusunu, akıcı dilini beğendi. İçeriğini de çok açık buldu. Yaşadıklarımı evlenmeden önce ona anlattığım için o konulara değinmedi bile.

 Bu romanın devamı gelecek mi?

Evet. Evlilikler, boşanmalar ve aldatmalar devam ediyor. İkinci kitapta, aldatmanın sadece bedenle ilgili olmadığını göreceğiz. Söylediğiniz yalanlar da birer aldatma. Hatta düşünceler, bazen, fiziksel aldatmadan daha fazla acı veriyor. İkinci kitapta yine yaşanmış olaylar üzerinden bunları göreceğiz.

(19.03.2011 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)

3

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;