Kadumi ve hapisteki 60 gazeteciyle New York'tayım

Cuma, 22 Kasım 2013 - 05:00

Türkiye’de hapisteki 60 gazeteci, Suriye’de kayıp olan meslektaşımız Başar Kadumi ve öldürülen Hrant Dink ile New York’tayım. İşte ayrıntılar… Merkezi New York’ta bulunan Gazetecileri Koruma Komitesi’nin (CPJ) vereceği Uluslararası Basın Özgürlüğü Ödülü’nü almak için New York’tayım.

Benimle birlikte Mısır’dan Besim Yusuf, Ekvador’dan Janet Hinostroza ve Vietnam’dan Nguyen Van Hai (şu anda hapiste) ödül aldı. Ödül alanların geldikleri ülkelere bakın; Türkiye, Mısır, Vietnam ve Ekvador. Bir uçağa bindiğinizi düşünün, Türkiye yani Avrupa’nın sınırından yola çıkın, Mısır’a gidin.

Oradan doğuya doğru yol alın Asya kıtasına Vietnam’a ulaşın. Sonra okyanusu aşın ve Amerika kıtasındaki Ekvador’a vardığınızda dünyanın etrafında tam bir tur atmış oluyorsunuz.

İşte bu tur bize ifade ve basın özgürlüğü konusunun küresel bir sorun olduğunu gösteriyor.

Dünyada büyüyen sorun

İskandinav ülkeleri ve bazı Avrupa ülkeleri hariç, artık tüm dünyada basın özgürlüğü ihlalleri gitgide büyüyen bir problem haline geliyor. Demokrasisiyle övünen ve düşünce özgürlüğü savunucusu İngiltere’de bile gazeteciler ‘terörist’ suçlamasının eşiğinde. Türkiye’nin bu tablodaki yeri ise çok özel. Yani dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan bir şekilde 60 gazeteci şu an hapiste. Tutuklu olan bu gazetecilerin bir kısmı artık ağır cezalar verilerek hükümlü hale getiriliyor. Tüm bunların sorumlusu siyasi iktidar ise “Yargı bağımsızdır, verdiği kararlara karışamayız” savunmasına sığınıyor.

Kalabalık bir ekibiz

Amerika’da bir hafta boyunca bunları konuşuyor olacağım. Yalnızca New York’taki meslektaşlarımla değil Washington’da Beyaz Saray’da ve Amerika Dışişleri Bakanlığı’nda da üst düzey bürokratlarla görüşeceğim. Örneğin Avrupa ve Avrasya ilişkilerinden sorumlu Victoria Nuland bu isimlerden birisi. Öte yandan ABD Başkanı Obama’nın danışmanları ile de görüşeceğiz. Beyaz Saray’dan insan hakları ile Ortadoğu ve Asya ile Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu bölgelerden sorumlu beş danışman ile toplantı yapacağız. Eğer bir değişiklik olmazsa Dışişleri Bakanı John Kerry ile görüşme de programda. Ama ben buraya yalnız gelmedim. Türkiye’deki cezaevlerinde tutuklu bulunan 60 gazeteci arkadaşım yanımda, beynimde, yüreğimde. Suriye’de kaybolan ve iki yıldır haber alınamayan Başar Kadumi ile Mısır’da darbe hükümetinin tutukladığı TRT’den Metin Turan da yanımda. İşsiz bırakılan, Hrant Dink dahil öldürülen meslektaşlarım da yanımda. Anlayacağınız kalabalık bir ekibiz… Onların isimleri de Dışişleri Bakanlığı’nda ve Beyaz Saray odalarında anılacak. Kaderleri birbirinden ayrılmayan, haksızlığın, otoriter yönetimlerin kurban seçtiği gazeteciler olarak buradayız.