Kafein detoksu

Pazar, 23 Mayıs 2010 - 05:00

Kafeine bağımlı olup olmadığınızı anlayın ve de detokslanmanın en iyi yolunu!

Kafein en çok uykunuzu kaçırma özelliği içeren uyarıcı olarak bilinir. Bir kere tüketildiğinde vücudunuz tarafından emilir ve kan dolaşımınıza aktarılır. İçecek olarak tüketildiğinde 5 dakika içerisinde bütün dokularınıza ulaşmaya başlar.

Kafeinin etkileri tüketildikten kısa bir süre sonra zirveye ulaşır. Kafeinin etkileri nelerdir? Çoğunuz için bu tanıdık gelebilir: Göz bebeği büyümesi, terleme, kalp çarpıntısı, kas gerilmesi ve kan damarlarının daralması.

Eğer düzenli olarak günde 350 mg’dan fazla kafein kullanıyorsanız fiziksel olarak bağımlı olabilirsiniz. Yani eğer kafein kullanmazsanız, aşağıdaki belirtilerde azalma hissedeceksiniz:

- Baş ağrısı

- Yorgunluk

- Endişe

- Sinirlilik

- Konsantrasyon güçlüğü

İdeal kafein dozu günlük 200-300 mg’dır. İşte kafein tüketiminizi ölçmek için iyi bir hesap: Bir fincan kahve 100-200 mg kafein içerir, bir fincan çay ise 40-120 mg arası kafein içerir ve soda ise 20-80 mg kafein içerir. Kafein alımınızı değerlendirin. Bağımlı mısınız? Eğer öyleyse toksinlerden arınmanın tam zamanı.

Birinci hafta: Detoks

Kendinizi kafeinden vazgeçirmek isteyeceksiniz- uyuşturucuyu birden kesmek iyi bir seçenek değildir!

Bu yolları takip edin:

- Günlük kafein tüketiminizi 200 mg’la sınırlayın (iki fincan kahveye eşdeğer)

- İlk gününüzde, baş ağrınız başlayana kadar kafein içeren içeceğinizi içmeyi erteleyin.

- Kafein içeren ağrı kesicilerden sakının.

- Baş ağrılarınızı geçirmek için ibuprofen ve su kullanın.

İkinci hafta: Enerjinizi artırın

Kendinizi canlandırın! Beslenmenizde değişiklikler yapın ve bu önerdiğimiz besinleri ekleyin:

- Buzlu yeşil çay için; kahvede bulunan kafeinin çeyreği kadar kafein içerir.

- B vitamini veya nohut, ıspanak ve tam tahıllı gevrekler gibi B vitamini içeren yiyecekleri deneyin; size enerji verecekler.

Üçüncü hafta: Yan etkileri azaltın

Karşılaşabileceğiniz yan etkilerin bazılarıyla başa çıkmak için bu reçeteleri deneyin

- Sıcak içecekler: Rooibos çayı kafein içermez ve kafeini bıraktığınızdaki gerginlik halini rahatlatır.

- Soğuk içecekler: Karnıyarık otuyla rahatlayın bağırsaklarınızı temizler ve düzenli olarak tuvalete çıkmanıza yardımcı olur.

Dördüncü hafta: Gizli kafeinden uzak durun

- Kafeinsiz kahve kullandığınızda kafeinin en az yüzde 97’sinin ortadan kalktığını unutmayın.

- Bütün üreticiler kafein içeriğini bildirmek zorunda değildir.

- Enerji kelimesi içeren ürünlerden uzak durun. Enerji=kafein!

- Dondurma, çikolata ve enerji içeceklerinde bulunan gizli kafeine karşı dikkatli olun.

5 ADIMDA VÜCUDUNUZU STRESE KARŞI KUVVETLENDİRİN

Stres kaçınılmazdır ancak hayatınızı ele geçirmesi veya sağlığınızı mahvetmesine gerek yok. Stresin yan etkilerine karşı kendinizi korumaya yönelik tedbirinizi önceden alın. Bu 5 adımı günlük yaşantınıza dahil edin.

1. Beslenme: C vitamini bakımından zengin yiyecekler yiyin. C vitamini bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirir ve stresin kendini gösterdiği iltihabi reaksiyonları azaltır.

2. Egzersiz: Sizi rahatlatır.

3. Aromaterapi: Lavanta, dopamin ve seretonin seviyelerini artırır.

4. Bağışıklığa destek: Günlük multivitamin kullanın. A, C ve E, B kompleks vitaminleri, magnezyum ve çinko alın.

5. Sayılarınızı bilin: Kilonuzu, kolesterol seviyelerinizi ve tansiyonunuzu bilin.

Yaşlandıkça neden dengemizi kaybederiz?

Yaşlandıkça düşmelere karşı daha hassas hale geliriz çünkü yaşlandıkça dengemizi kaybederiz. Nasıl mı? Kulaklarımızdaki yarı dairesel kanallar, içinde taşlar yüzen yoğun yapışkan sıvıyla doludur. Döndüğünüz zaman bu taşlar yavaşça hareket eder ve kulaklarınızdaki sinirler bu hareketi hisseder. Fakat, eğer bu taşlar osteoporotik hale gelmiş veya sinirlerdeki uyarılar dengesizse beyin bu işaretleri harekete dönüştürmek için hızla işlem göremez ve başınız döner.

Sağlıklı Yemek Tarifleri: Badem ve kayısılı tavukla taze fasulye

Tavuk malzemeleri;

- Derisi ve kemikleri alınmış iki parça tavuk göğsü (her biri yaklaşık 110 gr) - 4 kurutulmuş kayısı - 2 baş taze soğan, kıyılmış - 1 çorba kaşığı zeytinyağı

 - 1/8 çay kaşığı tarçın

Taze fasulye malzemeleri; - Taze fasulye - 3 baş taze soğan, ince dilimlenmiş - 1 çorba kaşığı zeytinyağı - 1 çay kaşığı üzüm sirkesi - 1/4 fincan kıyılmış badem - Tuz ve taze dövülmüş karabiber (tercihe bağlı)

Hazırlanışı;

Tavuğu pişirmek için, fırının sıcaklığını 190 C dereceye ayarlayın. Tavuğu cam bir fırın tepsisine yerleştirin. Geri kalan tavuk malzemelerini karıştırın ve bir blendere ya da mutfak robotuna atarak püre yapın. Tavuğu 15-20 dakika pişirin. Bu arada fasulyeyi hazırlamak için, fasulyeyi parlak yeşil ve katı hale gelene kadar buharda pişirin. Zeytinyağı, sirke ve taze soğanla birlikte karıştırın. Bademi ekleyin ve hafifçe karartın; fasulyeyi atın. İstiyorsanız tuz ve biberle tatlandırın. Tavuğun yanında servis yapın.

Çocuklar İçin Beslenme İpuçları

Her 6 Amerikalı çocuktan birinin aşırı kilolu olduğunu biliyor muydunuz? Ve yüzde 80’i de yetişkin olduklarında yine aşırı kilolu olacaklar. Şimdiden başlayın. İyi bir kahvaltı yapan çocukların, kahvaltıyı atlayanlara göre obez olma riski yüzde 30 daha azdır. Yumurta, fıstık ezmesi, az yağlı yoğurt gibi gün içinde daha çok kalori yakmalarına yardımcı olacak enerji kaynağı proteinleri tercih edin.

Ceviz ve balıkta bulunan omega-3 ise bir çocuğun IQ’sunu 10 puan artırabilir. Çocuklarınızı yiyecek etiketlerini okumaya yönlendirin ve çocuğunuz öğlen yemeğini satın alıyorsa, ‘kutu içindeki şekerleme’ olarak adlandırdığım şeyden kaçının... Besin değeri olmayan tercihlere karşı dikkatli olun. Asitli içeceklerden olabildiğince uzak durduklarına emin olun. Çocuğunuzla birlikte bu sağlıklı tercihleri yapabilmek için okul menülerine önceden bakın.

Mit mi Gerçek mi? Omega-3 depresyona iyi gelir

Temel yağ asitleri (balıkta bulunan Omega-3 yağ asitleri gibi) doğum sonrası depresyonu engellemekte yararlıdır. Anne bu temel yağlardan yeterince alamadığında, bebek anneninkini kullanmaya başlar; tabii bu arada annenin vücudunu kendi ihtiyacı olan yağ asitlerinden mahrum bırakır.

Araştırmalar, Omega-3 yağ asitlerinin ruh halini normale döndürmek için zorunlu olduğunu ve balık tüketiminin depresyonun daha düşük seviyelerini, özellikle de doğum sonrası depresyonu engellediğini ortaya koymuştur.

3