Kahramanlar'ın kahramanları kırık!

Pazar, 06 Aralık 2009 - 05:00

Bu köşe, okurlardan gelen yazıları koyup doldurduğumuz bir şarjör değil. O yüzden çok hayati olmadıkça ortak fikirleri kendim dillendirmeyi tercih ediyorum... Yine de Kahramanlar (Show TV) hakkında temsil ettiği meslek gruplarından ciddi itirazlar geldi. En az teknik ve anlaşılır olanı itfaiyecilerdendi. Devlet memuru olduğu için adını veremeyen bir itfaiye eri okurumuzun gönül kırıklığını paylaşmak istedim... “Bir dizi yapıyorsun bu dizideki ana konulardan biri bir meslek grubu ama sen onların hakkında hiçbir araştırma yapmıyorsun, yazık... Yangın çıkıyor olay yerine polis geliyor, sağlık görevlileri geliyor onlar içeri giriyor(!) insanları kurtarıyor, daha ortada itfaiye yok.
Hadi bunu anladım geç kaldık, ya bunlar; Bizim amirlerimizde dövme yoktur, olmaz, bu bir. Bir olay olduğunda görevli memur, amirin odasına gelip olayı bildirmez çünkü alarmlarımız ve ışıklarımız vardır, onlar yanar ve amirimiz de bizler gibi olayı oradan öğrenir, bu iki. (Çünkü bir olay santralimize düştüğü zaman amirimize gidip haber verilecek olan 1 dakika bile bizim için çok önemlidir.) 21. kattaki bir yangında figrasyon (yangın söndürürken kullandığımız su çıkısını bir koldan alıp 3 kola dağıtan bir alet) zemin kata kurulmaz, bu üç... Amirimiz öyle bir yangında merdivene çıkıp insanları kurtarmaya çalışmaz. Bütün ekibi koordine etmek gibi bir görevi olduğundan dikkatini sadece bir yöne veremez, bu da dört”... Sanırım bu kadar teknik bilgiden sonra senaristlerin en azından birkaç gününü istasyonlarda geçirmesi şart oldu; ne dersiniz?..

Özetleri Ertem Şener anlatsın
Ertem Şener, nasıl doğru bir yolda yürüdüğünü Beyaz Şov’da (Kanal D) sergiledi resmen. Ünlü spor spikeri Aşk-ı Memnu dizisini maç anlatır gibi yorumladı... Hayatımda çok az güldüğümü hatırlıyorum böyle. Ertem hakikaten oyunu bitirmiş okeye dönüyor. Bir de bu başarısı bir fikir yaratıyor bende. Acaba dizi özetlerini de anlatır mı? Tadından yenmez vallahi!

HANDE İŞSiZ KALMAZ!
Cumartesi Sürprizi (Show TV), Hande Yener’in kulisine konuk oldu. Hande’nin son albümünde yaşadığı hayal kırıklığı filan anlatıldı. Şarkıcı, geçmişe dönüşün ipuçlarını tekrar verdi. Ama konu bu değil...
Sezen Aksu, Ajda Pekkan ve Zerrin Özer taklitleri konusunda inanılmaz bir yeteneğinin olduğunu gördüm Hande’nin.
Üstelik kuru kuruya bir çaba değil bu. Üç divanın da mimiklerini çok iyi yansıttı...
Albümü iş yapmamış olabilir. Yenisi de tutmayabilir ama şu çok net ki, Hande aç kalmaz.
Bir an önce dört başı mamur bir şov bekliyorum kendisinden!

AYNI ŞARKI iKi DiZiDE!
Hanımın Çiftliği’nde (Kanal D), birkaç yıl önce Show TV’de oynayan Ezo Gelin’in karakteristik parçası Başımın Belası çalıverdi...
Parçanın yorumcusu, aynı zamanda dizi müziklerini de yapan Mazlum Çimen’di.
Aklım bir anda Ezo Gelin’e firar etti. Doğru bir tercih miydi bu?.. Bana göre değildi!

Vallahi dönüyorlar anacığım!
Yaşı kırklara doğru yürüyen kuşak ve daha yaşlılar kolayca hatırlayacaktır. Bir zamanlar bu ülke televizyonunun bir fenomeni vardı; Ziyaretçiler...
V harfiyle sembolize edilen The Visitors oynadığı zamanlarda sokakların boşaldığını biliyorum. Bir de yılan yüzlerinin ortaya çıkışıyla filan, çığlıklar attığımızı. Her güzel şey gibi o da bitti ve zaman aktı gitti...
Ve yine her güzel şeyin başına gelen onun da başına geldi. The Visitors’un yeni versiyonu çekilmeye başlandı.
Kısa dizi kıvamından çıkarılarak ciddi bir periyotta yayınlanmaya başlayacak olan dizi, dünya ülkeleriyle paralel olarak Türkiye’de de vizyona giriyor...
Şimdilik tanıtım ajansı koca bir uzay aracını Türkiye’nin hangi sembolü üstüne koyacağını düşünüyor. Fransa’da Eyfel’in tepesine konmuş mesela...
Neyse. Onlar düşünedursunlar, Dizimax’ta (Digitürk) yayınlanmaya başlayacak olan Ziyaretçiler’in müjdesini vereyim ben de: Valla dönüyorlar anacığım!

TRT’ye ceza yok mu?
Acaba, bu ülkede TRT için ayrı bir RTÜK yasası mı geçerli? Bildiğim kadarıyla başka kanalların yapım fragmanları farklı bir kanalda “tanıtıcı reklam” adı altında yayınlanabiliyor. Buna uymayan kanalların ciddi reklam/maddi cezaları ödediğini yakından biliyorum... Ama TRT1, diğer kanallarının reklamını özgürce yapabiliyor. TRT Şeş, Müzik, Belgesel, Avaz ya da artık her neyse... Peki TRT, reklam ibaresi koymadığı bu fragmanlar için RTÜK payı ödüyor mu? Ödemiyorsa, diğer kanallar niye ödüyor? Anlayan varsa beri gelsin... Bir de adamına göre muamelenin bu kadar sığlaştığı şu zamanlar bir an önce sona ersin!

Takıl popona göre!
Sıklıkla dönen reklamın sloganına gülüyorum. Alt bezi pazarlıyorlar, şarkı sözü ibretlik; Takıl sen popona göre. Peki deyip sıradaki reklama geçiyorum... Acun Ilıcalı almış eline buz dolu kola bardağını bir yudumda hiç ediyor vallahi. Boğazını düşünmüyor mu diyorum. Bir, yakar. İki, dondurur. Üç yatağa serer. Hani para da kurtarmaz... Dedim ya, ibretlik olmuş tüm reklamlar. Allah tüketim kolaylığı versin!

Yandex.Metrica