A. Yavuz Kocaömer

Kamuda engelli kadroları

Pazartesi, 23 Kasım 2009 - 05:00

Kısa bir süre önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan bütçe görüşmeleri sırasında, kamuda engelliler için mevcut olan 48 bin 549 kadrodan sadece 10 bin 357’sinin doldurulduğu belirtildi. Boş olan 38 bin 192 kadroya engellilerin yerleştirilmesi için çalışmaların sürdürüldüğü açıklandı.

Ne zamandan beri?

Bilenen, yıllardır kamudaki engelli kadrolarının aşağı yukarı bu rakamlarda olduğu. Bunun için ne gibi çalışmalar sürdürüldüğünü, biz de engelli vatandaşlarımız da anlayamıyoruz. Belki de bu konuda geniş bir açıklamaya ihtiyaç var. Hatırlanacağı gibi 2005 yılı engellilerin istihdam yılı olarak ilan edilmiş ve yayınlanan bir genelge ile “Kamu kurum ve kuruluşları, istihdamı zorunlu özürlü personel kontenjanlarını doldurmak için üzerlerine düşen sorumlulukları gecikmeksizin yerine getirecektir” diye talimat verilmişti. Aradan geçen 4 senede bu genelgenin ne kadar işlediği Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan açıklamalar sonucunda bir kez daha ortaya çıktı.

Türkiye Sakatlar Derneği

Şimdi Türkiye Sakatlar Derneği haklı olarak sormaktadır:

1- Yasadaki açık hükümlere rağmen hükümet kamudaki engelli kadrolarını neden boş tutmaktadır?

2- Hükümet görevini ihmal ettiğinin, dolayısıyla yasalar önünde suçlu duruma düştüğünün farkında değil midir?

3- Hükümet bunun farkında değilse, Meclis’teki muhalefet partileri nerededir? Bu konuda ne yapmışlardır? Ne yapacaklardır?

Özürlüler Vakfı’ndan hâlâ yanıt yok

27 Ekim tarihinde bu sütunlarda, Özürlüler Vakfı’nın yaptığı sosyal yardım kampanyalarının şeffaf olmadığını, bu konuda insanların kafalarında soru işaretleri belirdiğini ve bu sorulara cevap vermeleri gerektiğini yazmıştık. Aradan geçen 4 hafta içinde Özürlüler Vakfı’ndan bir ses çıkmadı.

Kamuoyu cevap bekliyor

- Yaptığınız son kampanyalarda 2 televizyon kanalına yayın saatini satın almak için kaç TL ödediniz?

-Bu bedelleri toplanan bağışlardan mı verdiniz?

-Veya vakfınızın öz sermayesini başka kaynaklardan mı sağladınız?

-Bu program organizasyonu için prodüksiyon şirketine ne kadar ödendi?

- Halkla ilişkiler şirketine bir bedel ödediniz mi?

-Yardımseverlerden ameliyat başına 2.500 TL talep ettiniz. Bu yardımlarla ne ameliyatları yaptırdınız?

 İşitme engelli raporları

İşitme engellilere eğitim desteği için RAM adı verilen raporları devletin tayin ettiği merkezden almak zorunluluğu var. Ne var ki bize gelen şikayetlere göre, RAM raporları hem geç, hem de uzman olmayan kişilerce veriliyor. Bazı ilçelerde çocuklara aylar sonrasına randevu veriliyor. Dahası işitme engeli bulunan çocukların bir bölümü uzman kişilerce değerlendirilmediklerinden zihinsel engelli olarak dahi tanımlanabiliyor.

0-6 yaş dönemi

İşitme engellinin en kritik dönemi olan 0-6 yaşa ait hazırlanmış bir müfredat yok. Gelişmiş tüm ülkelerin müfredatında yer alan işaret dili, bizim müfredatta maalesef bulunmuyor. 2005 yılında işaret dili kanunu Meclis’ten geçti ama yasanın yükümlü kıldığı makamlar bugüne kadar basılı bir broşür bile hazırlamadılar. Kaynaştırmada çalışan öğretmenlerin işitme engelliler konusunda yetersiz bilgilenmiş olması, bu sınıflardaki öğrencilerin eğitime adaptasyonunu engelliyor.

Odyolog sayısı ülke ihtiyacının çok altında. İstanbul gibi büyük bir şehirde dahi işitme engelli çocuklara 6-8 ay sonrası gibi tarihlere randevu veriliyor. Oysa 0-3 yaş arasının işitme engellinin yaşamındaki en kritik dönem olduğu düşünülecek olursa kaybedilen zamanın önemi daha net ortaya çıkıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı

Yukarıda yazdığımız hususlarla, son zamanlarda engelli eğitimi ile ilgili önemli adımlar atan Milli Eğitim Bakanlığımızın da ilgileneceğinden en ufak bir şüphe duymuyoruz.

Not: Tüm okurlarımızın mübarek Kurban Bayramı’nı kutlar, huzur içinde geçmesini dilerim.

 

ÇENGELLİ PANO

Sayın Başbakanım!

Fakir ve mağdurum. Sadece 2222 sayılı yasadan yararlanıyorum. Başka sosyal güvencem yoktur. Ailemle yaşıyorum diye Sosyal Yardımlaşma ve Koruma Derneği’nden aldığım yardımlar da kesildi. 3 ayda bir aldığım sakatlık maaşımla elektrik, su faturalarımı ve kiramı ödüyorum. Onun için de çok mağdurum. Bu mağduriyetimin önlenmesini yüksek adaletimizden arz ve talep ediyorum. Mersin’de bütün devlet kuruluşlarına müracaatta bulundum, hiçbir yerde iş bulup da çalışamadım. Bu kurumlarda bana ret cevabı verdiler. Sizden ricam bana bir devlet kuruluşunda iş vermeniz ve beni bu durumdan kurtarmanız. Nurettin Elalmış/Mersin Tel (0546) 780 90 74

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!

Ülkemizde ne yazık ki ‘engel’, ‘engelli’ ve ‘engellilik’ gibi temel kavramlar dahi tam olarak anlaşılmış ve pozitif bilinç oluşmuş değilken, bizler devlet büyüklerimizin ya da ulusal basın-yayın organlarımızın ‘engelli sporu’ ile ilgilenmelerini, tenezzül edip, lütuf gösterip katılmalarını ve engelli milli sporcularımızı onure etmelerini bekliyoruz. Galiba bizler çok şey istiyoruz! Biz Türkiye’yiz. Bir Almanya, bir Fransa, bir İngiltere, bir İtalya ya da bir İspanya olamayız. Bizim ülkemizde insana ve emeğe değer verilmiyor Sayın Başkanım. Hele de engelli ve engelli sporu olunca mevzu bahis konu daha da içinden çıkılamaz bir hal alıyor. Avrupa Birliği standardizasyonu ve uluslararası toplum baskısı olmasa engelli ve engelli sporunun ülkemizde esamesi bile okunacak değildi. Kendi ülkemizde bir Avrupa şampiyonası düzenleniyor ve ne devlet büyüklerimiz ne de ulusal basın yayın organlarımız ilgi gösteriyor. Gerçekten çok vahim ve bir o kadar da düşündürücü. Çünkü yine ülkemizde Cumhurbaşkanımız eşi tarafından himaye edilen engelli projeleri ve siyasi partilerde engellileri temsil ettiğini söyleyen engelli parlamenterler bulunmakta. Hani bir söz var ya ‘Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.’ İsmail Çevikbaş/ Isparta Telefon: (0507) 237 42 67

Kınıyorum

Size daha önce yollamış olduğum mektubumu 12 Ekim’de yayınladınız. Çok teşekkür ederim. O mektubumda da bahsettiğim gibi yüzde 88 engelliyim ve kanser hastasıyım. Ancak, mektubum çıktıktan sonra beni arayan kişilerin çok farklı amaçları vardı. İnsanlar bu kadar duyarsız olamazlar. Birileri yardım etmek bir yana engelli insanları bile istismar edebiliyor. Bunu şiddetle kınıyorum. N.E.