Kapat kapat perdeleri, bu komedi oyun bitti

Salı, 28 Haziran 2016 - 10:34

Yıllar önce Muazzez Ersoy sayesinde dilimize dolanan bir şarkıdır Oyun Bitti. İnsan sevmediği şarkıları istem dışı ezberlediği için ben de tüm sözlerini bilirim. Cuma akşamı Kiralık Aşk’ın sezon finalini izlerken unuttuğumu sandığım Oyun Bitti’yi kontrolsüzce mırıldanmaya başladım. Defne ve Ömer hayatlarını birleştirecekleri yolda ağır adımlarla ilerlerken ortaya dökülen gerçekler seyirciyi de Ömer’i de derinden sarstı. Lakin Koriş’in deyimiyle ‘buz şelalesi’ Ömer sıfatına halel getirmedi ve tepkisizcenikah masasına kadar yürüdü ki bence dizinin senaristi Meriç Acemi’yi asıl bundan sonra zor bir iş bekliyor. 

Bir yıl boyunca elbette Kiralık Aşk’ın gözlerimizi doldurduğu zamanlar oldu ama komedi unsurları her zaman ağır bastı. Azıcık ağladıysak çokça güldük. Fakat itiraf etmeliyim ki final sahnesi benim nefesimi tutmama sebep oldu ve çok da sevdim Defne’nin sırrı anlatmak için seçtiği zamanı. 

Yeni sezonda Kiralık Aşk’ın bu sırrın ortaya çıkışını drama dönüştürmeden işlemesi gerekiyor ki sevdiğimiz romantik-komedi halinden uzaklaşmasın. Burada da iş Meriç Acemi’nin kaleminin kıvraklığına düşüyor. Durum tam bir bıçak sırtı. Fakat sezon boyunca hikayeye girmesini beklediğimiz dinamiklerin dizinin biraz monotonlaşması pahasına kenarda tutulmuş olması yeni sezon için beni umutlu bir bekleyişe sürüklüyor.   

Yeni sezonda Defne annesi ile tanışma ihtimalimiz yüksek ve hatta babasıyla. Karakterlerin içini en iyi şekilde dolduracak güçlü isimler görmek en büyük dileğim. 

Koriş’in hiç anlaşamadığı ve en az onun kadar deli dolu bir ablası olsa mesela… Yasemin’in annesi de gelse ve kayınvalide sıfatıyla Sinan’ı çileden çıkartsa hiç fena olmaz. Tabi bunlar benim naçizane temennilerim. Gerçekte ne olacağını, dizinin hikayesinin nasıl yön alacağını yeni sezonu bekleyip göreceğiz… 

Yaz dizileri sınıfta kaldı

Bu yazın sektör için çok da parlak geçmediği yeteri kadar görülebilir bir durumda sanırım. Yapmış olmak için yapılan işler, gelişi güzel yazılmış hikayeler, bu sıcakta çekilmeyecek kadar uzun olan süreler ve maalesef vasat oyunculuklar seyirciyi bu yaz ekrandan uzaklaştırdı. 

Bizler sürekli aynı şeyleri yazmaktan sıkılmış olsak da bir şeylerin yanlış gittiği bu kadar aşikarken her şey dört dörtlükmüş gibi davranıldığı sürece maalesef değişen ya da düzelen hiçbir şey olmayacaktır. 

Ortalık bir diziyle parlayıp ikinci dizisi elinde patlayan isimlerle doldu. İşlerin ‘isim’lerle yürümeyeceğini herkes anlamıştır herhalde diye düşünüyorum ama yanılıyor olma ihtimalim çok yüksek. Hep aynı şeyi yapıp farklı sonuç beklemek maalesef en kötü alışkanlıklarımızdan biri.