Karşılaştırarak izlenmeli...

Pazar, 22 Kasım 2009 - 05:00

Yaban, Haneler’in ağzı giderek bozulan (Kanal D) lokomotifi olarak yoluna devam ediyor. İlginç bir tesadüf vardı önceki akşam...
Haneler’in yayını sırasında gerçek Yaban (Kadir İnanır/ Gülşen Bubikoğlu) bir başka ekrandaydı.
Karşılaştırma için eşsiz bir fırsattı...
Yaban gibi dişi bir hikayeyi, sinema tarihinden çıkarıp popüler kültüre sokan gençlere kızmamalı Kadir İnanır. Ölümsüzlüğü ikiye katlanıyor çünkü. Kendi filmiyle paralel izlesin skeci, haksızsam yazmayı bırakacağım. Saygılar!

DOLAYLI OLARAK GEL Mİ DİYOR?
Magazin D, dün Okan Bayülgen’in ekran ambargosu koyduğu ünlülerin listesini yayınladı. Kanal D ekranının kralı Okan ilk sıraya Tarkan’ı koymuş. Zamanında “Türkiye’de talk şov yok” dediği için...
Beyazıt Öztürk’e ters yapan Şahan Gökbakar da ikinci sırada. Ağabeylerine hürmette kusur ettiğinden dolayı. Resmen fil hafızası Okan’ınki, unutmamış hiç...
Getirmesi ve götürmesi büyük dert dediği Bülent Ersoy, Ajda Pekkan ve Sezen Aksu da listeye eklenince acayip bir ambargo listesi çıkıyor ortaya...
Dilerim bu “gel gel” çağrısı değildir. Listedekileri çok yakında kraliyetlerden birinde görürsem çok da şaşırmam hani!

UĞUR DÜNDAR’IN YAKLAŞIMI ŞIK!
Uğur Dündar, Star Ana Haber’de ilk günden bu yana Meksika Gribi olarak doğup Domuz Gribi olarak semiren virüse A Tipi Grip diyor...
Bilimsel olarak bu adlandırma terminolojide olmasa hiç girmez bu topa Dündar.
Ve belli ki giderek bir korku filmi havasına bürünen virüsten korkmak değil üstüne gitmek bilincini geliştirmeye çalışıyor Uğur Ağabey...
Meslektaşlarını bu anlamlı kavgada onu yalnız bırakmamaya çağırıyorum.
Korkunun ecele faydası yok. Hele insana, hiç!

ZAMAN AKIYOR HAYAT BAKIYOR...
1950’li yılların Adana’sına bakıyorum da gerçekten bir tuval gibi. Rum, Ermeni, Kürt, Arap, Fransız ve elbette Türklerden oluşan büyük bir resim var ortada...
Hanımın Çiftliği’nde (Kanal D) izlediğim bu resimden başımı kaldırıp günümüz Adana’sına bakıyorum bir de. Ekrana geliş nedeni neredeyse hep adliyesindeki cinai olaylar yüzünden...
Bir şeyler eskidikçe kabuk da değiştiriyor. Eskiden gelişmek iyiye gitmek derlerdi. Ama sanırım gelişmek, yok olmak bir anlamda da. 50 yıl sonra da bugünü aramayız dilerim!

ÖNDER DERS ÇALIŞ
NTV’deki Güzel Haberler’de Müjde Ar’ın performansına laf söylenemez. Hakikaten kimi zaman One Man Show’a dönüştürüyor meseleleri. Analizleri güzel, kahkahası bol...
Fakat ekürisinde bir sorun var sanki. Önder Açıkbaş çok başarılı bulduğum bir oyuncu olmasına rağmen, stüdyoda tökezliyor hani... Geçen akşam bir gazete haberini “Sessiz Sinema” yöntemiyle anlatamadı bir türlü. Hele ki kelimeleri tanımlarken yaptığı hareketler hakikaten acemi işiydi...
Konservatuvar okuduysa doğaçlama etütlerinden nasıl geçti, çok merak ediyorum? Okumadıysa da fark etmez sınıfta kaldı. Otur, “zayıf” kardeşim!

BOMBA CNN TÜRK’TEN GELDİ...
Bütün bir hafta Futboldaki Uluslararası Şike Skandalı’nı konuşacağız. Dikkat ederseniz büyük harflerle yazdım kelime başlarını. Çünkü bir iddia olarak bile fazla büyük bizim ülkemiz için...
Süper Lig’deki bir maçın bile şaibeli olması ezber bozar bu ülkede. Ankaragücü kulüp olarak nasıl takla attıysa, ligin kalanlarının da akıbeti o olur. Dilerim tersi çıkar, neyse... Kalabalığın ana haber bültenlerinden öğrendiği gelişmeyi, Bochum Savcılığı’nın açıklamasını yayınlayan CNN TÜRK ortaya çıkardı. Hakkı yensin istemedim. Hakikaten her haliyle boyumuzu aşan bir iş çünkü. Tebrikler diyelim.

CEM ÖLMEDİ SANIRIM!

Yaprak Dökümü’nde (Kanal D) Cem ölemedi bir türlü. Mehmet Türk’ün dikkatimi çekmesi üzerine dikkatle baktım Cem meselesine. Evet, ölmedi çocuk...
Şevket’in geçmişteki hallerine geri gidişlerde sıklıkla görüyoruz genç adamı. Yani dizide hâlâ mevcutlu bir karakter...
Oldu olacak hayalet kadrosundan kalsa dizide. Evde dolaşıp dursa. Geri dönüşlerden artan zamanda Necla’nın başına çöreklenenleri kovsa. Daha şık dökülmez mi o yapraklar?