Karşımda bir küçük gelin...

Salı, 12 Kasım 2013 - 05:00

Reyting listelerinde ilk beş sıralaması içine girdiğinde “Küçük Gelin” (Samanyolu TV) dizisinin bir oyuncusuyla röportaj yapmışlar, kardeşimiz de şaşkınlığını “Vallahi bu kadarını beklemiyorduk” diye belirtmişti... O kardeşimizle ortak düşüncede olan bir sürü televizyoncu var, o kadarını söyleyeyim. Ama ben sanırım ilk günden bu yükselişin takipçisi olarak en az şaşıranlardanım... “Küçük Gelin” önceki akşam ilk yüz listesinde birinci sıraya yerleşti. “Yetenek Sizsiniz Türkiye” (Star TV) fenomenini tahtından indirerek ve daha birçok rakibe dudak ısırtarak... Tuhaf bir durumdur. Bizim evin pencerelerinden biri karşı tepedeki açık hava ilanlarına bakar. Orada bir sürü dizinin ve programın reklamı yapılır. Ne hikmetse de hepsi bir şekilde tutar... Bütün bir hafta “Küçük Gelin”le karşılıklı bakışıp durduk, hikmet yine iş başındaydı ve dizi birinci oldu. Üstelik AB grubunda da yüksek bir izlenirlik alarak “AB grubu Samanyolu TV izlemez” ezberini de bozdu... Bakın önümüzdeki üç ay bir sürü “Küçük Gelin” kopyası ekrana dolacak. Göreceksiniz. Ben de penceremden reklamlarını izleyeceğim...

* [[HAFTAYA]]

İçerik muhteşemdi ama...

Bülent Ersoy, Show TV’de gerçekleştirdiği şovunda bugüne kadarki en yüksek izlenme oranına ulaştı... Geçtiğimiz hafta yazmıştım; “Eğer şov devam ederse eski eşi Armağan Uzun’u ekrana çıkaracak” diye. Öyle de oldu... Sanırım kemik izleyicisinin dışında çok sayıda insan “ne olacak” merakından programa takıldı. Pişman oldular mı bilemem? Ben olmadım. Bülent Hanım gerçek bir gazino programıyla ekrana çıktı. Yani program baştan aşağı Bülent Ersoy klasikleri tadındaydı... İşin fantezi müzik ve bağırtı kısmına hiç girmedi. Armağan da üstündeki gerilimi attıktan sonra açıldı ve döktürdü. İçerik olarak sıkı bir iş çıktı... Ama bana sorarsanız görüntü bir hayli de tepki çekti. Halen evli olan eski eşine inceden giydirmeler ve göndermeler “samimi ya da mizahi” olsun, gereksizdi. Empati yapıp Armağan Uzun’un mevcut eşinin yerine kendini koyan herkes için!

*

İyi TV yapımcısı kimdir?

İyi yapımcı kendi işini öldürmez. İyi yapımcı evladı gibi gördüğü işinin başka biri tarafından öldürülmesine de izin vermez... Televizyon herkesin ilgi duyduğu ama yapamadığı bir şeydir malumunuz. İyi yapımcı işte tam da burada farkını ortaya koyar ve tutan işleriyle kazandığı saygınlığını üçüncü şahısların kafa karışıklığı nedeniyle bozulan diğer işleriyle kaybetmez... Önümüzdeki günlerde aniden veda edecek olan işlere dikkat edin. Bir de yapımcılarına bakın; ne demek istediğimi anlayacaksınız...

*

Sürgüne durumu...

“Veliaht” isimli yetenek programı, atv’nin yeni dizisi “Bugünün Saraylısı”na yer açmak için gün değiştirip pazar gecesine gelince reyting olarak çöktü... Peki, bu taşınmaya değdi mi? Bana kalırsa hayır. Çünkü “Bugünün Saraylısı” beklenenin aksine dişe dokunur bir reyting başarısı gösteremedi... Bunun bir sürü nedeni var. İhtişamlı hayatları resmeden işler artık eskisi kadar iş yapmıyor. Yapsa “İntikam” (Kanal D), “Lale Devri” (FOX) gibi “zengin” işler irtifa kaybetmezdi... Bir de doğrusunu söylemek gerekirse bu yeni dizi Selçuk Yöntem ustalığı üzerine kurulmuş bir iş olmasının dışında bir mesaj vermedi... “Veliaht”ın iyi ya da kötü o saatlerde topladığı izleyici de kanaldan kaçtı. Üstelik “Veliaht”a sürgününde eşlik etmedi. Erken konuşmak niyetinde değildim ama şimdilik mevcut fotoğraf budur sevgili okur...

*

Muhteşem’in tuhaf sırrı!

Çok ilginç bir veri elime ulaştı. Sosyal medyada “ilişki” odaklı bir sitenin takipçi sayısı “Muhteşem Yüzyıl” (Star TV) dizisi yayınlandığı saatte yüzde 20 oranında düşüyormuş... Yani veriye göre, dizi sırasında insanlar sosyal medya üzerinden ilişki kurmak yerine bilgisayarı kapatıp hareme sarıyorlarmış... Diziyi düşününce aşırı romantik bir şeyler gelmiyor aklıma. Hayırdır inşallah diyelim...

*