Karşında yaralı bir çocuk var

Perşembe, 07 Ağustos 2014 - 12:53

Rumuz: Fesleğen

İlişki Durumu: Evli

Karşında yaralı bir çocuk var

Soru: Esra Hanım yazılarınızı devamlı okuyorum, verdiğiniz bilgiler çok yararlı oluyor. Ben geç evlilik yaptım çocuğum yok. Benim ilk evliliğimdi. Eşimin ise ikinci evliliğiydi ve iki çocuğu vardı. Eşimle her konuda anlaşıyoruz ve mutluyuz. Fakat eşimin başka şehirde oturan kızı ile sorun yaşıyoruz. Kız evli bir de engelli çocuğu var. Bizim sorunumuz   evli kızının çocuğu ve kocası evi ile ilgilenmek     yerine sürekli bizi kontrol altında tutmak istemesi. İyilik maskesi altında evi yönetmeye çalışması. Babasını duygusal olarak kontrol etmeye çalışması. Babası da sürekli onla bilgi alışverişinde bulunuyor yani ben emri vaki olaya katılıyorum. Eşime söyledim kararları benle al dedim. Eşimin kızı annesinin babası ile bir araya geleceğinin hayalini kuruyor. Olayın bittiğini kabullenemiyor. Geçen gün tartıştık bana mesaj çekti sana göstereceğim diye   beni tehdit etti. Eşimde onunla iyi geçinmemi istiyor ama böyle evi yönetmesi ile beni tehdit etmesi ile bu mümkün değil. Bana ne önerirsiniz verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Cevap: Sevgili okurum öncelikle eşinin kızı ile ilgili yaşadığın sorunları kişisel algılama. Senin yerinde kim olursa olsun babasının eşine aynı şekilde davranacaktı. Onun sorunu senle değil babasıyla ve boşanma olayını kabul etmemekle. Yani sana karşı yaptığı bir hareket değil. Boşanmış ailelerde çocuklar yaşları kaç olursa olsun kalben bu durumu kabul etmediklerinde her zaman anne babalarının bir araya gelecekleri beklentisi içinde olurlar. Şuan sana davranışı yetişkin davranışı değil ve yaralı çocuk haliyle saldırıya geçiyor. Eşinin kızı da bu durumu kabul etmemiş ve boşanmayla ilgili derin bir yarası var. Sen yapılana aldırmadığında, öfkelenmediğinde bu durum etkisini kaybedecektir. Karşımızdakinin hareket noktasını, davranışın temelinde yatan nedeni bildiğimizde çözüm de geliyor. Eşinin ise çocuğu ve senle aranızda kalmasına izin verme. Erkekler bu konuda zayıflıklar gösterir. Eşinin kızının yanında oluyor gibi görünmesinin nedeni boşanma nedeniyle onun zarar gördüğünü düşünmesi ve bu zarardan dolayı bilinçaltında kendini suçlamasıdır. Yani senin haklı olduğunu bildiği halde ona karşı daha toleranslı olabilir. Bu davranışı onun tarafını tutuyor diye algılarsan gereksiz kendini üzmüş olursun. Eşinin kızının beklemediği ve ihtiyacı olan davranışı yapmanı tavsiye ederim. Bu çocuğun sevgiye ihtiyacı var. Onu kalben anlamaya çalıştığında, yargılamadığında sana olan davranışı değişecektir. Onu eşinin yanında arayıp yeni bir sayfa açalım seni seviyoruz kırgınlıklara gerek yok gibi bir mesaj verebilirsin. Verdiği yanıt olumsuz olsa da derin nefes al ve aynı mesajı değişik cümlelerle ver. Değerli okurum eşin seni seviyor önemli olan bu. Evliliklerde eşimizin ailesi ile de bağ kuruyoruz. Karşında yaralı bir çocuk var. Tabi ki bu her yaptığını kabul etmek olmamalı. Duruşunu bozmadan tartışmaya girmeden iletişimi sürdürmelisin. Onu anladığında ve sevgini gösterdiğinde senle dost olacaktır.
 

Rumuz: Anonim

İlişki Durumu: İlişkisi var

Sevgide yalan olmaz

Soru: Esra Hanım Merhaba. Bir süredir yazılarınızı takip ediyorum, bu gibi şeylere pek fazla inanmamama rağmen, yazılarınız ve fikirleriniz oldukça ilgimi çekti. Bu sebeple size yazmak ve açıkçası biraz rahatlamak istedim. Benim altı yıllık bir ilişkim oldu. Ama altı yıl dediğime bakmayın sürekli ayrılıklar yaşadık. Daha ilk zamandan başladı aldatmaya, bana teklif ettiği zaman zaten hayatında birisi varmış. Bende hayatından çıkmam gerektiğini düşünüp çıkmaya karar verdim. Ama o bu teklifi ret ederek yanında olmam gerektiğini söyledi. Ben de kabul ettim sonra ikisini bir cafede yakaladım, bunu ona söyledim. Tepkisi sadece arkadaş olduklarını söyledi. Ayrıldık. Biz ayrıldıktan sonra bir bayanla birlikte oldu ve bayan çalıştığım işyerine gelip her şeyi anlattı, karşılık vermedim, sustum. Daha sonra niyetinin benimle ciddi olduğunu söyledi ve yüzük taktık. Kıskançlık krizleri başladı, beni farklı bayanların ismini söyleyerek kıskandırmaya çalışıyordu ve tartışıyorduk. İşim dolayısıyla zaman ayıramıyordum. Daha sonra bir kızla birlikte olduklarını öğrendim. Sessizce hayatından çıkıp hayatıma devam ettim. Daha sonra en yakın gördüğüm arkadaşımla çıkmaya başladılar, mutluluklar diledim. Şimdi ise bende onca zamandan sonra birisi ile konuşmaya başladım ve kendimi çok yakın hissediyorum. Ciddi de düşünüyorum kendi açımdan. Fakat eski erkek arkadaşım mesajlar atarak kafamı karıştırıyor gibime geliyor emin değilim. Duygularıma yön veremiyorum. Ben onu unutup kendi hayatıma yön vermeye çalışırken beni unutmaya çalışma, beni çok sevdiğini ve hatalarını anladığını söylüyor. İnanmadığımı ve hayatında olmayacağımı belirttim. Sizce eski erkek arkadaşımın amacı nedir? Ne yapmak istiyor? Sizin gibi bir uzman gözüyle bana göremediklerimi gösterir misiniz? Şimdiden teşekkür ederim.

Cevap: Sevgili okurum eski erkek arkadaşınla olan her türlü iletişimi kesmedikçe hayatına yeni birinin girmesi mümkün olmaz. Bu kişiyle tekrar bir araya gelseniz de yine aynı davranışları yapacaktır. Çünkü yaptığı hatanın farkında değil. Onun aldatmasının arkasında bir sürü neden olabilir. Bunu onunla konuşmadan sağlıklı bir şekilde yorumlayamayız. Ancak bu tür yapıya sahip olan kişilerin sağlıklı bir birliktelik kurması çok zor. İlişkilerde sevgi, saygı ile birlikte olur. Şu soruyu kendine sormanı ve cevabını vermeni rica ediyorum. Hayatında olmasını istediğin kişi sana yalan söyleyebilir mi? Bunu kabul edebilir misin? Sana göre sevgi de yalan olur mu? Onun sana geri dönme çabalarının bir önemi yok. Sen elinde tutmak isteyebilir, ona olan zaafından faydalanmak isteyebilir gibi pek çok neden sayabiliriz. Önemli olan senin duyguların. İncindiğin halde bu kişide seni ne çekiyor? Bu sorunun cevabı çok önemli. Sakin bir zamanında beyaz bir kağıt al. Ve bu kişide seni çeken özellikleri sağ tarafa yaz. Kağıdın sol tarafına ise onda hoşlanmadığın özellikleri yaz. Yazdıkların üzerine düşünmeni rica ediyorum. Senin güzel ve yeni bir başlangıç yapman için bu çalışmayı yapmanda fayda var. Kafanın karıştıran nedeni bulmadan yeni biriyle mutlu olamazsın. Çalışmadan sonra bana duygularını yazarsan ikinci adımda daha farklı bir çalışma önereceğim.



Rumuz: Kararsızlığım

İlişki Durumu: İlişkisi yok

Yaşam enerjisi kalple gelir


Soru:
Merhaba Esra Hanım. Size yazıp yazmamak konusunda tereddüt ettim çünkü bazen her şeyi değiştirebilecek kadar güçlü bazen hiçbir şeyi umursamaz tembel oluyorum. Doğru meslek, doğru kararlar veya herhangi bir karar vermek konusundaki isteksizliğimi nasıl anlatırım bilemiyorum ama bir karar vermemek için elimden geleni yapıyorum seçim yapmak istemiyorum bir şeyi tercih etmek istemiyorum birçok kariyer fırsatı arasından hiçbirine ilgi duymuyorum veya bir şeyler yapmak konusunda gerekli isteği heyecanı motivasyonu kendimde bulamıyorum. Motivasyonu sağlasam bile aklım nerede hiç bilmiyorum. Yaptığım işlerin hiç birine konsantre olamıyorum. Neden güçlü kararlı yaptığı her şeyin arkasında durabilen biri olamıyorum, neden en küçük veya en hayati kararları erteleyip öteliyorum sanki yokmuşlar gibi davranıyorum duygularımdan hislerimden seçimlerimden emin olamıyorum.

Cevap: Sevgili okurum yaşama sevinci, isteği bizim Öz’ümüzü besler. Bu sevinç ve istek olmadan ne kadar yaşam amacımızı belirlersek belirleyelim peşinden gidemeyiz. İçimizdeki gücü fark ettiren hayata bağlılığımızı sağlayan Öz ile bağlantıda olmamızdır. Öz’ümüz ile bağlantıda olmaktan kast ettiğim kalbimizle bağlantıdır. Mesela çocukluk dönemine git. Oynadığın oyunları düşün ve seni mutlu eden çocukluk anılarını. Oradaki saf enerjiyi, zorlukları umursamaz ve istediğinin peşinden götüren enerjiyi hisset. Bu bağlantıdan kopuk olduğumuzda yani kalbimizden uzak olduğumuzda zihin devreye girer ve seni yolundan alıkoyacak bir sürü engel çıkarır. Şimdi yapman gereken kalbinle Öz’ünle bağlantıya geçmen. Ve kendini suçlamayı bırakman. Değerli okurum, seni mutlu eden bir aktivite düşün, hobi olarak yapabileceğin. Kendine bunun için zaman ayır. Yaşam enerjin gelmeye başladığında kendine küçük adımlar belirle. İlk adımı gerçekleştirdiğinde içindeki gücü de fark edeceksin. Seçim yapamamak hayata dair korkularımızdan kaynaklanır. Önce korkularını ve altında yatan nedenleri bulmamız lazım. Seni korkutan neler var? Sorusunu uzun uzun düşünüp ve bana yazmanı rica ediyorum.

6