Karşınızdakini etkilemek için 10 saniyeniz var!

Aynen öyle! Karşınızdaki kişi üzerinde iyi bir etki yaratmak için saniyelerle yarışıyorsunuz. Konuşmadan, sadece görünüşünüz ve davranışınızla 10 saniye içinde hakkınızda olumlu ya da olumsuz bir karar veriliyor. İmaj danışmanı Güneş Tulga, eskilerin 'adab-ı muaşeret' dediği görgü kurallarının eğitimini almış. Giyimden konuşmaya, bakıştan oturup kalkmaya her konuda eksiklerimizi gideriyor

11 Nisan 2015, Cumartesi 05:00
A A

Röportaj: Betül ARK
betul.ark@posta.com.tr

Adab-ı muaşeret ile ilgili eğitim almak nereden aklınıza geldi?

Almanya’da doğdum, eğitimimin bir kısmını tamamladım. Gençliğim burada geçti, üniversite için tekrar Almanya’ya döndüm. İki kültür arasında gidip gelirken bizdeki eksikleri gördüm. Bu eksikleri giderdiğimiz zaman sosyal yaşamda ne kadar ileri gidebileceğimizi düşünerek harekete geçtim. Sosyal hayatta kullanılması gereken kuralları öğrendim. Bunlar, bilmediğimizin farkında olmadığımız kurallar. Adab-ı muaşeret sunilik değil, içten gelerek bazı kaideleri uygulamaktır. Karşılıklı iletişimi doğru sürdürmekle alakalı... Restoranda yemek yerken, servis yapılırken, iki kişiyken dahi yaşamı daha kaliteli kılmak adına yapılanlar... Sosyal hayatın kurallarını bilirsek 1-0 önde oluruz.

’Özgüvenimiz yükselir, bu da hayatımızı kolaylaştırır’ diyebilir miyiz?

Kesinlikle. Çünkü bazı şeyleri bilmek ve doğru uygulamak gücümüzü artırıyor, elimizi güçlendiriyor. Ama bunu yaparken tevazuyu kaybetmemek gerek. Mütevazılık, görgünün ilk kuralı. Ne yazık ki çoğu kişide bu yok!

Araştırmalara göre karşımızdakini etkilemek için sadece 10 saniyemiz var. Ne yapabiliriz ki bu kadar kısa sürede?

Ağzımızı açmamıza gerek yok. Konuşmanın etkisi sadece yüzde 7. Duruşumuz, kıyafetimiz, davranışımızla mesaj veriyoruz karşımızdakine. O da bize puanı veriyor. Antipati ya da sempati bu sürede oluşuyor. Süre kısa gibi görünse de çok şey yapılabilir: Doğal olmak, içten davranmak, gözünün içine bakmak, gülümsemek.

İletişimde beden dilinin önemini biliyor muyuz?

Hayır. Pozitif olmak, duruş şeklimiz, giyimimiz, mimiklerimiz yüzde 93 oranında bizi ele veriyor.Hem de birkaç saniyenin içinde. İkna, sözden önce görüntüde başlıyor. İlginizi çekmeyen insanı dinlemezsiniz.

“ Elini ilk uzatan kadın olmalı"

Bu eğitimlerin en büyük faydası nedir?

Doğru hareketle olumlu izlenimler bırakırsınız. Karşımızdaki insan bizi güvenli, tutarlı, başarılı, etkili ve samimi olarak algılar. Hatta sebebini bilmeden saygı duyar.

Örnek verebilir misiniz?

Mesela; küçük büyüğe, genç yaşlıya, ast üste, erkek kadına tanıştırılır. Tokalaşmada ilk hareket kadından beklenir. Ev sahibi, konuğuna önce el uzatır. Tanışma ve tokalaşma anında mutlaka ayağa kalkılır, oturulmaz. Hafif bir gülümseme ve göz teması olumlu bir imaj yaratır. Karşınızdakinin elini tam kavrayın ama çok sıkmayın ve çok gevşek bırakmayın. Sosyal hayattan pek çok örnek verebilirim. Kadın, erkeğin sağında durur mesela. Merdiven çıkarken kadın önde olmalı, inerken ise arkada kalmalı. Burada amaç kadının takılması durumunda erkeğin onu koruması. Kaldırımda yürürken de yol tarafında erkek gitmeli.

En çok çiğnediğimiz kurallar hangileri?

Çok yüksek sesle konuşuyor, hatta bağırıyoruz. Restoranda bile cep telefonundan ayrılmıyoruz. Bu büyük görgüsüzlük! Rica etmek, teşekkür etmek, merhaba demek çok önemli. Toplum olarak selam vermemekte iddialıyız. Facebook, instagram adabında ve selfie konusunda da yapılmaması gereken ne varsa yapıyoruz. Bir sosyal medya hesabında kendi fotoğrafını bu kadar çok kullanmak görgü kurallarına aykırı. Yemek ve sofra fotoğraflarını da paylaşmamak gerek. Babaanne ve anneannelerimiz görse görgüsüzlüğümüze inanamazlar! Mütevazılık yok oldu.

Kaçınmamız gerekenler:

Bakımsızlık, beyaz çorap, dekolte & frikik, aşırı makyaj, buruşuk kıyafet, takıp takıştırmak.

İlk tanışmada... Bunları konuşmayın:

Hastalıklar, din, özel hayat, dedikodu

Bunları konuşun:

Hava, yemek, hobi, internet, müzik.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;