Kasa Ecevit'in başına patladı

Cuma, 07 Mayıs 2010 - 05:00

Yunanistan’da ekonomik kriz sonrası sokağa dökülenler, ‘Hırsız politikacılar kodese’ diye bağırıyordu. Halkların kaderi budur; soyulmakla kalmaz, bir de yolsuzlukların faturasını mecburen ‘kemer sıkarak’ ödemek zorunda bırakılırlar. Türkiye’de de 2001 krizinin sebebi yolsuzluklardı. Herkes dönemin Devlet Bakanı Hüsamettin Özkan ile 10’uncu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer arasındaki Anayasa kitapçığı fırlatma olayını hatırlar da, nedenini bilmez. Sebep; Halkbank’taki yolsuzluk iddialarıydı.

Halk siyasetçileri tasfiye etti

Halkbank’tan sorumlu Bakan Hüsamettin Özkan bankadaki yolsuzlukları örtmekle suçlanırken, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Devlet Denetleme Kurulu’nu devreye sokmak istedi. Bakan Hüsamettin Özkan, “Buna yetkiniz yok” deyince Sezer, masadaki Anayasa kitapçığını Hüsamettin Özkan’ın önüne itti. Hüsamettin Özkan da kitapçığı Cumhurbaşkanı Sezer’e aynen geri gönderdi! İşte o zaman ‘devlet krizi’ çıktı ve 2001’deki ekonomik çöküş yaşandı. 1990’larda sahipleri tarafından içleri boşaltılan bankalara tek tek el konurken, halk, yolsuzlukların sorumlusu olarak gördüğü siyasetçileri tasfiye etti ve Adalet ve Kalkınma Partisi’ni iktidara taşıdı.

Operasyonlar tamamlanmalıydı

Eğer o günkü DSP-ANAPMHP koalisyon hükümeti, İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ı tasfiye etmeseydi, ‘Kasırga’ adıyla başlayan banka yolsuzlukları, vergi kaçakçılığı, hayali ihracat, teşvik ve enerji yolsuzlukları operasyonlarını tamamlasaydı, AK Parti’nin iktidar şansı çok zayıftı. Dönemin başbakanı Bülent Ecevit daha sonra Sadettin Tantan’a, “Görevden alınmanıza mani olmamak hataydı” diyerek gönlünü alsa da kaybeden Türkiye oldu.

O esnaf acaba bugün ne yapıyor?

O gün yolsuzluğa adı karışanların tümü güçlerini bugün de koruyor. Sadettin Tantan’ı tasfiye eden dönemin Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz bugün Demokrat Parti Rize Milletvekili. Sadettin Tantan Meclis dışında. O dönemde Tantan da, Mesut Yılmaz da ANAP’lıydı. En büyük üzüntüm, faturanın yolsuzluklar ve ekonomik krizde hiç sorumluluğu olmayan rahmetli Başbakan Bülent Ecevit’e çıkarılmasıydı. Bir esnaf, protesto için Ecevit Başbakanlık’tan çıkarken önüne yazar kasa fırlatmıştı. Acaba o esnaf bugün ne yapıyor? Hâlâ yazar kasası var mı? O da Yunanistan’daki kızgın çoğunluk gibi, ‘Hırsız politikacılar kodese’ diye bağırmayı düşünüyor mu?

Soğanı da yaz hocam!
Vatandaş terör, işsizlik, hayat pahalılığından kırılıyor. Siyasilerin gündemi başka: Anayasa değişikliği paketi! İsminin önünde profesör unvanı bulunan Zaman Gazetesi yazarı İhsan Dağı, Anayasa paketinde parti kapatmayı zorlaştıran madde düşünce köşesinde, “AK Parti içindeki Ergenekon şebekesi harekete geçti” diye yazdı. Hükümetin ve cemaatlerin istediğini yapmayan herkes Ergenekoncu diye yaftalanıyor. Hatta birkaç gündür AK Parti içindeki Ergenekoncular aranıyor. Artık AK Parti yandaşları için vatandaşlar ikiye ayrılıyor: Ergenekoncular ve Ergenekoncu olmayanlar. Ama sokaktaki adama sorun bakalım gündemi ne? Ben hatırlatayım: Terör, işsizlik, hayat pahalılığı. En çok konuşulan da bir türlü düşmeyen soğan ve et fiyatları. Bir profesör çıkar ‘Soğan ve et fiyatlarının arkasında Ergenekoncular var’ diye yazarsa şaşırmam!