Katil bidon

Cumartesi, 23 Ağustos 2014 - 14:35

Biz yıllardır ailece Avşa’ya tatil yapmaya gideriz. En az 50 yıldır buraları arşınlayıp duruyoruz. Yıllar önce pek bilen, gelen giden olmazdı. Artık büyük şehirden kaçan herkes buralara hücum ediyor haklı olarak. Çünkü İstanbul'a yakın. Üstelik her keseye hitap ediyor. Ada olmasının getirdiği avantajla her köşesinden denize girmek de mümkün, ki bu da ciddi bir avantaj. Ancak maalesef tatile gelenler bilinçsizce doğayı kirletiyor.

Biraz düşünceli davranıp etrafı temiz bırakmaya çalışıyoruz biz. Çünkü seneye de Avşa'da olmak istiyoruz. Sonuçta seneye gelmek isteyip de etrafı çöplük gibi bırakmak saçma ve manasız olur, değil mi?

Kim plastik torbalar, çocuk bezleri ve pet şişeler arasında yüzmek ister bilmiyorum ama ben değil!

Çevre saygımızı hak etmiyor mu sizce?!! Ancak görünen o ki; daha çok fırın ekmek yememiz gerekiyor. Ne var ki doğanın o kadar vakti kalmadı.

Bu gidişle yakında 'Jaws' yerine 'Pet Şişenin İntikamı' veya 'Katil Bidon' gibi afişler boy gösterebilir sinemalarda.

Lütfen doğayı diğer varlıklarla paylaştığımızı unutmayalım. Bizler de onlar gibi kiracıyız.

Bundan başka yok

İstanbul’dan bahsediyorum.

Daha ne kadar büyüyebilir bu şehir? Daha ne kadar konut yapılabilir üst üste? Daha ne kadar insan yaşayabilir bir şehirde?
Bunun bir sonu yok mudur? Ne zaman birisi kalkıp da “dur” diyecek merak ediyorum. Bu şehir bu kadar kalabalıklaştıkça, bir doğal afette can kaybı da o kadar büyük olacak. Bunu herkes biliyor ama kimse bu büyümenin önüne geçmiyor. Geçmek istemiyor. Aksine daha çok insan gelsin, daha çok oy gelsin diye üçüncü havaalanı, köprüler, yollar yapılıp duruyor.

Havaalanı sayısı beşe altıya çıkarsa hiç şaşmam. Eskiden Atatürk Havalimanı şehirdışı sayılırdı, şimdi şehrin göbeğinde kaldı.

Geçenlerde Bahçeşehir- Hadımköy yolundan Karaburun’a gittim. Yol boyunca TOKİ evleri boy boy uzanıp duruyor...

Mazallah bir de olimpiyat filan İstanbul’a gelirse yandık, evden dışarı adım atamayız herhalde.

Saygıdeğer büyüklerim; artık bu işe bir son verin. İstanbul’a dokunmayın, bu kadar fazla konut izni vermeyin. Hadi verdiniz, bari yeterli araba parkı ve deprem güvencesi isteyin. Adı lazım değil, en büyük ağalardan birinin yaptığı evlerin deprem yönetmeliğine uygun olmadığı konuşulup duruyor.

Bundan başka İstanbul yok. Artık 'dur!' deyin.