Katliam sanığı gülerek geldi

Bilge Köyü'nde 44 kişiyi katleden 13 sanık Çorum'da hakim önüne çıktı

Çarşamba, 02 Eylül 2009 - 16:03

Katliam sanığı gülerek geldi

Mardin’in Mazıdağ İlçesi Bilge Köyü’nde geçen 4 Mayıs akşamı 7’si çocuk 44 kişinin öldürülüp, 3 kişinin yaralandığı katliamla ilgili dava, güvenlik nedeniyle alındığı Çorum'da başladı. Hakim Hüseyin Turgut Bayraktar’ın başkanlık ettiği 11’i tutuklu 13 kişinin yargılandığı dava, 18 yaşından küçük sanık bulunması nedeniyle basına kapalı yapıldı. Duruşmaya ölenlerin yakınlarının da aralarında bulunduğu 20 kişi geldi. Adliye sarayı çevresinde polis ve asker olağanüstü güvenlik önlemi aldı. Adliye çevresindeki yollar kontrol altında tutuldu. Duruşmayı izlemek üzere kente gelen canlı yayın araçlarıyla ulusal kanallar, adliye dışından canlı yayın yaptı.

GÜLEREK GELDİ

Tutuklu 11 sanık Çorum Adliyesi’ne getirilirken ve binaya girerken hem jandarmanın hem de polisin olağanüstü güvenlik önlemi alması dikkat çekti. Sanıklar adliye binasının arka kısmındaki kapıya kadar cezaevi aracı yanaştırılıp jandarmanın oluşturduğu güvenlik koridorundan içeri alındı. Bu arada sanıklardan birinin gülerek inmesi dikkat çekti.

KAMERA KAYIDI

Çorum Ağır Ceza Mahkemesi’nde süren davada 13 sanığın ifadeleri tamamlandı. Yaklaşık 4.5 saat süren sanıkların ifadesi tek tek alındı. Mahkeme başkanı duruşmaya ara vermeden mağdur ifadelerinin alınmasına karar verdi. Sanıkları temsilen 11 avukat görev yaptı. Mağdurları temsilen ise 3’ü Mardin, 2’si Çorum Barosu’ndan olmak üzere 5 avukat görevlendirildi. Ancak Mardin’den gelen avukatlardan birinin yerine başka bir avukat yetki belgesiyle duruşmaya girdi. Mahkeme heyeti bunu kabul etmedi.
Bu arada adliyeden dışarıya sadece ihtiyaç için çocukların polis nezaretinde çıkışlarına izin verildi. Ayrıca duruşma salonunda bulunan kamera, baştan sona kayıt yaptı.

KÜRTÇE BİLEN POLİSLER GÖREV YAPTI

Çorum Ağır Ceza Mahkemesi’nde Bilge Köyü’ndeki 44 kişinin öldürülmesiyle ilgili dava devam ederken dışarda alınan geniş güvenlik önlemleri sayesinde kuş uçurtulmadı.
Emniyet Müdürlüğü’nün duruşma nedeniyle adliyede Kürtçe bilen polisler de görevlendirmesi dikkati çekti. Adliye içinde ve dışında yaklaşık 30 Kürtçe bilen sivil ve resmi polis görev yaptı.

Olay nasıl olmuştu? 2.sayfada...

OLAY

Mazıdağ’ı İlçesi’ne 40 kilometre uzaklıktaki Bilge Köyü’nde 4 Mayıs akşamı saat 21.00 sıralarında meydana gelen olayda, köyün eski muhtarı Cemil Çelebi’nin 25 yaşındaki kızı Sevgi Çelebi ile 27 yaşındaki Habip Arı’nın nişan törenin yapıldığı eve yapılan baskında 7’si çocuk 44 kişi öldürülürken, 2’si çocuk 3 kişi yaralandı. Saldırıdan yara almadan sadece 7 kişi kurtuldu. Katliamın ardından ‘Şıh Mehmet’ olarak bilinen M.Ç. (43), A.Ç. (33), M.E.Ç. (35), S.Ç. (44), Ö.Ç. (42), M.S.Ç. (40), A.Ç. (64), M.A.Ç. (23), A.Ç. (43), A.Ç. (41) ve 14 yaşındaki M.Ş.Ç. tutuklanarak Gaziantep H Tipi Kapalı cezaevine gönderildi. 16 yaşındaki A.Ç. ile M.Ç. (25) ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Katliamla ilgili Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Adalet Bakanlığı’na başvurusu üzerine Yargıtay 5’inci Dairesi güvenlik nedeniyle duruşmanın Çorum’da yapılmasına karar verince, tutuklu 11 sanık 8 Ağustos tarihinde Çorum L Tipi Kapalı Cezaevine nakledilerek özel bir koğuşa konuldu.

KATLİAMIN SEBEBİ TESPİT EDİLEMEDİ

Bu arada Mardin Cumhuriyet savcısı Maruf Türker tarafından hazırlanan 43 sayfalık iddianameye göre katliamın nedeni henüz tespit edilemedi. İddianamede olayın meydana geldiği Mazıdağı İlçesi’ne bağlı Bilge Köyü’nde yapılan araştırmada, ‘Maktuller ve aileleri ile şüpheliler ve aileleri arasında suçun işlenmesi açısından bir husumetin bulunmadığı’nın tespit edildiği kaydedildi. İddinamede adı açıklanmayan bir tanık ise, Şıh Mehmet lakaplı M.Ç.’nin eşi F.Ç.’nin saldırıda hayatını kaybeden Fesih Çelebi ile ilişkisi olduğunu ve katliamın bu yüzden yapıldığını ileri sürdü. Ancak, söz konusu iddianın taraflara sorulduğu ve hiç birinin doğrulamadığı ifade edildi. Yasak ilişki konusunu yalanlayan F.Ç. ifadesinde kendisine iftira atıldığını, hamile olduğunu ve doğumdan sonra DNA testi yapılmasını istediğini söyledi. Savcılık tarafından, bebek doğduktan sonra DNA testi yapılması için ölen Fesih Çelebi‘den alınan numuneler Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Ayrıca taraflar arasında olay öncesinde Mazıdağı Cumhuriyet Başsavcılığı’na yansıyan bir sürtüşmenin bulunmadığı da belirtildi. Başka bir iddiaya göre de taraflar arasında köyde kadastro geçmesine yönelik anlaşmazlık olduğu, ancak yapılan araştırmada, Bilge Köyü’nde kadastro çalışmasının yapılmadığı kaydedildi.

SALDIRIDA 5 KALAŞNİKOF 1 TABANCA KULLANILDI

İddianameye göre, olayda kullanılan silahlardan 3’ü devlet tarafından verilen 5 kalaşnikof, birinin de 7.65 milimetre çapında tabanca olduğu belirtildi. Silahların ise sanıklardan M.Ç., A.Ç. ve M.Ç.’ye ait olduğu tespit edildi. Ele geçirilen 105 mermi kovanının da sanıklardan A.Ç.’ye geçici köy korucusu olması nedeniyle teslim edilen silahtan atıldığı belirlendi. Ayrıca, olayın meydana geldiği Cemil Çelebi’nin evinin önünde ele geçirilen 31 mermi kovanının da sanıklardan M.Ç. ve M.Ç.’ye ait olan silahlardan atıldığı tespit edildi.

KİM NEYLE SUÇLANIYOR?

Sanıklardan M.Ç., A.Ç., Ö.Ç., S.Ç., M.E.Ç., M.S.Ç., A.Ç., M.A.Ç. ve A.Ç.’nin ‘Tasarlayarak ve canavarca hisle adam öldürme’ suçundan 36’şar kez, 7 çocuğun öldürülmesi suçundan 7’şer kez ve hamile bir kadını öldürmek suçundan da 1’er kez olmak üzere 44’er kez ağırlaştırılmış ömürboyu hapis cezası istendi. Tutuklu sanıklardan 14 yaşındaki M.Ş.Ç. ile ilgili soruşturmanın ise 18 yaşından küçük olduğu için iddianamede ayrı yürütüldüğü belirtildi. Sanıklardan evinde el bombaları bulunan A.Ç. hakkında da 17 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Tutuksuz sanıklar için ise 3 ila 18 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

HAVADAN MERMİLER YAĞIYORDU

Bu arada sanıklardan Şıh Mehmet lakaplı M.Ç., Mardin’de savcıya verdiği ifadesinde, olay akşamı evde olduğunu ve silah sesleri üzerine dışarıya çıktığını belirterek, “Yatsı namazını kıldım. O esnada silah sesleri geldi. Ben de hemen evden dışarı çıktım. Çıktığımda Abdulvahapoğlu Sait Çelebi’yi gördüm. Sait bana teröristlerin köyü bastığını söyledi. Ben de havaya yaklaşık 10 el ateş ettim. Ömer, Mehmet Sait, Abdulhakim, Süleyman ve ben duvar dibine mevzilendik. Bu sırada havadan mermiler yağıyordu. Biz terörist baskını sandık. Silah sesleri kesildiğinde olay yerine yardıma gittik. Ölü ve yaralıları A.Ç., A.Ç. ve C.Ç.’nin pikabına taşıdık. Üzerime atılı suçu kabul etmiyorum” dedi. Diğer sanıklar ise ya evde ailesiyle birlikte oturdukları ya da başka yerde bulunduklarını söyleyerek suçlamaları reddetti.

ÖLMEDEN KATİLLERİNİ SÖYLEDİLER

İddianamede, olaydan sonra eve giden bazı tanıkların, ağır yaralı olan ve kısa süre sonra ölen Abdülkerim Çelebi’ye (36) “Bunu size kim yaptı” diye sordukları belirtilerek, Çelebi’nin kendilerine “Bunu bize Hamo yaptı. Hepsi vardı” dediği belirtildi. Tanıklar, köyde şıh Mehmet lakaplı M.Ç.’ye ‘Hamo’ dendiğini ileri sürdü.

 

2