Kavak Yelleri'nde uzaylılar da olacak mı?

Salı, 10 Ağustos 2010 - 05:00

Durum netleşti; iki sezon önce Kavak Yelleri’nde (Kanal D) denizde ne ölüsü ne de dirisi bulanabilen Efe (Dağhan Külegeç) diziye geri dönüyor... Daha önce de Arka Sıradakiler (Fox TV) dizisinde esas oğlanımız Oktay düşmanları tarafından denize atılmış ve uzun süre bulunamamıştı... Anlaşılıyor ki bu aralar dizilerde “denizlerden çık da gel kurbanın olam, reytinglerde üst sıralara çıkalım” (bir İzel şarkısıydı) modası var... Hadi Oktay’ın akıllara zarar neden ve sonuçlarını izledik. Ve diyelim ki hadi, yuttuk. İyi de Efe bunca zamandır neredeydi?.. Aslında geçmişte gezintiye çıktığımızda başka dizilerde de benzer örneklere rastlamak mümkün ama bu tür karakterlerin geri dönüşlerini daha çok pembe dizilerde görüyorduk... Kimin elinin kimin cebinde olduğu artık belli olmayan Kavak Yelleri, Efe’nin dönüşüyle esinlendiğini düşündüğüm Dawson’s Creek’e rahmet okutacak... Bu dizi uzadıkça “başka dünyadan varlıkların da” diziye dahil edilme şansının artacağını düşünüyorum ben...

Mutfağı ter bastı!

Kanal D tatil yaptırmadı Çok Güzel Hareketler Bunlar ekibine. Daha doğrusu özet ve özel bölümlerle yaz akşamlarına rezerv koydu bu program eliyle... Bu arada BKM Mutfak ekibi de hiç dinlenmeden o turne senin bu gösteri benim çalıştı durdu. Yani anlayacağınız çocuklar eskilerin deyişiyle hacamat olmuş haldeler... Bana kalırsa, en azından bir süre hem yüzleri hem de bedenleri dinlendirseler fena olmazdı. Tavuk her daim altın yumurtlamaz elbette. Bulunca yararlanmak lazım ama canını da çıkarmadan; değil mi ama?

Eşleri değiştirsinler

Evcilik Oyunu’nda (Show TV) evcilik oynayanlardan rahatı yok. Malum en lüks arabalar, yemekler, ortalama insanlar için fazla üst perdeden devam eden bir yaşam tarzı var ortada... Fakat arkadaşların rahatsızlıkları her ne ise sürekli bir kavga/gerilim de var havada. Bu, belki bir şekilde izlenir kılıyor olabilir yarışmayı. Ama bir eksik var... Madem sığlaştıkça izleniyoruz, dalağını yaralım meselelerin. Bana kalırsa çiftler eş değiştirmeye başlasın. Oyunsa alın size oyun. Kan çıkmazsa namerdim!

İzleyici yokum dedi...

Var mısın Yok musun? (Show TV) bir şekilde geri döndü. Genellikle yayınlandığı akşamlarda izleyici oranıyla rakiplerini ezer geçerdi... Ama bu kez reyting ve share olarak kanalına lezzet veremedi. İlk yüz program sıralamasında yeri iyi olmasına rağmen yayınlandığı saatte durumu parlak değildi. Hadi diyeceğim “ilk bölümün günahı olmaz” ama değil. Zaten ezberinde izleyicinin bu yarışma... Bu fenomen yarışmayı başka bir fenomen olan Survivor bodurlaştırdı bana göre. O müthiş “destek ruhu”, uzak denizlerdeki adalarda yerini arkadaş harcamaya bırakınca sanırım izleyici de “şimdilik ben yokum” dedi. Dilerim yanılıyorumdur...

Siftah yaptıkları yer çok verimli!

Kafam çok dolunca biraz boşaltmak için İzmir’in en şirin sahil kasabası Urla’ya giderim. Ve ne mutlu bana ki her devirde kendi yalnızlığı içinde sakin bir iklim bulurum orada... Tanju Okan parkındaki Denizaltı kahvesinde (acayip güzel bir yerdir) Doğan kardeşimle dertleşir, memleket hallerini filan konuşuruz. Gerçi artık çoğunlukla dizilerin kaderlerinden bahsediyoruz ya, o ayrı... Haberi Doğan verdi yine. “Ağabey bir dizimiz daha oldu”. İrkildim, “Ne dizisi, daha Kavak Yelleri bitmedi oğlum” dedim Doğan’a... “Yok, bu yeni” dedi, “Bergüzar Korel oynuyor. Adı da Bitmeyen Şarkı olacakmış” diye ekledi... Duymuştum ama Urla’nın set olarak kullanıldığını bilmiyordum. Birden aklıma demin söylediğim ayrıntı geldi. Henüz bitemeyen Kavak Yelleri de set çalışmalarına Urla’da “motor” demişti. Artık yel nereden estiyse dizi sulak araziyi buldu bir kere; bitemiyor... Bir de yeni başlayacak dizinin ismini düşündüm; Bitmeyen Şarkı (atv). Şimdiden hayırlı olsun diyelim; bin küsur bölüm de o sürer artık... Siftah için doğru yeri bulmuşlar, ama belli ki demir alma vakti geldi buralardan da bendenizin... 

Alayına sansür koyalım!

Ve Mehmet Türk kardeşimiz güzel anlatmış; “Küçük Sırlar (Kanal D) dizisinde ‘Kutsal Bakire’ sözü geçerken ‘bakire’ kelimesi sansürleniyor... Sadece bu dizide değil. Diğer gençlik dizilerinde de durum aynı. Ayrıca Gossip Girl dizisinde geçen altyazılar ile orijinal dili karşılaştırın ‘virgin’ kelimesi bile Türkçemize ‘bakire’ olarak aktarılmıyor... Sevişmek yerine ‘birlikte olmak’, seks yerine ‘cinsellik’ gibi ifadeler kullanılıyor çevirilerde ve dahası da var... Anladık elbet; televizyonlarda otokontrol şart ama bu kadarı da fazla. En basit argo kelimeler bile “biplene biplene” dizilerin tadı tuzu yok ediliyor... Bakire, sigara, seks gibi “kaka” kelimeleri Türkçe lügatlerden çıkarırlarsa RTÜK de televizyon kanalları da rahat bir nefes alırlar sanırım”...

Bir boşluk dolacak!

Gecekondu (Star TV) için ümitsizlikle başlamıştım söze. Şimdi geri alıyorum sözümü. İlginçleşen bir formatı var bu programın. Talk show boşluğunu doldurabilir belki de... Ama daha net bir şeyler var. Dalyan karakterini canlandıran Erkan Köse, memleketteki “komik adam” boşluğunu hakikaten dolduracak. Dikkat edin bu isme...