Kaya Çilingiroğlu: Hülya'yı kalben hiç aldatmadım

Centilmen, esprili ve sıfır kompleks bir adam! “Kadınlar sizde ne buluyor” diye giriyorum konuya. Gülüyor...“Niye öyle diyorsun yahu! Ben kadın olsam Kaya’yla çıkardım. Bir kadın benimle asla sıkılmaz” diyor. Park Şamdan’da buluştuk. Suya da sabuna da dokunduk

10 Haziran 2017, Cumartesi 05:21
Kaya Çilingiroğlu: Hülya'yı kalben hiç aldatmadım
Röportaj: Oya Çınar
Fotoğraflar: Bahadırhan Erkoç


■ Evliyken çapkınlık haberlerinizin ardı arkası kesilmiyordu. Şimdi bekarsınız. Hiç ses seda yok. İlginç değil mi?

(Gülüyor) Şimdi ne yaptığımı nereden biliyorsun?

■ Basın mı yakalayamıyor?

Sokağa çıkmıyorum. Gece hayatım biteli 15 yıl oluyor. Akşam 10’da yatıyorum.

■ Eğlence anlayışınız değişti mi?

O da var. Bir de gece hayatı aşırı pahalı. Onu karşılayacak gücüm yok. Evimde, daha mütevazı yerlerde arkadaşlarımla sohbeti seviyorum.



■ Hayatınızda biri var mı?

Zaman zaman oluyor...

■ Aşk yok o zaman?

Aşk yok ama aşık olmayı isterim. O da siparişle olacak bir şey değil. Denk gelirse olur.

■ Seksi kadını nasıl tarif edersiniz?

Her kadında seksi bir taraf bulurum. Çoğunun “Suratına bakmam” dediği kadında bile! Zaten bir kadını seksi hale getirebiliyorsan iyi bir partnersin sen!

■ Kadınlar sizde ne buluyor?

Eğlenceli bir adamım. Bakarsan yakışıklı değilim. Zengin değilim. Kendime göre bir gustom var. Korumacıyım. Kadınlar için en önemli şeylerden biri budur çünkü. O yüzden ben kadın olsam Kaya Çilingiroğlu ile çıkarım (gülüyor).
 

EVLİLİK DEFTERİNİ KAPATTIM


■ Şu an nasıl bir dönemdesiniz?

Uzun zamandır ilk defa yalnız yaşıyorum. Çocuklarımla vakit geçiriyorum. 50’lerimdeyim ve bir 50 yıl daha yok önümde. O bilinçteyim.

■ Üçüncü nesil Kaya büyüyor. Dördüncü de sizden gelir mi?

O artık benim uhdem değil. Kaya ve Zehra ileride yapmak isterlerse onlardan beklerim.

■ Evlilik?

O defteri tamamen kapattım. Çocuk için büyük konuşmayayım. Kazara bir şey olur falan (gülüyor). Ama evlilik olmaz.

■ Neden?

Çünkü beceremiyorum. Üç başarısız evlilik yaptım. Belli ki evlilik adamı değilim. Zorlayıp da insanları üzmenin manası yok.


 

HÜLYA’YA HAKSIZLIK ETTİM


■“Hülya’ya çok haksızlık ettim” dediğiniz oluyor mu?

Zaman zaman evet. Ama geriye bakmayı sevmiyorum. Hülya hayattaki en iyi dostum. Her durumda bilirim ki arkamda Hülya var! Beni Zehra’dan ayırmaz. Sorun, Zehra’dan sonra hayatta en sevdiği insan olarak beni söyler, eminim.

■ Bu kadar üzdüğünüz bir kadının sizi böyle sevmesi...

Artılar ve eksiler meselesi. Dün dayım rahatsızlandı. Hastaneden durumunun iyi olduğunu öğrenmiş, mutlulukla beni aradı. Kim düşünür abi... Kaya’nın dayısı! Hülya’nın dayısı olsa ben o kadar düşünmeyebilirim. Enteresan bir yapısı var. Çok güçlü bir kadın. Bazen hiç göstermez, gerektiğinde de çok iyi gösterir.
 

KEDİ-KÖPEK GİBİ DİDİŞİRİZ


■ Acaba Hülya Avşar kaderiniz olabilir mi? Dönüp dolaşıp birleşme ihtimaliniz var mı?

Hiç düşünmedim demeyeyim. Ama zor! Birlikteyken kedi-köpek gibi didişiriz. Misal, Ayvalık’a yazlığa çağırır beni, “Oğlanı da al gel” der. Giderim. İlk gün sanırsın ayağımı yıkayacak. İkinci gün normale döneriz. Üçüncü gün kovar beni.

■ Aranızda hâlâ bir elektrik var demek ki...

Enteresan! Adını ben de koyamıyorum. Ama Hülya bambaşkadır. Ona olacak kötü bir şey bana olacak, çocuklarıma olacak gibi düşünürüm.

■ Siz eğlenilecek bir adam mısınız?

Evcimen değilim. Hiperaktifim. Evli olayım, evde ayaklarımı uzatıp dizimi seyredeyim, oradan bir üzüm yiyeyim... Bu tip bir adam değilim.

■ Sıkıcı mı geliyor bunlar?

Sıkıcı demeyeyim ama ben öyle değilim. “Ya ifrat ya tefrit” diye bir laf vardır. Bir şeyi ya hiç yapmam ya da dibine kadar yaparım.

■ Feraye Hanım’la ilişkiniz nasıl? Onunla da arkadaş mısınız?

Tabii ki. Bana bir erkek evlat verdi. Çok severim. İyi bir insandır. Kalite anlayışı yüksektir. İyi dinleyicidir. Ama onunla da yapamadık. Kısmet diyelim...


 

HANGİ BİRİNİ KISKANAYIM


■ Hülya Avşar ve Feraye Tanyolaç başkalarıyla evlense ne hissedersiniz?

Mutlu olacakları bir birliktelik ya da evlilik yapmaları beni mutlu eder.

■ Alttan alta kıskançlık olmaz mı?

Ben o duyguyla yaşayamam. Kıskanç olsam o kadar yıl Hülya’yı taşıyamazdım. Hülya’yla beraber olduğum dönemleri düşünebiliyor musun! Günde 200 kişi arıyor. Telefonlar susmuyor. Hangi birini kıskanacaksın. Ama ayrılınca gördüm ki benim arkadaşlarım da meğer Hülya’yı beğeniyormuş...

■ Nasıl yani?

Dediğim gibi... Evime gelip giden, soframa oturup yemek yiyen, sofrasına oturup yemek yediğim insanlar. Ama bunlar hep tecrübe. Üzücü tarafı şu sadece: Şaşırmıyorsun. Artık hiçbir şey beni kolay kolay şaşırtmıyor. 52 yaşındayım, hâlâ her gün bir şey öğreniyorum.
 

MASTÜRBASYON SAHNESİNİ BANA SÖYLEMEDİ


■ Hülya Hanım’la birbirinizi kıskanır mıydınız?

Hiç kıskanç değilim. Ama ilişkimizin ilk zamanlarında acayip kıskanıyordum Hülya’yı. ‘Berlin in Berlin’ filminin çekildiği zamanlar... O mastürbasyon sahnesini bana söylememişti. Haberi gazeteden öğrendim. Ertesi gün de Zonguldak’ta bir konseri vardı. Hülya’yı aldım. Arabayla 280-300 kilometre hızla gidiyorum... Sırf ona eziyet edeyim diye! Hülya’nın rengi kireç gibi.. Ağzını açamıyor korkudan. Böyle enteresan bir anımız olmuştu.


Avşar’ın ‘Berlin in Berlin’deki sahnesi çok konuşulmuştu.
 

ZEHRA ADINDA SEVGİLİM OLAMAZ


■ Hiç evli bir kadından hoşlandınız mı?

Olmazsa olmaz kurallarım vardır. Hiç evli bir kadınla olmadım. Bu konuda büyük de konuşurum. Zehra diye bir sevgilim olamaz. Evli bir kadınla ilişkim olamaz. 25 yaşından küçük bir kadınla bir ilişkim olamaz. Net! Bakıyorsun adam 60 yaşında, 21 yaşında bir kızla beraber. Utanır insan! Hayır, ne bulur ne paylaşırsın... 19 yaşında kızım var benim. Olacak şey mi!

■ Sonuna kadar sadık olduğunuz bir kadın oldu mu hayatınızda?

Sadık olduğum bir süre oldu. Sonuna kadar olmuyor. Ama çok uzun süreler her şeyimle sadık olduğum ilişkilerim oldu. Hülya’yla da, Feraye’yle de öyle bir süre oldu.
 

ALDATMA LİBİDO MESELESİ


■ Hülya Avşar’la tam olarak neden ayrıldınız?

Sebep asla Feraye değil. Herkes öyle düşündü. Bu konuda Feraye’ye de çok haksızlık edildi.


Kaya Çilingiroğlu, Feraye Tanyolaç ve oğulları Kaya.

■ Ama bin kere çapkınlık haberiniz yapıldı, ayrılmadınız. O haberden sonra ayrıldınız...

Limitimiz dolmuştu artık.

■ O olay yaşanmasaydı yine ayrılır mıydınız?

Limitlerde gidiyordum ama ayrılmayı hiç istemiyordum. Evliliğimiz devam etsin istiyordum. Ne var ki aşamadığımız ciddi sorunlarımız vardı.

■ Peki neden aldattınız?

Hülya’yı kalben hiç aldatmadım. Fiziki anlamda evet ama ‘aldatma’ o değil bence. Libido meselesi. Çok yanlış şeyler yapmış olabilirim. 27 yaşımızdan 42 yaşımıza kadar yoğun bir hayat yaşadık. Hayatımızın belki en güzel zamanlarını birlikte geçirdik. İyi ki varmış ya! Sen biraz daha böyle konuşursan, buradan kalkıp Hülya’ya gideceğim ((kahkahalar).


 

OTORİTER BİR BABA DEĞİLİM


■ Çocuklarınızla ilişkiniz nasıl? Otoriter misiniz, arkadaş gibi mi?

Otoriter değilim, sesimi bile yükseltmem ama ikisi de benden çok çekinir. Yaptığım en doğru dürüst iki şey Kaya ve Zehra.

■ Kızınız Zehra’yla tanıştım. İnsan biraz şımarık olmasını bekliyor. Yaşından çok olgun. Çok mu baskı uyguluyorsunuz?

Aksine, sıfır baskı. Böyle olsun diye özel bir çaba sarfetmedik. Bir yandan da Hülya ve benim çocuğum başka türlü olamazdı. Biz de dışarıdan şımarık ve kasıntı görünüyor olabiliriz ama tanıyan herkes bilir ki son derece mütevazı ve sıcağız.


Zehra ve Kaya Çilingiroğlu babalarıyla birlikte.

■ Hayatında biri olduğunda karışır mısınız?

Zehra artık genç kız, tabii ki olacak. İleride Kaya’nın da kız arkadaşı olacak. Aksi eşyanın tabiatına aykırı. Modern bir baba olarak saygıyla yaklaşırım.

■ Onlara bırakacağınız en büyük miras ne?

Hep bilecekler ki babaları hırsızlık, namussuzluk yapmadı. Hep onuruyla yaşadı. Belki, çapkındı diyebilirler. O kadarını da tolere etsinler artık (gülüyor).


HÜLYA’NIN BABASI DA ÇAPKINDI


“Hülya’nın babası da çapkındı. Rahmetli Celal Avşar. Çok severdim. Tavlada bir kere yenemedim adamı. Onlarda aile kültürü çok farklı. Erkeğe son derece saygılı oluyor kadınları. Geçenlerde basit ama riskli bir operasyon geçirdim. Üçüncü gün doktor aradı. “Geçmiş olsun, hiçbir şeyin yok ama böyle bir kadına sahip olduğun için değerini bil, Yüz kere aradı hastaneyi” dedi. “Oğlum mecburen arıyor. Zehra’nın babasıyım” dedim. Güldü, “Üç çocuğumuz var, benim karım yüzüme bakmıyor, bırak Allah aşkına!” dedi.