Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Kayak yapan gazeteciler

Pazar, 24 Ocak 2010 - 05:00

Şimdi size yeni bir gazeteci listesi duyuruyorum: Kayak yapan gazeteciler! Evet, bundan böyle gazeteciler ikiye ayrılacak, kayak yapan ve yapmayan gazeteciler! Çünkü bir grup kayak yapan, kayak sporuna gönül vermiş gazeteci olarak böyle bir dernek kurduk: Kayak Seven Gazeteciler Derneği. Eh, haliyle bu derneğe üye olanlar ve olmayanlar diye iki ayrı liste olacak mı, olmayacak mı? İşin şakası bir yana, bu hikayeyi size anlatmalıyım: 1955 yılında İsviçre Lozan’da kurulmuş bir dernek var Kayak Yapan Gazeteciler Derneği. Kısa sürede, dağları ve kayak merkezleriyle ünlü Orta Avrupa’da benzer dernekler kuruluyor ve bunlar konfederasyon oluşturuyor. Bugün 44 ülkeden 400’ü aşkın sporcu gazetecinin üye olduğu örgüt, her yıl bir başka ülkede toplanarak genel kurulunu yapıyor ve o ülkeyi tanıyor, tanıtıyor. Ülkenin yarısını kaplayan dağları ve giderek çoğalan kayak merkezlerine rağmen Türkiye bu organizasyonun bir parçası değildi. Geçen yıl ilk kez AP Türkiye Temsilcisi Zeynep Alemdar ile birlikte ben İtalya’daki genel kurula davet edildik, katılarak olayın büyüklüğünü gördük ve Türkiye’yi bu federasyona katmaya karar verdik. 21 Ocak itibariyle de Kayak Seven Gazeteciler Spor Kulübü Derneği’ni resmen kurduk! Aman ne zormuş bu gazeteci milletiyle iş yapmak, bu memlekette dernek mernek kurmak! Göbeğimiz çatladı. Ama güzel avukatımız Berrak Hasioğlu sayesinde işlemleri tamamladık. Siz bu satırları okurken biz, Hürriyet’ten Şükrü Küçükşahin’le birlikte Fas’ta olacağız. Grubumuza Kültür ve Turizm Bakanlığı’yla Kayak Federasyonu’dan da bürokratlar eşlik ediyor. Amacımız, bu yıl Fas Marakeş’te yapılacak olan 56. Genel Kurul’da Türkiye’yi temsil etmek ve 2012 yılı için onları Erzurum’a davet etmek! Yani bu kadar işi ülkemizin dağları ve karlarını tanıtmak ve kış turizmimizi desteklemek için yapıyoruz. Düşünün Fas bile üye ve gazetecileri ağırlıyor, biz daha yeni katılıyoruz. Umarız güzel haberlerle döner, 2012 işini de kotarırız, bendeniz bir hafta yazılarıma ara veriyorum!

Trafik magandalarına 155 yetişiyor!
Pazar günü yazdığım trafik magandalarından şikayet yazıma Trafik Tescil’den yanıt geldi. Oktay müdürümle uzun uzun dertleştik. “Bunu bütün sürücülere söylüyorum” diyor. “Trafik güvenliğini engelleyen bir durum oluştuğunda hemen 155’i arayın. Mutlaka müdahale edilecektir. Bütün telefon başvuruları kayıt altındadır. Daha sonra arayıp sonucu sorabilir, işlemi takip edebilirsiniz.” Çevre yolunda, Avrupa yakası gelişinde Fenerbahçe Stadı virajı öncesi beni tampon tampona sıkıştıran magandaya arkamdan çekil işareti yaptığım için her türlü tacize muhatap kaldığımda ve neredeyse ölüm tehlikesi atlattığımda yaptığım hata, plakayı kaydetmeye çalışmaktı. Oysa çok daha kolay olan 155’i arasam, ve plakayı okusam, en azından takip altına alabileceklerdi. Şimdi 155’i telefonuma kısa yol yapacak ve bütün manyakları şikayet edeceğim! Hadi bakalım, gelin tampon yapıştırın! Sanırım erkekler, özellikle kadın sürücülerin tamponuna yapışmaktan cinsel bir zevk de alıyor! Bir nevi otobüste fordçuluk gibi bir şey yahu! Ben bunca yıldır şoförüm, bir tek gün de bir kadın sürücünün tamponuma yapıştığını görmedim. Tabii çok da deneyimli şoför değilseniz, o panik içinde bir de telefon etmeye çalışmayın, güvenli bir yere aracınızı çekin ve öyle telefon edin, yoksa kesin kaza yaparsınız. Hale bakın yahu, nelerle uğraşmak zorunda kalıyoruz!