Kaybeden demokrasi

a
a
Pazartesi, 13 Eylül 2010 - 05:00

Maç bitti.

“Recep Bey” galip...

“Kemal Efendi” mağlup.

*

Evet-hayır analizini uzatmayacağım:

Bir siyasi parti 8 yıl iktidarda kalıp her seferinde sandıktan birinci parti olarak çıkıyorsa tebriği hak ediyordur.

*

Ancak benim derdim “evet” ya da “hayır” değil…

[[HAFTAYA]]

Sandık demokrasilerde her derdin devasıdır öyle değil mi? İrade yenilenir, gerilim azalır… Biriken gazını alır kitlelerin adeta, rahatlatır! Normalde öyledir.

*** 

Peki, bizde böyle mi oldu?

Dün sandığa gittik.

Sizce bu toplum, bu insanlar rahatlamış görünüyor mu?

Yoksa bu referandum toplumun kimyasını daha da mı bozdu? Ne kadar sakat bir demokrasiye sahip olduğumuzun en önemli işaretidir bu: Evetçiler hayırcıları, hayırcılar evetçileri hasım belledi!

Hayırcılar; darbeci, faşist, örümcek kafalı…

Evetçiler; yalaka, bölücü ve hatta “Sazan”…

Zaten birbirini çok seven insanlar değildik, iyiden iyiye düşman olduk!

Bırak saygı duymayı, hoş görmeyi…

Ötekinin varlığına tahammül edemeyen ve ona sövmeyi hak gören insanların sayısındaki artışı görmüyor musunuz?

***

Türk’ün Türk’ten başka dostu var mı bilmem ama bu gidişle “Türkiyelinin Türkiyeliden başka düşmanı kalmayacak.”

*** 

Meydanlarda konuşulan dili gördük...

Böyle mi gelişiyor demokrasimiz?

Ahmet Türk, Taner Yıldız derken Akın Birdal…

Her ay yeni bir politikacının dövüldüğü bir ülkede “demokrasimiz gelişiyor” diyene neresiyle gülerler biliyor musunuz?

Ağzıyla değil!

***

Bu arada unutmadan...

Bilgisayarının başında kaplan kesilip, sağa sola günde bin tane mail gönderen, dost cemiyetlerinde mütemadiyen memleket kurtaran ama iş sandığa gitmeye gelince zahmet edip kıçını kaldıramayan arkadaşlara da bir diyeceğim var:

Bir daha tatile çıkınca, anınızı da alıp gidin lütfen!