Kendi isteğiyle işinden ayrılan kıdem tazminatı alamaz

Perşembe, 04 Şubat 2010 - 05:00

Soru: 7 Mayıs 1981 doğumluyum. 1 Nisan 1999’da SSK’lı oldu. 2001’de askere gittim. Askerliğimi yapıp tekrar aynı yerde çalıştım. 2 defa giriş çıkış yaptım. 3400 gün primim var. Bu hesaba göre hangi şartlarla, ne zaman emekli olabilirim? Ayrıca 8 yıla kadar tazminatım oluştu. İşten çıkarsam tazminatımı alabilir miyim? Abdullah EROL Cevap: 25 yıl sigorta, 5975 gün prim ve 58 yaş şartlarına tabisiniz. 2575 gün daha prim ödeyerek, prim ödemenizi 5975 güne tamamlamanız şartıyla, 7 Mayıs 2039’da emekli olabilirsiniz. Ayrıca, 200 gün daha prim ödeyip, prim ödemenizi 3600 güne tamamlamanız şartıyla, 60 yaşınızı dolduracağınız tarihte emekli olmanız da mümkün. İşten kendi isteğinizle ayrılırsanız kıdem tazminatı alamazsınız. Ancak işveren haksız yere iş akdinizi feshederse, kıdem tazminatınızı alabilirsiniz. Ayrıca prim ödemenizi 3600 güne tamamlamanız şartıyla, 15 yıllık sigorta sürenizi dolduracağınız 1 Nisan 2014’ten sonra kıdem tazminatınızı alarak kendi isteğinizle işinizden ayrılabilirsiniz.

Eşiniz sigortalı çalışarak 1260 Kendi isteğiyle gün prim ödemeli

Soru: Eşim 1964 doğumlu. 1 Kasım 1981’de SSK’lı oldu. 2006’ya kadar SSK’ya 1956 gün prim ödedi. 31 Aralık 1997’de Bağ-Kur’a geçti. 10 Ekim 2009’a kadar 11 yıl 9 ay 9 gün prim ödedi. Eşim ne zaman emekli olabilir? Nilgün GÜNEY Cevap: Primi ödenen son yedi yılda fazla prim ödenen kurumdan emekli olunuyor. Eşiniz son yedi yılda Bağ-Kur’a fazla prim ödediğinden, Bağ-Kur’da emekli olmak için 25 yıl prim ödeme ve 53 yaş şartlarına tabi. Yaklaşık 8 yıl 1 ay daha prim ödeyerek, prim ödemesini 25 yıla tamamlayacağı tarihte Bağ-Kur’dan emekli olabilir. Ancak sigortalı bir işte çalışarak 1260 gün (3.5 yıl) prim ödemesi halinde, SSK’da 25 yıl sigortalılık süresi, 5075 gün prim ve 46 yaş şartlarına tabi olarak, prim ödemesini 1260 güne tamamlayacağı tarihte emekli olabilir (1 Mart 2010’dan itibaren ara veremeden prim öderseniz, Eylül 2013’te). Eşinizin SSK’dan emekli olması daha avantajlı.

Emekli aylıklarının düşüklüğü yanlıştan değil yasadan kaynaklanıyor

Soru: 1985’te yaklaşık 7 bin iş günü prim ödeyerek emekli oldum. 650 lira emekli maaşı alıyorum. Basından takip ettiğim kadarıyla, eskiden emekli olanlarla yeni emekliler arasında maaş yönünden farklılıklar olduğu, dava açan bazı emeklilerin davayı kazanıp emekli maaşlarının arttığını duydum. Benim durumum nedir? Ben de dava etmeli miyim? Emekli maaşım düşük müdür? Niyazi ÇELEBİ Cevap: Bir emeklimizin Adana İş Mahkemesi’nin hatalı bir bilirkişi raporuna dayanarak emekli aylığının az miktarda da olsa artırılmasının basına yansıması, sizde olduğu gibi emeklilerin çoğunda acaba emekli aylığım yanlış mı hesaplandı? Eksik aylık mı alıyorum? Kuşkusuna yol açtı. Sorunuzda belirttiğiniz gibi dava açarak emekli aylığının yükseltilmesi gibi yaygın bir uygulama yok. Dava açarak emekli aylığını yükseltmeniz mümkün değil. Emeklilerimizin çok büyük bir kısmı sizin kadar aylık alıyor. Emekli aylıklarının düşüklüğü yanlışlıktan değil, maalesef mevcut yasalardan kaynaklanıyor. Umarız yasalar düzeltilir de emeklilerimiz daha fazla aylık alır.

Trafik kazası nedeniyle karşı tarafa yaptığınız ödemeyi gider yazamazsınız

Soru: Şirketimiz çalışanlarını işe getirip götüren servis aracının karıştığı bir trafik kazasında, karşı tarafa şikayetçi olmasın diye ödediğimiz parayı, karşı taraftan aldığımız imzalı belgeye dayanarak, gider yazarak kurum kazancından düşebilir miyiz? Muzaffer DOĞAN Cevap: Vergilendirilecek kurum kazancının tespitinde, ticari kazançtan hangi giderlerin indirileceği ve hangi giderlerin indirilemeyeceği Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nda tek tek belirlenmiştir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 40/3’üncü maddesinde, ‘İşle ilgili olmak kaydıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar ziyan tazminatların ticari kazançtan indirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Şirketinizin servis aracının karıştığı trafik kazası işle ilgili olsa da karşı tarafa şikâyetçi olmasın diye ödediğiniz tazminat, bir mukavelenameye, mahkeme kararına ve bir yasa maddesine dayanmadığından, defterlerinize gider yazarak kurum kazancınızdan indirmeniz mümkün değildir.

Askerlik borçlanmasına gerek yok

Soru: Bir yakınım 1 Ocak 1984’te SSK’lı oldu. 7000 gün prim ödedi. 20 Mayıs 1966 doğumlu. Ne zaman emekli olabilir? 18 ay askerlik yapmış. Askerliğini borçlanabilir mi? Şükrü Cevap: Yakınınız 25 yıl sigorta, 5225 gün prim ve 48 yaş şartlarına tabi. Prim ödemesi yeterli olduğundan, bundan sonra prim ödemese de 48 yaşını dolduracağı 20 Mayıs 2014’te emekli olabilir. Askerliğini sigorta başlangıç tarihinden sonra yaptığından, borçlanma sadece prim ödeme gün sayısını artırır. Emekli olacağı tarihi değiştirmez. Prim ödemesi de yeterli olduğundan, askerlik süresini borçlanmasına gerek yok.

Emlak Vergisi’nin zamanaşımına uğraması çok zor

Soru: Belediye bildirimi yapılmadığı gerekçesiyle geriye dönük 12 yılık Emlak Vergisi istenebilir mi? Vergide zamanaşımı süresi 5 yıl değil mi? 5 yıl içinde tahakkuk ettirilmeyen vergi alınabilir mi? Süreyya Cevap: Vergi uygulamalarında genel zamanaşımı süresi 5 yıldır. Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar. Ancak, Emlak Vergisi’nde zamanaşımı uygulaması özelliklidir. Şöyle ki zamanaşımı, bildirim yapılmadığının idarenin bilgisine girdiği tarihten itibaren başlıyor. Dolayısıyla, idare Emlak Vergisi bildiriminin yapılmadığını 20 yıl sonra öğrenmişse, 5 yıllık zamanaşımı süresi 20 yıl sonra başlıyor. Sonuç olarak, 12 değil, 22 hatta 32 yıl sonra bile Emlak Vergisi istenebilir. Emlak Vergisi’nin zamanaşımına uğraması çok zor.