Kendim ettim, kendim bulamıyorum

Cumartesi, 28 Ekim 2017 - 05:00

“Ah be ağbi!” Bir tek Türkçede var.



Hatayı kendinde arayan yalnızdır.



Çay biter ama çaydanlık bakidir.



Bazen bazan. Bazan bazen.



Kadın yapar, erkek zanneder.



Depozito, lavabo, banyo, balkon, divan, bornoz, pandispanya, pantolon ve borsa kelimeleri aynı bir ayrı lisandan sanki.



Makyajla ırk değiştiren kadınlar var.



Komik hikaye anlatan herkese gülerim ben ama aptal olduğumdan değil!



İç sesimi bazen samimi bulmuyorum.



Düğünde dernekte ortalığa atılıp tek başına misket ve sirtaki oynayan orta yaşlı kadınlardan korkarım.



Ceketinin üstündeki şalı, omuzuna attığı renkli süveteri ile 60 yaş üstü pek süslü futbol yorumcusu amcalarım, esen kalınız.



İçimden bir ses bana, “İçinden bir sesim” dedi.



Ben soğuğunu bile yapamadan ‘sıcak yoga” çıkmış. Çikolatalısı çıkana kadar bekleyeceğim.



En kısa aşk hikayesi: “Hadi o zaman sen bu taraftan git, ben de şu taraftan gideyim” dedi, bir adım attılar ve çarpıştılar.



En kısa korku hikayesi: Dünyada hayatta kalan son adam evinde konservesini açarken kapı çalar.



Kültürsüzlük belirtisi: Yayaya yol vermemek.



İnsanlara tepeden bakıyorum. Çünkü boyum uzun.



Çoraplı ayağa parmak arası terlik tutmaz.



Faydalı bilgi: Madensuyu şişesinden içilmeliymiş. Faydası; bardak yıkanmaz.



Trafiksel özlü söz: Her boş yol eve götürmez.



“Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.”
Yandex.Metrica