Prof. Dr. Teoman Kadıoğlu

Kendini seven korunsun

Salı, 09 Mart 2010 - 05:00

Gerek cinsel yolla bulaşan hastalıklardan gerekse hamilelikten korunmanın en iyi yolu prezervatif kullanmak. Çünkü hastalıklar kişiye bulaştığında ileride büyük sorunlara yol açabiliyor. Ancak prezervatif sadece boşalma anında değil, ilişkinin başından itibaren kullanılmalı

SORU: En güvenli korunma yöntemi hangisi?
Düzenli bir cinsel ilişkim yok. Ancak hastalık kapmaktan da çok korkuyorum. Benim için en uygun korunma yöntemi hangisidir?

CEVAP Kondom (prezervatif) kullanımının en büyük avantajı düzensiz cinsel yaşamı olan çiftler için en uygun korunma yöntemi olmasıdır. Ulaşılması kolaydır ve ucuzdur. Kondom kullanımının önemli avantajları vardır. Gebelikten koruması dışında AIDS, Hepatit B, C virüsü ve HPV (genital siğil) dahil tüm mikrobik etkenlerin cinsel ilişkide çiftin birinden diğerine bulaşmasını engeller.

Bu özellik diğer korunma yöntemlerinin hiçbirinde bulunmamaktadır. Ancak yukarıda sayılan enfeksiyon hastalıklarının yalnızca cinsel temasla bulaşmadığı unutulmamalıdır (Hepatit B’nin öpüşmeyle bulaşması, HPV’nin prezervatifin kapamadığı bölgenin teması ile bulaşması gibi). Kondomu ilişkinin başından itibaren uygulamalısınız. En sık yapılan hatalı uygulama cinsel ilişkiye kondomsuz başlanması ve hemen boşalma öncesi dönemde takılmasıdır. Bu durum istenmeyen gebeliklerin oluşmasına neden olabilir. Zira boşalmadan önce de erkekte uyarılma döneminde salgılanan sıvılarda da (zevk suyu) az sayıda da olsa sperm hücreleri bulunabilmektedir.

SORU: Testosteron seviyesi doğal yollarla artar mı?
Testosteron seviyesini ilaç kullanmadan, doğal besinlerle artırmanın yolları var mıdır? Varsa bu konuda bilgi verir misiniz?

CEVAP Eğer kilonuz yani yağ dokunuz çok fazla ise yağ dokusunda testosteronun östrojene yani kadınlarda yüksek oranda bulunan hormona dönüştüğünü bilmenizde fayda vardır. Aşırı olan yağ dokusunu azaltmanız, vücudunuzdaki testosteron oranını en belirgin olarak artıracak uygulamadır. Bu durum özellikle göbek bölgesinde fazla miktarda yağ depolayan orta ve daha ileri yaştaki erkeklerde klinik açıdan anlamlı olabilir.

SORU: Böbrek taşı tekrarlar mı?
Ben böbrek taşı düşürdüm. Çok eziyet çektim. Tekrar oluşmaması için neler yapabilirim?

CEVAP Taşlı hastalarda taş tedavi edildikten sonra, genellikle yüzde 30’unda tekrar oluşur. Bu oranı düşürebilmek için dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Bu noktaları yıllarca dikkatli bir şekilde uygularsanız taş hastalığına yakalanma oranınız bariz bir şekilde düşer. Yapılan taş tahliline taş hastasının kullanması gereken özel ilaçların yanı sıra bir de her taş hastasının dikkatle uygulaması gereken önlemler vardır.

Bunlar;

1- Hareket
2- Su içmek
3- Gıda

olmak üzere 3 ana grupta toplanabilir. Böbrek taşı genel olarak daha çok oturan şişman insanlarda görülen bir hastalıktır. Kilonuzu normale düşürmek ve aşırı alışkanlıklardan kaçmak (aşırı sigara, alkol kullanmak, gazoz gibi çeşitli şekerli mayilerden çok miktarda almak ya da çok yemek) sizin için zararlıdır.