Kerem Gönlüm: Yemeğe çıkmak için 5 ay evlenmek için 5 yıl Elif'in peşinden koştum

Kerem Gönlüm eski milli basketbolcumuz. Elif Gönlüm ile 13 yıldır evli. İki çocukları var. Malum, Sevgililer Günü’ne dört gün kaldı. Ben de gittim, bana aşkınızı anlatın dedim.

10 Şubat 2018, Cumartesi 05:00
A A
BU BİR BEHZAT UYGUR RÖPORTAJIDIR
Yayına hazırlayan: Dilara Doğan

■ Sevgililer Günü yaklaşıyor. Aşk tanımlarınızı duyalım...

Elif Gönlüm:
Aşk, Kerem ve çocuklarımdır benim için.

Kerem Gönlüm: “Aşk Elif’tir” demeyi çok isterdim ama bu lafın üstüne olmaz. Aşkın tanımını bulan var mı bilmiyorum.

E.G.: Aşk bana göre tamamen varoluş. Tek cümleyle kısıtlamak aşka hakaret olur.

■ Sevgililer Günü’nü kutlar mısınız?

K.G.:
Bana saçma geliyor böyle şeyler. Tamamiyle ticari...

E.G.: Evlendikten sonra Sevgililer Günü’nü fazla önemsemedik. İlla hediye alalım, yemeğe çıkalım gibi bir ritüelimiz yok.

■ Romantik bir adam mı Kerem?

E:
Kerem hassastır. Sert görünür ama kırılgandır. Nazik bir erkek, hayranım ona. Hiçbir zaman değişmedi. Genetiği böyle kocamın. Zor bir iş yapıyor. Deplasmana gidiyor, yoruluyor. O eve dinlenmeye ve bizi yaşamaya geliyor. Kocamla hep güzel anlar geçirmeye çalışan bir kadınım.

■ İyi ve mutlu evliliğin sırrı nedir?

E:
Keremsiz bir hayat düşünemiyorum. Kerem’le doğmuş gibiyim. Genç yaşta tanıştığımız için olabilir. Kaderimi yaşadığımı hissediyorum. Sakin, uyumlu bir adam. Her şeyi olgunlukla karşılayabilir. Bağırıp çağırdığını hiç duymadım.

K: Yoğun bir tempom olduğu için özlem duygusunu çok yaşıyoruz.

■ Birbirinizi özleyecek vakit bulabiliyorsunuz yani?

K:
Evet, çok özlüyorum.

E: Ben çok gittim deplasmanlara, sürpriz olarak. Japonya’ya bile gittim.

■ Sıkı kavga eder misiniz?

E:
Hiç kavgamız yoktur. Bazen keşke biraz daha yüzleşsek diyorum.

K: Kavga nedir hiç bilmem.

■ Mutlaka minik tartışmalar vardır...

K:
Olursa barışmak için ilk hamle Elif’ten gelir. Yuvayı dişi kuş yapar.
E: Asla dayanamam. Küseceksek ben küseyim, özür dileyeceksem ben dileyeyim.


ELİF GÖNLÜM: ALDATILSAM BİLE AFFEDERİM


■ Asla affetmem diyeceğiniz şey nedir?

K: Ego konusunu affetmem abi. Birisini küçümserse ben onu silerim, ego benim en büyük düşmanım.

E: Ben her şeyin affedilebilecek olduğuna inananlardanım. Aldatma olursa asla affetmeyeceğim demeyeceğim. Ne yaparsa kendine yapar herkes.

■ Hadi birbirinizi eleştirin biraz...

K:
Elif çok detaycı ve mükemmeliyetçidir. Günümüz şartları bu mükemmeliyetçiliği kaldırmıyor.

E: Dizi izlemeyi hiç sevmem ama Kerem bayılıyor. Zamanına acıyorum.

kErEm İLE yEmEğE çıkmam İçİn annEm ısrar Ettİ

■ En başa dönelim, tanışma anınıza... Nasıl tanıştınız?

E:
Bugüne kadar detay vermiyordum ama bugüne özel detaylar vereceğim. Bizimki tamamen kadersel bir buluşma.

K: Bak şimdi...

E: Üniversite sınavına hazırlanıyordum. Bir yandan modellik yapıyordum. Havalimanında bir firmanın tanıtımındayken Kerem de deplasmana gidiyor. Çalışma hayatımın ilk günü koşa koşa kaderime gittim sanki. Kerem beni görmüş, ben görmedim.

■ Tanıyor musun peki Kerem’i o sırada?

E:
Hiç bilmiyorum, basketbolla alakam yok. Bir ortak arkadaşımız çıktı sonra. O gün tanışmadık yani.

■ Ne hissettin görünce Kerem?

K:
Abi, ben film misali ilk görüşte çok etkilendim. Yanında arkadaşı vardı o gün Elif’in. Şansa o kız takımdan birinin arkadaşı çıktı. Uçağa binince arkadaşıma “Maça çağırsana kızları” dedim. Maç çıkışı konuşuruz diye düşündüm.

■ Geldi mi peki?

K:
Abi ne gelmesi. Telefonunu aldım, aramaz olaydım. Çok tersledi. Ben yine taciz atışı yaptım.

■ Hâlâ devam yani?

K:
Ben devam ederim abi, 90 dakika devam.

■ “Ben milli basketbolcu Kerem Gönlüm, akşam çıkalım” mı dedin?

K:
“Çok beğendim sizi” falan dedim.

■ Eyvah öyle mi dedin?

K:
Dedim valla ama reddedilince taciz uzun bir süre kesildi. Ara ara yokluyordum tabii ama bana mısın demiyordu. 5-6 ay böyle devam etti. Artık 90 dakika düdüğü çaldı, “Kerem bitir soyunma odasına ilerle” dedim kendime. Bitirdim.

■ Sonra ne oldu?

E:
Bir gün televizyonda Fenerbahçe-Ülker maçı vardı. Ülker de oradan takılmış kafama.

K: Kurban olduğum geldi. (Gülüyoruz)

E: Bir baktım, 12 numara arkası dönük, Gönlüm yazıyor. İlk defa televizyonda gördüm Kerem’i. Anneme, “12 numaraya baksana o bana teklif etmişti” dedim.



■ Annen, “Evet ribaund’ları iyi” mi dedi?

E:
(Gülüyoruz) “Ne kadar efendi, temiz yüzlü” dedi. 23 yaşında Kerem o zamanlarda. “18 yaşına geldin. Bir yemeğe çık, önyargılı olma” dedi annem. “İşim olmaz” dedim. Maçı da kaybettiler o gün. “Geçmiş olsun” diye mesaj attım.

K: “Vaaaayyyy” yazdım ben de.

E: “Yemeğe çıkalım” dedi, yine yok dedim ben. Şimdiki aklım olsa, hiç düşünmeden şans verirdim. “Ben seni aramak istiyorum” dedi aylar sonra.

■ Kaç ay birbirinizin sesini duymadınız?

E:
Üç ay. Tam bir saat konuştuk telefonda, böyle bir akış yok. O gün anladım ki samimi, içi dışı bir. Yemeğe çıktık sonunda. Fakat şöyle bir detay var, telefonda boyunu 1.98 olarak anlamışım.

K: Esas buralarda film kopuyor.

E: Buluştuk bir baktım uzun, sırık gibi bir adam. Bir de neşeli şekilde geliyor. Ben mesafeliydim. Ben de uzunum ama adama yetişemiyorum. Boyum 2.8 deyince başımdan aşağı kaynar sular döküldü. “Bu iş olamaz” dedim kendime. Bir tuhaf geldi, elleri kolları uzun, giremiyor arabaya.

K: Yaratık abi (Gülüyoruz)

E: Konuştukça sempatik geldi. Yemekte muhteşem bir ortam vardı. Esas vurucu yer geliyor...

Daha neresi vurucu olacak Elif, röportaj bitti zaten. (Gülüyoruz)

E: İnce giyinmiştim. Onun üstünde hırka vardı. “Üşüdüm biraz” dedim, çat dedi hırkasını çıkardı ilk buluşmada. O hırka beni olaya bağladı, çünkü öyle saflık kalmamıştı kimsede.

K: Hazırmış etkilenmeye. (Gülüyoruz) O günün akşamında arkadaşıma “Evleneceğim kızı buldum” dedim.


 

‘BU GECE BENİM GECEM OLACAK' DEDİM 


■ Sen de dedin mi aynı şeyi Elif?

E:
Henüz evlilik düşünmüyordum ama hiç yaşamadığım bir his içinde olduğumu biliyordum. Ona da aşk diyorlar. O kadar güzel geçmişti ki o gece. Kerem bugün bir hata da yapsa, beni üzse de ben o ilk yemeğe dönerim.

■ Evlilik teklifi ne zaman geldi?

E:
Beş yıl çıktık, üçüncü yıl aile arasında söz yaptık.

■ Nasıl teklif etti?

E:
Öyle kurgular, şaşaalı şeyler yok. Bir akşam “Hadi yemeğe gidelim” dedi ve Reina’ya götürdü. Bir anda çiçek geldi, yanında da bir kutu. Çok şaşırdım. Bizim şarkımız çalmaya başladı. “Bu gece benim gecem” dedim ve ağlamaya başladım. Zaten sulu gözüm. Orada aldım teklifi. 2,5 ay sonra düğün hazırlıklarına başladık ve evlendik.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;