Kerpeten Ali sorusunda haklıydı!

Pazar, 10 Ocak 2010 - 05:00

Ne bulantılı bir haftaydı; sonu gelmedi. Dizilerin hiçbirini bıraktığımız yerde bulamadık. Yeni gelenlere ısınamadık, olanlarla idare ettik filan...
Bir de şu Manisa-Selendi’de meydana gelen Roman vatandaşlara sürgün meselesine daraldık. Bırakın siyasi yanını; insani tarafında bile bir samimiyetsizlik vardı çünkü...
Ekranın en çok izlenen dizilerinden biri neydi; Cennet Mahallesi, tekrarları bile izleniyor hâlâ. Başrolünde kimler vardı; Romanlar...
Geçen yılın en iyi reyting alan yetenek yarışması neydi; İlle de Roman Olsun. Kimler yarıştı; Romanlar...
Bütün bir yıl boyunca magazin bültenlerinde izlediğimiz Deniz Seki- Hüsnü Şenlendirici aşkının klarnetçi olanı neydi; Roman... Peki ne demek oluyor; Çingene’ye çay yok.
Kim samimiyetsiz; diziler mi, dizileri izleyenler mi, kamyona konup sürgüne gönderilenler mi? Şimdi haksız mı Kerpeten Ali (Ezel/Show TV) sormakta o soruyu; ne oluyor lan?

Ferrari ambleminin anlamı ne?
İzlediğim en iyi otomobil/motor sporları programı 0’dan 100’e kuşkusuz ki. Önceki akşam Maserati ve Ferrari denemesi yapan Celal Pir’le Saffet Üçüncü’nün yerinde olmak için neler vermezdim...
İki yol efsanesinin deneme sürüşünü yapıp tarihini anlattılar. Ferrari’nin o şaha kalkan atı aslında birinci dünya savaşında 34 düşman uçağı düşüren Francesco isimli bir İtalyan pilotun uğurlu amblemiymiş. Sonradan ünlü pilot Ferrari’nin uğuru, son olarak da aynı adlı otomobilin logosu olmuş...
Celal Pir, Ferrari’nin yüzeyine dokunup; “Yaşayan tarih, her tarafından başka bir öykü fışkırıyor” dedi. En az bir öyküsünü artık hepimiz biliyoruz. Teşekkürler Celal!

Kafaları denkleştirin beyler...
Kafa Dengi ara sıra 24 kanalında uğradığım sevimli bir dükkan. Ama ciddi bir sıkıntısı var. Çok sıkı konuklar ağırlamalarına rağmen sunucular kendi iç çatışmalarından konuklarına söz vermiyor...
Son iki bölümdür çok gerginleşti ortam. Kafa Dengi ismi artık fazla iyimser o cenah için. Entelektüel bilinen yazar/çizer/sunar kardeşlerimize “bir çeki düzen verin kendinize” notunu düşelim...

YENİ DÜELLO YOLDA!
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç kameralar önünde CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu’na meydan okudu. Kemal Bey’in de yanıtı gecikmedi; düelloya davet etti meslektaşını...
Vallahi bu daveti söz temizler. Sanırım Uğur Dündar’a yeni bir düello yayını gözüktü; gözden kaçırmasın derim.

MAKYAJI GÜZEL OLDU!
D-Smart platformu makyaj tazeledi. Kumandayla ulaşılabilen infosu, kanal rakamlarının ebatları ve programlar hakkında doyurucu rehberlik hizmetiyle izlemesi daha keyifli oldu... Bir de ne yapıldıysa, kanallar arası dolaşmada eskisi kadar beklenmiyor. Yeni yıl D-Smart’a iyi geldi kısacası. Abonelerine kutlu olsun...

NORMALE ALKIŞ YOK!
Behlül, Bihter’i öptü (Aşk-ı Memnu) olay oldu. Ezel, Eyşan’ı kucaklayıp dudaklarına yapıştı, sadece çekimi 4 buçuk saat sürdü. Adnan Bey nikahlı zevcesi Bihter’i yatağa attı; esamesi bile okunmadı. Bir tuhaflık var gidişatta. Anormal geldi, normal zail oldu. Hayırdır inşallah diyelim...

Sadece izleyici mi memnun?
Bilge Şen 47 yıllık tiyatro oyuncusu. Dizilerden de çok tanıdık gelebilir tanımayanlar için. Önceki gün “Dizi sektörü bizi küstürdü; çalışacağımıza evimizde oturmaya başladık” dedi...
Deryalı Günler’de (Show TV) edilen bu söz düşündürücüydü. Nedenini sordum. “Ne senaryo vaktinde geliyor, ne de çalışma koşulları insani. Bana göre çok yakında oynatacak oyuncu bulamayacaklar” iddiasında bulundu...
Tiyatro kökenli sanatçılarda dizi ekranına karşı böyle bir mesafe vardır zaten. Kimi benim için önemli olan tiyatro der ama dizi oyunculuğundan sahneye fırsat bulamaz. Kimi gerçekten tiyatroyu önemser ama para kazanamadığı için dizi setlerinde savrulur durur...
Sanırım diziler sadece izleyiciyi mutlu eder. Geri kalanı koca bir oyundur!

Hemşire berber salonu!
Hemşireler, operasyon sonrasında hastalara berberlik hizmeti verir mi bilemem? Hani operasyon bölgelerinin temizlenmesi dışında, komadan çıkan hasta genelde saçı sakalı birbirine karışmış halde bırakılır...
Ve fakat, ne hikmetse geçen hafta bıçaklanarak kevgire dönen Kamil (Ezel/Show TV) bildiğin sinek kaydı tıraşla yatıyordu yatağında...
Pala bıyığına yandığım köse de olmadığına göre, sahi nasıl oldu bu işler?..