Kılıçdaroğlu: Başbakan İzmirliler'e hakaret ediyor

Çarşamba, 08 Haziran 2011 - 14:43

Kılıçdaroğlu: Başbakan İzmirliler'e hakaret ediyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir’in geçmiş dönemdeki belediye başkanlarının çalışmalarıyla Körfez’deki kokunun büyük ölçüde giderildiğini belirterek, "Bir ülkenin Başbakanı bir kente gelirken ’Bu kent leş gibi kokuyor’ demesi akıl alacak şey değil"dedi. Kılıçdaroğlu, Başbakan’ın bu sözleriyle İzmirlilere hakaret ettiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, İzmir Balçova Kaya Termal Otelde düzenlenen "Küresel İklim Değişikliği Raporu Herkes İçin Sürdürülebilir Kalkınma" konulu toplantıda, Kopenhag’daki uluslararası toplantıda 140 ülkenin küresel değişime ilişkin projelerini anlattığını, sadece Türkiye’nin bir şey söylemediğini ifade etti.
Ekonomi konusunda da çevre konusunda da tarım konusunda da iktidara en hazırlıklı partinin CHP olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Sadece söylemle sınırlı kalmadık, söylemin ötesine geçtik. Bu konuyu en iyi kimler bilir, o kişileri davet ettik. Bu olayları nasıl çözebiliriz diye onlara danıştık. Bir üniversite gibi çalıştık. Hiçbir parti bizim ürettiğimiz kadar rapor ve çözüm üretmiş değil. Bir sorun olmadan soruna çözüm üreten bir partiyiz" diye konuştu.

Küresel iklim değişikliği konusunda açık ve net bir siyasi iradeyi ortaya koyduklarını anlatan Kılıçdaroğlu, "Bu iradeyi biz ortaya koyuyoruz. Bu sorun sadece Türkiye’nin değil, tüm dünyanın sorunu" dedi.

-İZMİR KÖRFEZİ’NDEKİ KOKU-

Kılıçdaroğlu, toplantının sonunda basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İzmir Körfezi’ndeki kokuya ilişkin eleştirileri hakkındaki soruya Kılıçdaroğlu, şu yantı verdi:

"İzmir’de askerliğimi yaptığım dönemde felaket bir koku vardı. (Ahmet) Piriştina da (Burhan) Özfatura da ciddi çalışmalar yaptılar. O kokuyu büyük ölçüde giderdiler. Bir ülkenin Başbakanın bir kente gelirken ’Bu kent leş gibi kokuyor’ demesi, akıl alacak şey değil. İzmirlilere hakaret ediyorsunuz. Bunu söyleyen Başbakan, İzmir Anakent Belediyesi’nin yatırımlarını engelliyor. ’Yerel yönetimlere özerklik şartı getireceğiz’ derken bunu kast ediyoruz. ’Baraj yapacağım’ diyoruz ’Yapma’ diyorlar. ’Ben de yapmam’ diyor. Niçin? ’İzmir’i cezalandıracağım.’ Oy zamanı geliyor İzmir’den oy istiyor. 9 yıl geçti İzmir’e ne yaptınız? İzmirliye ne yaptınız? Engeller dışında ne verdiniz? Kullandığı sözcükleri bırakın bir Başbakan’a bir insana bile yakıştıramıyorum."

-"KANAL İSTANBUL GERÇEKLEŞMESİ MÜMKÜN OLMAYAN BİR HAYALDİR"-

Türkiye’yi 21. yüzyılda kendi coğrafyasında en güçlü ülke haline getirmek istediklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, İzmir’i tüm Avrupa’nın en önemli sağlık merkezlerinden biri haline getirmeyi hedeflediklerini anlattı.

Ayakları yere basan ve birbirini bütünleyen projeler hazırladıklarını, Kanal İstanbul Projesi’nin ise gerçekleşmesinin mümkün olmadığını öne süren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Kanal İstanbul gerçekleşmesi mümkün olmayan bir proje hayalidir. Neden gerçekleşmesi mümkün değil? Gelen gemiler kılavuz dahi almak zorunda değil. Bu sorun çözüldü mü? Montrö Sözleşmesi, taraf olan bütün ülkelerin imzaladığı bir sözleşme. Biz bu projeyi gündeme bile almadık. Tartışma konusu bile yapmadık.

Yarımadayı neden ikiye bölüyorsunuz? Biz bu projeleri yapsak şimdi yer gök inlerdi. ’Şu CHP’ye bakın maliyeti belli olmayan, uluslararası ilişkileri çözülmeyen bir konuda milletin önüne proje koyuyor’ derlerdi. "

İzmir’de kentsel dönüşüm alanında ve başka alanlarda yapacakları bir çok projeleri olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "İzmir turizmden hak ettiği payı alamıyor. Bunları aşamıyoruz. Aşabilirsek İzmir’e çok önemli katkılar yapmış oluruz. İzmir, olağanüstü vergi ödüyor. Kamudan aldığı pay çok sembolik. İzmir bunu hak ediyor mu? 9 yıldır hiçbir şey vermeyenler şimdi oy için geliyorlar" dedi.

İzmir’in projelerinin hayata geçmesinin Hükümet tarafından onaylanmasına bağlı olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, hükümetin tüm belediyelere eşit mesafede olması gerektiğini dile getirdi.

Hava kirliliği konusunda da hükümetin sorumlu olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hava kirliliği konusunda da birisi suçlanacaksa, iktidarın suçlanması lazım. Kömürü anakent belediye başkanı mı dağıtıyor? Kullanılmayan doğalgaz için para ödedik. Ver gecekondudaki vatandaşlara. İran’a vereceğin parayı onlara ödersin. Paran kendi ülkende kalmış olur.
İktidar gölge etmesin İzmir kendi olanaklarıyla marka kent olmaya aday. Şimdi gelmiş konuşuyor. 9 yıldır neden yapmadınız? Elinizden tutan mı var? İzmir’i seviyoruz, sorunlarını çözeceğiz. İzmir kendi bölgesinde Avrupa’nın en güzel yeşil kentlerinden birisi olacak. Sayın Başbakan, ödenek ve projeyi birbirinden ayıramıyor. İzmir’in parası var. Ödeneğe ihtiyacı yok.

İzmir’e engellemelerin kalkması lazım. Kamu İhale Kurumu tarafından İzmir’in projelerinin engellendiğini ispat edersem kendisi Başbakanlıktan ayrılacak mı? Ben elma gönderiyorum ama o armut diyor. Biz, açık, net, somut söylüyoruz. Ödenek ayrıdır, paradır. İzmir’in parası var. Belediyenin olanakları var ama engelleniyor."

-"ÖNCELİĞİMİZ DOĞA"-

Kılıçdaroğlu, hidroelektrik santrallerine ilişkin bir soru üzerine de şunları söyledi:
"Bölge halkı istemiyorsa, ciddi haksızlıklar yaratıyorsa onlara sıcak bakmayacağız. İptal etme yetkisinin olup olmadığını hukukçulara danışacağız. Maliyeti ne olursa olsun çevreye zarar veriyorsa, doğaya zarar veriyorsa o HES’i iptal edeceğiz. Önceliğimiz doğa. Altın arama konusunda da duyarlılığımız devam ediyor. Pek çok milletvekili İzmir’e geldi, maden alanlarını incelediler. Aynı duyarlılığımızı sürdüreceğiz, bu konuda kimsenin kuşkusu olmasın.

Ankara’ya sokulmayan arkadaşlarımız var. Adalet ve Kalkınma Partisi bir duyarlı kitleyi Ankara’nın içine sokmuyor. Ellerinde silah yok, molotofkokteyli yok. Haksızlıklara karşı tepkilerini dile getirmek istiyorlar siz tepkilere izin vermiyorsunuz."

Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da İzmir’in sorunlarının çözümü konusunda sıkıntı yaşadıklarını, hazine arazisi alamadıkları için kamulaştırma yapmak zorunda kaldıklarını ifade etti.

Kılıçdaroğlu, basın toplantısının yapıldığı otele gelirken, Balçova ilçesinde parti otobüsünden vatandaşları selamlayarak karanfil dağıttı.
İlçede çiçeklerle karşılanan Kılıçdaroğlu, karşılayanların tek tek ellerini sıkarken, programına geç kalması nedeniyle parti otobüsünden inerek, Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya’nın makam aracıyla otele ulaştı.