Kılıçdaroğlu denenmeli

Salı, 18 Mayıs 2010 - 05:00

Başbakan Erdoğan, Meclis’te Anayasa değişikliği paketi konuşulurken ‘Ya tarih yazarız, ya tarih bizi siler’ demişti. Şimdi bu söz CHP için de geçerli. Baykal’ın istifasıyla boşalan genel başkanlık koltuğuna kimin, nasıl oturacağı CHP’ye ya tarih yazdıracak ya da CHP’yi fena halde sallayacak.

Şimdi genel durumu şöyle bir hatırlayalım: Baykal gitti ama gözü hâlâ koltuğunda. Halk ise seçimini çoktan yaptı: Kemal Kılıçdaroğlu. Halkın ve CHP Genel Sekreteri Önder Sav’ın desteğini alan Kılıçdaroğlu adaylığını resmen açıkladı. 65 il başkanı ve 97 milletvekilinden 55’i de Kılıçdaroğlu’nun yanında.

Genel başkanlık seçimi 22-23 Mayıs’taki kurultay sırasında yapılacak. Kılıçdaroğlu nam-ı diğer ‘Gandi Kemal’ şu durumda seçilecek gibi görünüyor. Siyaset bu: 243 delegenin imzasıyla Baykal’ı genel başkanlık için yeniden aday gösterebilirler. Sonra da kurultayda Baykal’ı gıyabında genel başkan seçebilirler.

Zaten gönüllü olan ve ‘İstemem yan cebime koy’ diyen Baykal’a da gidip koltuğuna yeniden oturmak kalır. Bu olasılığı unutmayan, Merkez Yönetim Kurulu üyeleri gönüllerinden Kılıçdaroğlu geçse de bunu çıkıp söyleyemiyorlar. Çünkü Baykal dönerse Kılıçdaroğlu’nun yanında yer alanları siler.

18 yıldır Baykal başkandı

Gelelim tarih yazma ya da tarihe gömülme işine: Baykal’ın geri dönüşü halkın üstünde çok olumsuz bir hava yaratır. Seçmen, CHP’ye ilişkin umutlarını hepten yitirir. En mühimi de halkın adayı Kılıçdaroğlu parti içindeki ayak oyunlarına kurban edilmiş olur. Millet bunu affeder mi? Etmez. İlk genel seçimde CHP tarihi bir yenilgi alır.

72 yaşındaki Baykal da belki o zaman siyaseti bırakır. Ama iş işten geçmiş olur. Kılıçdaroğlu başa gelirse de CHP kesin olarak bir yükseliş çizgisine girer. Namus simgesi ‘Memur Kemal’, efendilik timsali ‘Vatandaş Kemal’ CHP’nin üstündeki toz bulutlarını dağıtabilir.

En azından bu denenmeli. 18 yıldır Baykal’ı deneyen ve sonuç alamayan CHP, ‘Gandi Kemal’ ile halktan kopukluğunu büyük ölçüde giderecektir. Kimbilir, belki de Kılıçdaroğlu laik ve modern Atatürk Türkiyesi’nin ‘makus kaderini’ değiştirir...

Baykal hâlâ genel başkan
CHP’nin internet sitesinde ‘Genel Başkan’ olarak hâlâ Deniz Baykal’ın adı yazıyor. Oysa bu göreve Cevdet Selvi resmen vekalet ediyor. Ama bunu tınlayan yok. İnanmayan www.chp.org.tr sitesine girip bakar.
Eğer bu bir göstergeyse (ki bence gösterge. ‘Baykal dönebilir’ diye adını değiştirmeye kimse cesaret edemiyor!) Deniz Baykal’ın CHP yönetimi üzerindeki etkisi halen büyük. Ama halkın üzerindeki etkisi ne kadar büyük işte o tartışmaya çoook açık!

Tayyip Erdoğan yanlış yolda!
İşte Erdoğan’ın Baykal ile ilgili son yorumları: 1) “Eşlerine ihanet edenleri biz hiçbir zaman bu toplumun içinde kalkıp da mağdur olarak göremeyiz, mağdur olarak da kimseye gösteremeyiz, böyle bir gayretin içinde olamayız.” 2) “Biz Anayasa ile uğraşırken o başka yerlerdeydi.” 3) Pisliğe battı, debelendikçe daha da batıyor. İsmini anmak istemiyorum, o istifa edene parti yönetimi kadroları hala ‘Ah vah’ deyip sahip çıkıyorsa, kınıyorum. Partimin içinde de böyle bir şey olsa, derhal ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk ederim. Tahammülü mümkün değil. Bizim kitabımızda bir kelime var; Eline, diline, beline sahip olmayanla yola çıkılmaz.” Şu gerçeği sanırım bilmeyen kalmadı: Türk halkı mağdurları sever ve korur. Aramızda bu durumu en iyi bilen de Tayyip Erdoğan’dır. Bir şiir okudu, hapse girdi ve başbakan oldu! Tayyip Bey yaşadıklarını unuttu galiba. Üstüne giderek, sert yorumlar yaparak Baykal’ı, halkın gözünde mağdur hala getiriyor. İster misiniz Erdoğan’ın sayesinde ‘Mağdur Baykal’ da siyaset hayatının son deminde başbakan oluversin!