Kılıçdaroğlu: Dertleşmeye geldim

Cuma, 25 Haziran 2010 - 19:00

Kılıçdaroğlu: Dertleşmeye geldim

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bu coğrafyada ne düşüncesi dolayısıyla, ne inançları dolayısıyla, ne de etnik kimliği dolayısıyla hiç kimseyi ötekileştirmeyeceğiz, hiç kimseyi ikinci sınıf yurttaş konumuna koymayacağız" dedi.

Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Cumartesi Pazarında vatandaşlara seslenen Kılıçdaroğlu, konuşmasına, "Sizinle dertleşmeye geldim" diye başladı.
Bu sırada ezan okunmaya başlayınca konuşmasına ara veren Kılıçdaroğlu, ezanın bitmesinin ardından konuşmasına devam etti.

Ülkenin içinde bulunduğu koşulların iyi olmadığını savunan Kılıçdaroğlu, ülkenin içinde bulunduğu durumdan ne çiftçinin, ne emeklinin, ne sanayicinin
memnun olmadığını belirterek, "Bu düzenden kim memnun? Recep Bey ve arkadaşları memnun. O zaman yapacağımız bir şey var. El birliğiyle, gönül birliğiyle ayrılığı gayrılığı bırakarak bu düzeni yıkacağız ve halktan yana bir düzen kuracağız" dedi.

Esnafı, çiftçiyi, memuru, sanayiciyi memnun edecek, rantiyeyi alaşağı edecek bir düzen kuracaklarını belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Size bir örnek vermek istiyorum. Diyelim ki 1 milyon dolar para getirdi yabancının birisi. 1 sene sonra bu para 2 milyon 370 bin dolar oluyor. Aranızda
esnaf var, çiftçi var, emekli var, memur var. 1 milyon dolar karşılığı 1 milyon 370 bin dolar kazanan hangi düzen var? İş bununla kalsa... Hadi parayı kazandı bu çiftçi, sanayici, esnaf, memur, vergi verir. Ama 1 milyon 370 bin dolar para kazanan adam beş kuruş vergi vermez. Buna Adalet ve Kalkınma Partisi’nin adaleti deniyor. Recep Bey Ankara’dan dinlesin. Eğer söylediklerim doğru değilse salı günü konuşsun. ’1 milyon 370 bin dolar kazanan kişi şu kadar vergi veriyor’ desin. Biz de öğrenelim bakalım ben mi doğru söylüyorum, o mu doğru söylüyor."

Kemal Kılıçdaroğlu, Türk çiftçisinin dünyanın en pahalı gübre, mazot ve ilacını kullandığını, ancak ürününün karşılığını alamadığını ifade etti. "Bu
düzen haramilerin düzenidir. Haramilerin düzenini alaşağı etmek de halkın, sizin görevinizdir" diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz şunu istiyoruz. Bu coğrafyada ne düşüncesi dolayısıyla, ne inançları dolayısıyla, ne de etnik kimliği dolayısıyla hiç kimseyi ötekileştirmeyeceğiz, hiç kimseyi ikinci sınıf yurttaş konumuna koymayacağız. İnsan insandır. Başımızın üstünde yeri vardır. Siyaset çok acımasız bir kurum haline geldi. Bizim etnik kimliklerimizi sorgulamaya başladılar. Bu yanlıştır. İnançlarımızı sorgulamaya başladılar. Bu da yanlıştır. 19. yüzyıl politikasını 21. yüzyıl Türkiyesi’nde kullanamazsınız. İnsanlar kendi anne ve babalarını seçme hakkına sahip midir? Böyle bir özgürlüğü yok. Madem ki böyle bir hakkı yok. O zaman ben onun etnik kimliğini niye siyasetin odağına koyuyorum. Hangi gerekçeyle? O nedenle etnik kimliklerle siyaseti alaşağı edeceğiz."

İnançlar konusunda da benzeri yaklaşımları olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, meydanı dolduran kalabalığa, "Bir siyasetçinin bir vatandaşın inancına müdahale etme hakkı var mıdır?" diye sordu. Bu konuda da ayrılığa izin yer vermeyeceklerini anlatan Kılıçdaroğlu, "Bizim inançlarımızı, etnik
kimliğimizi sorgulayan, siyasette kullananlara prim vermeyeceğiz" diye konuştu.

"BÖLÜŞEMEYECEĞİMİZ NEYİMİZ VAR?"

CHP Lideri, Türkiye’nin dünyanın en güzel coğrafyasında yer aldığını, havasının, suyunun güzel, toprağının verimli olduğunu söyledi.

"Bölüşemeyeceğimiz neyimiz var?" diye soran Kılıçdaroğlu, "Ama siyasetçilerimiz var, insanlarımızı bölüyor. Siyasetçilerimiz var, insanlar
topraklarını ekmek istiyorlar, alın terinin karşılığını vermiyor. Siyasetçimiz var, yıllardır çalışan insana milli gelirden pay vermiyor. Bu siyasetçileri artık
sandığa gömme zamanı geldi" dedi. Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu anlayışta olan siyasetçileri sandığa gömmeye hazır mısınız? Bağırın ki Ankara’dan Recep Bey duysun, ezberi bozulsun diye söylüyorum. Recep Bey’in ezberi bozulacak ama kimyası da bozulacak. Recep Bey’in şimdi düzenini değiştirmek zorundayız. O düzen siyasette zenginleşme düzenidir. Halkın cebinden paraları alma düzenidir. Bu düzeni yıkacağız, halkın iktidarı ve düzenini kuracağız."

Kılıçdaroğlu, siyasette zenginleşmeyeceklerini de belirterek, halkın vergilerine sahip çıkacaklarını ve halk için kullanacaklarını bildirdi. Siyasetin amacının halka hükmetmek, zulmetmek değil, halka hizmet etmek olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, halka hükmetmek için değil, hizmet etmek için geldiklerini
kaydetti.

Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Bunu niye söyledim. Şunun için, burası aynı zamanda turizm kenti, tarım kenti. Burası Allah’ın verdiği en güzel coğrafyalardan biri. Denizi, iklimi
güzel, toprağı bereketli. Bu yapı içinde eğer mutlu insanlar yaratamazsanız, bu coğrafyada mutlu olamazsa, çocukları büyüdüğünde iş bulamazsa, bu ülkede o zaman bir sorun var demektir. Yönetimden kaynaklanan bir sorun var demektir. Herkes sorununu çözerken biz neden çözemiyoruz. En iyi toprak bizde, sanayici, iş adamı bizde, esnafımız iş yapıyor, işçimiz çalışkan. O zaman bu düzende bir eksiklik var. Bu eksiklik, helvayı yapacak adamda. Helvayı yapacak adamı da siz seçeceksiniz."

Manavgatlılara hep birlikte sandığa giderek iktidarı yıkma çağrısında bulunan Kemal Kılıçdaroğlu, meydanı dolduran kalabalıktan söz aldı. Kılıçdaroğlu, "Biz Ankara’da silkeliyoruz bunları. Gövdeyi biz silkeliyoruz, dalları da siz silkeleyeceksiniz. Her yerde silkeleyeceğiz, ta ki kul hakkı yiyenlerden hesap sorana kadar" dedi.

Konuşmasının ardından vatandaşlara karanfil atan Kemal Kılıçdaroğlu, daha sonra bir açılışa katılmak üzere Antalya’ya hareket etti.