Kılıçdaroğlu: Tunceli'de buzdolabını ben mi dağıttım?

Perşembe, 03 Haziran 2010 - 14:50

Kılıçdaroğlu: Tunceli'de buzdolabını ben mi dağıttım?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Yargı yolunu aramanın suçlama konusu olduğu tek demokrasi vardır, o da Türkiye Cumhuriyeti’dir. Böyle bir anlayışı hukukun temel ilkelerine aykırı bir anlayış olarak görüyoruz, böyle bir anlayışa sahip olanların da bu ülkeye kesinlikle demokrasi getirmeyeceklerine inanmanızı istiyoruz" dedi.

Kılıçdaroğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) Rixos Otel’de düzenlenen 17. Genel Kurulu’na katılarak bir konuşma yaptı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasında "bardağın dolu tarafını gösterdiğini" söyleyen Kılıçdaroğlu, kendisinin de "bardağın boş tarafını göstereceğini" belirtti.

AK Parti’nin yaptığı her şeyin yanlış olduğunu iddia etmediklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, bozuk bir saatin bile günde iki kez doğruyu gösterdiğini, sekiz yıldır görevde olan AK Parti iktidarının da mutlaka bazı doğruları hayata geçirdiğini ifade etti. Doğru kararlar alındığında parlamentoda buna destek verdiklerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, ülkenin çıkarlarına uygun gördükleri yasalara katkıda bulunduklarını anlattı.

Bardağın boş tarafını göstermenin muhalefetin temel görevlerinden birisi olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Sayın Başbakan çok güzel bir şey söyledi: ’Popülizm bir tuzaktır, doğru değildir’. Aynen katılıyorum, ama Allah aşkına söyler misiniz, Tunceli’de Allah’ın kışında buzdolabını ben mi dağıttım? Sayın Başbakan diyor ki, ’Paramız çok değerli. Paramız değerli olduğu için şikayet ediyorlar. Bunlar zaten böyledirler, tuvalette bile milyonersin...’ İnsaf, insaf para yerinde ise değerlidir, doğru ise değerlidir. Olduğundan fazla değerli kılarsanız cezayı önce siz çekersiniz. Elbette ülkemizin parası değerli olmalı, ama paraya değer katan üretimdir, sıcak para değildir. Üretim, istihdam varsa o zaman para değerlidir. Bir tuzağa düşmememiz gerekiyor, sıcak parayla beslenen bir ekonominin sağlıklı geleceği olamaz. Üreten Türkiye olacak, çalışan, ihracat, yapan, istihdam yaratan Türkiye olacak. Ben istihdam yaratmayan büyüme kavramını AKP hükümeti ile gördüm. Büyüme var, ama istihdam yaratmıyor. Nasıl bir büyüme anlayışıdır bu? Ekonominin neresine sığar"

"AÇIKLASIN BİZ DE ÖĞRENELİM"

Başbakan Erdoğan’ın konuşmasında geçmişte karşılıksız para basılmasından şikayet ettiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, bunun yaşandığını, ancak önlenmesi için parlamentodan yasa çıkarının da Bülent Ecevit hükümeti olduğunu söyledi.

Erdoğan’ın popülizmin yanlışlığını dile getirdiğini tekrarlayan Kılıçdaroğlu, CHP’nin hiçbir zaman popülizm adına yapılamayacak şeyleri vaat etmediğini bildirdi. Kılıçdaroğlu, "Örneğin biz, önümüzdeki 3 ayda işsizlik oranı yüzde 10’a inecektir demedik. Sayın Başbakan bunu söylediğinde ben CHP grubunda şunu söyledim; Sayın Başbakan bizden çare bekliyor, 3 ayda işsizlik nasıl yüzde 10’a inecek bir açıklasın biz de öğrenelim dedim. Bu mucize nedir, biz bunu göremedik" şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, Türkiye ekonomisindeki olumlu gelişmeleri inkar etmediklerini, ancak cari açığın ve dış ticaret açığının artması, sıcak paranın ülkeye yüksek faizle girmesi gibi sorunları da görmezlikten gelemeyeceklerini belirtti.

Yabancı yatırımcıya yönelik vergi muafiyetinin yerli yatırımcı açısından çifte standart doğurduğunu, CHP’nin bunu Anayasa Mahkemesine taşıdığını anlatan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Anayasa Mahkemesi, eşitlik ilkesine aykırı buldu ve iptal etti. Biz Anayasa Mahkemesine gittiğimiz için de Anayasa Mahkemesi ’Ana Muhalefet Mahkemesi’ olarak suçlanıyor. Sanki biz başka ülkenin Anayasa Mahkemesine başvurmuşuz. Yargı yolunu aramanın suçlama konusu olduğu tek demokrasi vardır, o da Türkiye Cumhuriyeti’dir. Böyle bir anlayışı hukukun temel ilkelerine aykırı bir anlayış olarak görüyoruz, böyle bir anlayışa sahip olanların da bu ülkeye kesinlikle demokrasi getirmeyeceklerine inanmanızı istiyoruz. Yargı hepimizin haksızlığa uğradığımıza inandığımız anda başvurduğumuz yerdir. Yargıya başvuranları nasıl suçlu konumuna getirebilirsiniz."

BU POLİTİKALARI ALLAH AŞKINA BU ÜLKEDE KİM ÜRETTİ?

Kılıçdaroğlu, terörle mücadelenin temel yolunun ekonomiden geçtiğini belirterek, "Terörden şikayet etti Sayın Başbakan. ’Daha önce de vardı’ dedi. Doğrudur. Peki ’açılım’ diye herkesi arkadaşının etnik kimliğini sorgulayan noktaya getiren politikaları Allah aşkına bu ülkede kim üretti?" dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, izlenen kur politikaların eleştirerek, bunun ihracatçıları açıkça cezalandırdığını öne sürdü.

Sorunların giderilmemesinin ülkeyi üretmeyen bir hale getirdiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, ithalatın giderek arttığını, Türkiye’nin geçmişte ürettiği birçok ürünü artık dışarıdan satın almaya başladığını kaydetti.

Merkez Bankası’nın yasası gereği "Fiyat istikrarıyla çelişmemek kaydıyla hükümetin büyüme ve istihdam politikalarını desteklemesi gerektiğini" ifade eden Kılıçdaroğlu, ancak hükümetin sağlıklı bir büyüme ve istihdam politikası olmadığı için bunun hayata geçirilemediğini iddia etti.
İhracatçılara "Artık yeni bir yol açmak zorundasınız" diye seslenen Kılıçdaroğlu, bu yeni yolda ihracatçıyı ülkenin yıldızı konumuna getirmenin de CHP’nin boynunun borcu olduğunu söyledi.

Girdi maliyetlerindeki yüksekliğe de değinen Kılıçdaroğlu, istihdam üzerindeki vergi yüklerinin kaldırılmasının zorunlu olduğunu, CHP’nin iktidarında bunun mutlaka gerçekleştirileceğini belirtti. Kılıçdaroğlu, CHP’nin kayıt dışı ekonomi, mevzuattan kaynaklanan bürokrasi, kamu alımlarında yerli üretimin artırılması gibi konulara ilişkin görüş ve önerilerini de anlattı.

Kredi Garanti Fonu’nun sağlıklı çalıştırılması, Eximbank’ın güçlendirilmesi gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, parlamentoya Eximbank’a ilişkin bir tasarının gelmesi halinde CHP olarak buna destek vereceklerini söyledi.

CHP lideri, "Sanayicimizi, ihracatçımızı sonuna kadar destekleyeceğiz. Önlerinde hiç bir engel kalmayıncaya kadar destekleyeceğiz. Çünkü onlar Türkiye’nin kalkınmasına kesintisiz, kararlı destek veren yurtsever kişiler" dedi.

Türkiye’nin sağlıklı bir şekilde kendi öncü sektörlerini belirlemesi gerektiğine de işaret eden Kılıçdaroğlu, dünyada arza değer, yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiye destek verilecekse teşvik politikalarının bu bağlamda düzenlenmesinin zorunlu olduğunu bildirdi. Bölgesel teşvik uygulamasını da eleştiren Kılıçdaroğlu, bunun haksız rekabeti artırdığını savundu.

Kılıçdaroğlu, ara eleman sorununu ise bütün organize sanayi bölgelerine yatılı meslek liseleri kurarak çözeceklerini anlattı.

"YOKSULLUK BİR DİNAMİTTİR"

İşsizliğin önlenmesinin birçok sorunun çözümü olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "İşsizlik, toplumun huzuruna konulan temel bir dinamittir. Yoksulluk bir dinamittir" dedi.

Refahın toplumun temeline yayılması için üretmenin şart olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Terörle mücadelenin temel yolu ekonomiden geçiyor. Terörden şikayet etti Sayın Başbakan. ’Daha önce de vardı’ dedi. Doğrudur. Peki ’açılım’ diye herkesi arkadaşının etnik kimliğini sorgulayan noktaya getiren politikaları Allah aşkına bu ülkede kim üretti? Daha düne kadar kimsenin böyle bir şeyi yoktu. Terör örgütü vardı, kim olursa olsun hepimiz terör örgütüne karşıydık. Terör bir insanlık suçu. Ama siz öyle bir politika izlediniz ki, izlediğiniz politikanın yanlışlığını gördünüz ama bir sefer cin şişeden çıktı. Herkes komşusunu sorgulamaya başladı.

Şehitlerimiz vardı, eskiden de vardı, sanki gelecekte de olacak gibi bir imajı yaratmak bir Sayın Başbakana yakışmaz. Sayın Başbakan ülkeyi yönetmek için alırken sıfır terör vardı. "

"AÇILIM DİYORSUNUZ, NEYİ AÇACAĞINIZI SÖYLEMEKTEN KORKUYORSUNUZ"

Terörle mücadelenin ortak ve her yurtseverin yapması gereken bir mücadele olduğunu, bu mücadelede kararlı ve dik durulması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Terörle mücadelede ulusal tavır takınmamız gerekir. Terörle mücadele kapalı kapılar ardından değil, toplumsal uzlaşma sağlayarak yapılır. ’Açılım’ diyorsunuz, neyi açacağınızı söylemekten korkuyorsunuz. Bu olmaz" şeklinde konuştu.

CHP lideri, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Eğer Diyarbakır’ın Bağlar semtinde bir kamyonunu üzerinden ekmek dağıtılırken, çamurlar içinde ekmek almak için debelenen kadınlar varsa orada siz terörü engelleyemezsiniz, orada işsizlik varsa, çocuklar yatağa aç giriyorsa terörü engelleyemezsiniz. İstihdam yaratacaksınız. İş adamı gitmiyormuş, gitmeyebilir. Siz iş adamını zorlayamazsınız illa yatırım yapacaksın diye. Ama şunu yapabilirsiniz; devlet olarak siz gidebilirsiniz. Biz söyledik eğer iş adamları oraya gitmek istiyorsa sıfır faizli kredi vereceğiz. Yine gitmezse kimse devlet olarak biz gidip fabrikamızı kuracağız. Çünkü bu ülkede toplumsal barışı sağlamak, istihdam yaratmak, aidiyet duygusunu güçlendirmek zorundayız."

Kılıçdaroğlu, Türkiye’de toplumsal barışın sağlanması için aile sigortasının hayata geçirilmesinin gerektiğini de belirterek, "Yoksullukla mücadele insan onuru ayaklar altına alınarak yapılamaz. Yoksullukla mücadele makarna, kömür dağıtılarak yapılamaz, yoksulun da bir onuru olduğu kabul edilerek yapılır" dedi.

2