Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a şok yanıt

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun, Erdoğan'ın "İsrail'in avukatlığını yapıyor" eleştirisine verdiği yanıt programa damga vurdu...

Pazartesi, 07 Haziran 2010 - 11:32

Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a şok yanıt

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İsrail’in Gazze’ye yardım götüren gemilere saldırısına ilişkin olarak, "Türkiye Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanlığı, İsrail’le yapılan yazışmaları lütfen kamuoyuna açıklasın, gizli kalmasın bu süreçte. Halk doğruları, bilsin öğrensin. İsrail uyardı mı uyarmadı mı? Müdahale yapacağım dedi mi demedi mi?" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, NTV’nin canlı yayınına katılarak gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtladı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın "Tel Aviv’e seslendim, yanıt Keşan’dan geldi. Birileri çıkmış Tel Aviv adına konuşuyor. Tel Aviv’in avukatlığını yapıyor" dediği ifade edilerek, değerlendirmesinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, iç politika yoluyla dış politika, dış politika yoluyla da iç politika yapıldığını, Türkiye’nin kendisini dar bir alana hapsettiğini söyledi.

Kendisinin İsrail’in avukatlığını yapması gibi bir durumun söz konusu olamayacağını belirten Kılıçdaroğlu, "Eğer ben avukat olacaksam halkın avukatlığını, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının avukatlığını yaparım" dedi.

CHP’nin Gazze’ye uygulanan ambargonun kaldırılmasından yana olduğunu ve bunu her ortamda dile getirdiğini aktaran Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Ama Sayın Başbakan gerçekten Tel Aviv’in avukatı kimdir diye görmek istiyorsa sağ tarafına baksın, orada Sayın Bülent Arınç’ı görecektir. Hükümetten daha farklı açıklamalar yapıyor. Pensilvanya’dan gelen ’İsrail hükümetinden önceden izin alınması gerekirdi’ diyen açıklamalara karşı Sayın Bülent Arınç ’Haklıdır, bu açıklamalar yerindedir’ diye açıklamalar yapıyor. Buna baktığımız zaman siz avukatlığın nerede olduğunu görüyorsunuz.

Öte yandan yine Sayın Arınç, İsrail’le yapılan sözleşmeler konusunda da daha dikkatli bir üslup kullanıyor Sayın Ömer Çelik’e göre. Çünkü Sayın Çelik tümüyle bu anlaşmaların feshedileceğini söylüyor ama Sayın Arınç daha farklı bir açıdan bakıyor olaya. O açıdan olaylara daha sakin, daha sağduyulu bakmak gerekiyor. Sayın Başbakan’a da bunu öneriyoruz. Avukat görmek istiyorsa yanında Sayın Bülent Arınç’a bakabilir."

ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın AK Parti milletvekillerini "Mavi Marmara" gemisine bindirmedikleri yönünde açıklaması olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Niçin? Sayın Başbakan’dan bunun yanıtını bekliyoruz. Oraya masum insanları, çocukları bindireceksiniz, onları ölüme göndereceksiniz, AKP milletvekilleri bunun dışında kalacak. Ve Sayın Başbakan da çıkacak bizi İsrail’in hamiliğini yapmakla suçlayacak. Kim, neyi, nerede, nasıl konuşuyor? Sayın Başbakan biraz daha net olsun bu konuda" dedi.

"HER YETKİ BİR KİŞİDE TOPLANIYOR, O DA SAYIN BAŞBAKAN"

AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın CHP’yi de kastederek "Bunlar Kenan Evren’den daha fazla askeri darbeyi savunuyorlar" dediği ifade edilerek bu sözlere ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, bu söylemi ciddiye almadığını kaydetti.

CHP’nin geçmişte yapılan bütün askeri darbelere karşı çıktığını, bunların demokrasiyi kesintiye uğrattığını belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin artık yeni bir demokratik yapı içinde kendi geleceğini belirleyeceğini söyledi. Kılıçdaroğlu, sözlerini "Ancak demokrasinin derinleşmesi ve güçlenmesi açısından en ciddi engelin de AKP olduğunu söylemek isterim. Çünkü getirdiği anayasa değişikliği Kenan Evren’in getirdiği değişiklikten çok daha tehlikeli. Sivil dikta yaratıyor, güçler ayrılığı ilkesini deforme ediyor. Her yetkiyi bir kişide topluyor, o da Sayın Başbakan. Bunu anlamak mümkün değil" şeklinde sürdürdü.

CHP lideri, İsrail’in Gazze’ye yardım ötüren gemilere saldırısına ilişkin Türkiye’nin bu ülkeye yönelik tepkisinin zamanlama ve içerik bakımından yeterli olup olmadığına ilişkin olarak "Sayın Başbakan geçen salı günü grupta bir savaş ilan etmediği kaldı" dedi. CHP’nin daha sakin ve dikkatli bir üslup kullandığını, Başbakan ve AK Parti’lilerin konuya ilişkin sözlerinin tümünü not ettiklerini anlatan Kılıçdaroğlu, bu sözlerin gereğinin yerine getirilmemesi halinde AK Parti’yi halka şikayet edeceklerini kaydetti.

"HAMASETLE DIŞ POLİTİKA YÜRÜTÜLMEZ"

Bu konuda TBMM’nin ekonomik, kültürel ve askeri anlaşmaların da gözden geçirilmesi şeklinde bir irade ortaya koyduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, bu süreçte Türkiye’nin onurunun kırıldığını, bunun mutlaka onarılması gerektiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Hamasetle dış politika yürütülmez. Dış politika akılla ve mantıkla yürütülür. Dış politika güçlü bir satranç ustalığıyla yürütülür. Hamleyi önceden göreceksin üstelik birkaç el öncesinden göreceksiniz. Önlemi ona göre alacaksınız. Hükümet görmedi. Hükümet biliyor, Mavi Marmara’ya insanları doldurup gönderiyorsunuz... Türkiye Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanlığı, İsrail’le yapılan yazışmaları lütfen kamuoyuna açıklasın, gizli kalmasın bu süreçte. Halk doğruları, bilsin öğrensin. İsrail uyardı mı uyarmadı mı? ’Müdahale yapacağım’ dedi mi demedi mi? Bu süreçte Amerika’yla da görüşmeler yapıldı. Amerika aracı oldu. İpler karşılıklı atılmış vaziyette. Nedir bu olayın ayrıntıları biz öğrenmek zorundayız."

"AÇILIMDAN BU YANA 114 ŞEHİT VERDİK, KONUŞAN VAR MI?"

Devlet adamının riski önceden görmesi ve önlem alması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, AK Parti iktidarının bu gereği ve sorumluluklarını yerine getiremediğini ileri sürdü.

"AKP, insanların ölümü üzerine gündem değiştirme kararlılığını göstermiştir. Acıdır ama gerçek budur" diyen Kılıçdaroğlu, "Gündemde CHP vardı, Türkiye’nin gerçek sorunları vardı, işsizlik vardı yoksulluk vardı, esnafın, çiftçinin sorunu vardı. Birden bire bitti. Açılımdan bu yana 114 şehit verdik, konuşan var mı? Yok. Niye yok? Çünkü Türkiye’nin, halkın gündemini değiştirmek istiyorsunuz. Bunu bizzat Sayın Başbakan’ın kurmaylarından birisi söylüyor. ’Biz zaman zaman gündemi değiştirmek için özel bir çaba harcıyoruz’ diyorlar. Bu da o özel çabalardan birisidir" şeklinde konuştu.

"BEREKET VERSİN CAMDAN OKUYOR"

CHP lideri, "Sizin bakış açınıza göre PKK ile Hamas’ın bir benzerliği var mıdır?" sorusu üzerine dış politikada aklın ve mantığın egemen olması gerektiği görüşünü aktardı. AB ülkeleri ve ABD’nin Hamas’ı terör örgütü olarak kabul ettiğini, bu konuda Türkiye’nin daha dikkatli bir üslup kullanmasının doğru olacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Yarın öbürleri de kalkıp da ’PKK terör örgütü değildir’ diye söylerlerse ne diyeceğiz? Hangi argümanla yola çıkacağız. O nedenle dış politikayı iç politika malzemesi yapmamak gerekir. Ama Sayın Başbakan, fincancı dükkanına giren fil gibi ağzına gelen her şeyi söylüyor. Bereket versin camdan okuyor, camdan okumasa kim bilir daha ne potlar verilecek" dedi.

Sağduyulu çevrelerin Türkiye’nin bir eksen kayması içinde olduğu uyarısını yaptığını savunan Kılıçdaroğlu, ülkenin böyle bir noktaya taşınmasının yanlış olduğunu söyledi. Türkiye’nin batıda farklı bir kimlikle tartışma konusu haline gelmesi durumunda geçmişte yarattığı bütün değerlerin alt üst olacağını öne süren Kılıçdaroğlu, hükümeti daha sağlıklı düşünmeye davet etti.

Kılıçdaroğlu, Fethullah Gülen’in İsrail’in saldırısına yönelik açıklamalarına ilişkin soruyu yanıtlarken açıklamanın kendisini çok fazla şaşırtmadığını, gelen eleştirinin belli bir dünya görüşü çerçevesinde yapılmış bir eleştiri olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, "Ben o açıklamaya şöyle bir yorum yaptım; bu eleştiri belki bu olayın Türkiye’de daha sağlıklı bir tartışma zemini açması açısından yararlı olacaktır diye. Çünkü AKP hükümetinin, kurmaylarının o dünya ile olan ilişkilerini biliyoruz. O ilişkiler zemininde gelen bir eleştiri var ve o eleştiride de farklı görüşler ortaya çıktı. Zikzaklar ortaya çıktı. Ama Sayın Başbakan’ın bunu nasıl değerlendireceğini doğrusu merak ediyorum" dedi.